ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’daki yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu ülke dışına çıkarmak için askeri operasyon seçeneğini değerlendirdiği bildirildi. Amerikan basınına göre böyle bir adım, ABD askerlerinin İran topraklarında birkaç gün ya da daha uzun süre kalmasını gerektirebilir.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • ABD yönetimi, İran'daki yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmek için ülkeye kara birlikleri göndermeyi içeren bir askeri operasyon seçeneğini değerlendirmektedir.
  • The Wall Street Journal'a göre, planın uygulanması durumunda Amerikan güçlerinin İsfahan ve Natanz gibi tesisleri kontrol altına alması ve operasyonun günler sürmesi öngörülmektedir.
  • ABD Başkanı Donald Trump'ın henüz nihai bir karar vermediği ve Beyaz Saray'ın diplomatik yolların hala masada olduğunu belirttiği bildirilmiştir.
  • Pentagon, operasyonun İran'ın İsrail ve Körfez ülkeleri gibi hedeflere misilleme yapmasıyla geniş çaplı bir bölgesel krize yol açma riskini göz önünde bulundurmaktadır.
  • ABD'li yetkililer Washington'un önceliğinin İran'ın nükleer materyali gönüllü olarak teslim etmesi olduğunu ve diplomatik kanalların açık tutulduğunu belirtmiştir.

ABD yönetimi, İran'ın nükleer kapasitesini sınırlamak amacıyla yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumu doğrudan sahada ele geçirmeye yönelik bir askeri operasyon seçeneğini değerlendiriyor. Bu senaryonun hayata geçirilmesi halinde Amerikan güçlerinin İran topraklarında günler sürebilecek bir varlık göstermesi gerekebileceği belirtiliyor.

ABD’den İran’da uranyum operasyonu sinyali (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)

Pazar günü yayımlanan bir rapora göre, ABD Başkanı Donald Trump henüz nihai kararını vermedi ve operasyonun doğuracağı askeri ve siyasi riskler üzerinde değerlendirmelerini sürdürüyor. The Wall Street Journal'a konuşan yetkililer, planın yalnızca bir seçenek olduğunu ve Beyaz Saray'ın halen diplomatik yolları açık tuttuğunu aktardı.

Bu olasılık, yalnızca bir askeri operasyon ihtimali değil; aynı zamanda Washington'un İran dosyasında yeni bir eşiğe yaklaşabileceğine işaret ediyor. Zira söz konusu senaryo, klasik hava saldırılarının ötesinde, doğrudan kara unsurlarının devreye girdiği, yüksek riskli ve uzun süreli bir müdahale anlamına geliyor.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-3

SAHADAKİ GERÇEKLİK: HIZLI BİR BASKIN DEĞİL, ÇOK KATMANLI BİR OPERASYON

Yetkililere göre uranyum, İsfahan'daki yer altı tünelleri ve Natanz'daki depolama alanları dahil olmak üzere sıkı şekilde korunan tesislerde tutuluyor. Bu nedenle olası bir operasyon, yalnızca hedefe yönelik kısa süreli bir müdahaleden ibaret olmayacak.

Planın uygulanması halinde ABD güçlerinin, insansız hava araçları, füze sistemleri ve kara unsurlarından gelebilecek tehditler altında İran topraklarına girerek tesisleri kontrol altına alması, ardından uzman ekiplerin uranyumu tespit edip güvenli şekilde çıkarması gerekecek.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-4

Emekli General Joseph Votel, operasyonun doğasına dikkat çekerek bunun "gir-çık" tarzı bir görev olmayacağını belirtti. Sahadaki koşullara bağlı olarak operasyonun birkaç günden bir haftaya kadar sürebileceği değerlendiriliyor.

Uranyumun 40 ila 50 özel konteynerde depolandığı, bu malzemenin koruyucu taşıma sandıklarına yerleştirilerek kamyonlarla sevk edilmesi ve ardından hava yoluyla ülke dışına çıkarılması planlanıyor. Bu da operasyonun lojistik açıdan son derece hassas ve kırılgan bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-5

DİPLOMASİ HALA MASADA, ANCAK EŞİK YÜKSELİYOR

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pentagon'un başkomutana tüm seçenekleri sunmakla yükümlü olduğunu belirterek, bunun bir karar anlamına gelmediğini vurguladı.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de Washington'un önceliğinin İran'ın söz konusu malzemeyi gönüllü olarak teslim etmesi olduğunu ifade etti. Ancak aynı zamanda ABD'nin alternatif seçeneklere sahip olduğunu belirterek askeri ihtimalin tamamen dışlanmadığını ima etti.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-6

Washington'un daha önce koordineli operasyonlarla diğer ülkelerden zenginleştirilmiş uranyumu çıkardığı biliniyor. Bu nedenle İran'la müzakere yoluyla benzer bir çözüm bulunması, askeri senaryoya kıyasla daha düşük riskli bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

Bu çerçevede Pakistan, Türkiye ve Mısır gibi ülkelerin Washington ile Tahran arasında dolaylı temaslarda rol oynadığı ve diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı ifade ediliyor.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-7

BÖLGESEL RİSK: SINIRLI OPERASYON, GENİŞ ÇAPLI KRİZ

Pentagon'un halihazırda bölgeye askeri birlikler konuşlandırdığı, acil durum planlaması kapsamında hızlı müdahale birlikleri ve paraşütçüler dahil ek kuvvetlerin sevk edilmesinin de değerlendirildiği bildiriliyor.

Ancak uzmanlara göre asıl risk, operasyonun kendisinden ziyade doğurabileceği zincirleme etkiler. İran'ın misilleme kapasitesi, yalnızca kendi topraklarıyla sınırlı değil; İsrail, Ürdün, Irak ve ABD askeri varlığının bulunduğu Körfez ülkeleri de potansiyel hedefler arasında yer alıyor.

Nitekim İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından bölgesel gerilim hızla tırmanmış, saldırılarda aralarında dönemin Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de bulunduğu 1340'tan fazla kişi hayatını kaybetmişti.

İran'ın buna karşılık insansız hava araçları ve füze saldırılarıyla verdiği yanıt, yalnızca askeri dengeleri değil, küresel piyasaları ve sivil havacılığı da doğrudan etkilemişti.

ABD’nin İran planı: 450 kilo uranyum için kara operasyonu masada-8

YENİ DENKLEM: VERİ DEĞİL, SONUÇ ÜRETEN HAMLELER DÖNEMİ

ABD'nin gündemindeki bu seçenek, İran dosyasında yalnızca askeri bir planı değil, stratejik bir yaklaşım değişimini de yansıtıyor. Hedef artık yalnızca nükleer programı yavaşlatmak değil; doğrudan sahaya girerek kritik materyali kontrol altına almak.

Bu da şu soruyu daha görünür hale getiriyor: Washington, İran krizinde sınırlı baskı politikasıyla mı ilerleyecek, yoksa sahayı yeniden tanımlayan daha radikal adımlara mı yönelecek?

Verilecek karar, yalnızca İran'ın nükleer programını değil, bölgesel dengeleri ve küresel güvenlik mimarisini de doğrudan etkileyecek.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler