'Devlet dizilere el koysun'

Sabah yazarı Nihat Hatipoğlu'nun "Reyting mi önemli, yoksa ahlak mı" yazısı, gündem yaratmaya devam ediyor. Oyuncusundan yapımcısına kadar dizi sektörüne hizmet veren ünlüler , "Bu iş çığırından çıktı, devlet el koysun" mesajı veriyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
'Devlet dizilere el koysun'

Sabah Yazarı Doçent Nihat Hatipoğlu'nun 'Reyintg mi, yoksa ahlak mı?' başlıklı yazısı gündem yarattı. Sabah magazin servisi sektör temsilcilerine Türk dizileriyle ilgili görüşlerini sordu. Ortak fikir şu: Devlet Türk dizilerine el koysun...

İşte görüşler;

TAMER KARADAĞLI (Oyuncu):

Bu diziler geç saate konulsun
Televizyonlar reyting sistemi üzerine kurulu. Bu sistemde de reyting için herşey mubah. Tecavüzler, çarpık ilişkiler, aldatmalar, şiddet sahneleri hep bu durumun neticeleri. Baktığımızda tüm diziler birbirine benziyor ve çoğunda bu öğeler var. Arz talep meselesi, seyirci istemese bu tür sahneler prim yapamaz. Bu tür dizilerin çocukların yatma saatinden sonra yayınlanmasında fayda var. 22.00'den sonra yayınlansın, kim istiyorsa izlesin. Ama çoluk çocuk ailece izlenecek bir saate konmasın.

EROL KÖSE (Yapımcı):
Devlet bu duruma el koymalı
Nihat Hatipoğlu süper bir yorumda bulunmuş. Televizyonların şu anki durumu, 1970'lerde 'soft porno' filmlerin dönemini hatırlatıyor. Sapkınlıklar, tecavüzler, ensest yaklaşımlar normalmiş gibi alkışlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği psikososyal davranış bozuklukları, algıda yanılgı yaratılarak normalmişcesine yeni jenerasyona enjekte ediliyor. Zamanında porno yüzünden biten Türk sinemasına el koyan devlet, bu konuya da el koymak zorundadır. 'Sansüre teşvik mi ediyorsun' sorusuna cevabımsa şudur: Evet, ama önerdigim belirli bir çıtanın üzerindeki ahlaki yozlaşmayı engelleyici bir sansür. Çünkü TV kanalları birbirleriyle rekabet ederken batan otobüs şirketleri gibi.

NEBAHAT ÇEHRE (Oyuncu):
Geleneklerimizi kaybettik

GELENEK ve göreneklerimizi, birbirimize olan saygımızı yitirdik, mutsuz bir ülke haline geldik. Ahlaki kuralların yitirilip gitmesi hususunda sadece dizilerin konuları ele alınmamalı. İzleyici bu konuları istiyor ve onlara reyting kazandırıyor. Televizyonlarda çok güzel, eğitici, insana bir şeyler katacak programlar varken insanlar onlara rağbet etmiyor. Devletin de bu kaosa el atması gerekiyor.

BEHZAT UYGUR (Oyuncu):

İş çığırından çıktı

REYTİNG bu oranda amaç olmamalı. Artık her dizi birbirine benziyor. Tecavüzler, çarpık ilişkiler almış başını gitmiş. Tuttu diye tutanı devam ettirme mantığı çok yanlış. Seneler önce seks filmleri çok masum başladı sonra talep gördüğü için iş şimdiki gibi çığırından çıktı, pornolara kadar geldi. Televizyonda kurtuluşu stüdyo programlarında görüyorum.

BARBAROS ŞANSAL (MODACI)

Ahlaki erozyona uğruyoruz

Nihat Hatipoğlu çok doğru bir yazı kaleme almış. Dizilerde işlenen konular kültürel ve ahlaki yapıya zarar vermeye başladı. Yok 'Amcam tecavüz etti' yok 'Dayım tecavüz etti'... 1970'lerde sinemada bir seks furyası yaşandı ve herkes kendini onun içinde buldu. Şimdi de televizyonlarda bir seks furyası başladı. Eğer Kırkpınar ağalığına Fatih Ürek soyunmak istiyor ve bunun üzerinden reyting elde ediyorsa, dizilerin de reyting için neler yapabileceklerini düşünmek zor olmasa gerek.

YAVUZ SEÇKİN (Oyuncu-komedyen):
Entrikacı bir halkız biz
BU konuları bu kadar büyütmemek gerekiyor. Çünkü herkesin elinde bir kumanda aleti var. Geçmiş dönemlere göre çok da dozunun kaçırıldığına inanmıyorum. Çünkü biz Dallas'la büyümüş bir nesiliz. Orada rezilliğin bini bir paraydı. Şimdilerdeki diziler çok daha dozunda. Sadece dizi sayısı arttığı için bu sahneler çok fazla göze batıyor. Entrikacı bir halkız. Yapımcı ve senaristler de halkın talebine cevap veriyor.

KADİR İNANIR (Oyuncu):
Değerlerimizi korumalıyız
TÜRK toplumu, dünya toplumları içinde kendine has değerleri olan bir toplumdur. Değer yargılarını çağdaş yapmak isteyen bir kavganın içindedir. Tabii ki bizi yozlaştıran oluşumlar bunun içine girmemelidir. Yozlaşmadan değerlerimizi korumalıyız. İyi insan ahlaklı insandır, onurlu insan ahlaklı insandır. Çağdaşlaştırarak yeni bir form kazandırmak gerekir. Konuyu tamamiyle reytingle bağdaştırmamalıyız.

MEHMET ASLANTUĞ (Oyuncu):
Ekran kirliliği rahatsız edici
NİHAT Hatipoğlu'na katılıyorum. Yıllardır benim de söylemeye çalıştığımı anlatmış. Bu kadar özel hayata dikkat ederek yaşamamız gerektiğini söylememizin nedeni elbette çocuklarımız. Bir baba olarak, Mehmet Aslantuğ olarak ekran kirliliğinin rahatsız edici boyutlara geldiğini düşünüyorum. Bu yüzden de önüme gelen senaryoları değerlendirirken dikkatli ve özenli davranıyorum.

Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler