Yüzüne tükür ‘yağmur’ der

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, FETÖ’ye sert tepki gösterdi: Pensilvanya’daki şarlatana inananlar bedelini öder. Bunlar var ya, yüzlerine tükürseniz “yağmur yağdı” derler...

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Yüzüne tükür ‘yağmur’ der

Din Şurası, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez'in başkanlığında "15 Temmuz Darbe Girişimi ve Din İstismarına Karşı Birlik, Dayanışma ve Gelecek Perspektifi" başlıklı tek gündem maddesiyle olağanüstü toplandı. Toplantının açılışına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, müftüler ve akademisyenler katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında özetle şöyle dedi:

FETÖ kendisini bir dini yapı, bir cemaat, bir eğitim-öğretim kuruluşu olarak gösteriyordu. Bu hain yapının 40 yıldır toplumumuz içinde kanserli bir hücre gibi yaşayabilmesi ve sürekli büyümesi, işte bu dini değerleri öne çıkartan kimliği sayesinde mümkün olmuştur.

Zaman zaman duyardık, 'İşte efendim bunlar silahlı bir örgüt değil.' Biz de kendilerine derdik ki 'Yanlış bir tespitin içerisindesiniz. Bunlar silahı vakti saati geldiğinde en iyi kullanabilecek bir örgüttür.' 'Nasıl olur' dediklerinde de 'Bakın bunlar Silahlı Kuvvetlerimiz içinde örgütlenmiş ve vakti saati geldiğinde oradaki silahları millete doğrultabilecek karakterde olan bir örgüttür.' İnanmıyorlardı, şimdi bu ortaya çıkınca o dostlar gelip 'Haklıymışsın' demeye başladılar.

Rahmetli Özal, Demirel, Ecevit hatta biz de farklı görüşlerden siyasetçiler ve devlet adamları olmamıza rağmen, bu yapıya iyi niyetle destek olduk. Açık konuşuyorum, şahsım, ben de katılmadığım pek çok yönleri olmasına rağmen asgari müştereklerde buluşabildiğimiz zannıyla her kesim gibi bunlara yardımcı oldum.

Hatta 'Allah' dedikleri için müsamaha gösterdik. Dedik ki 'Bir ortak yanımız var.' Ama inanın bana aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapının aslında bambaşka niyetlerinin olduğunu, göremedik.

2012'den sonra bu yapıyla ilgili rezervlerimizi çok açık koyduk. TSK kadrolarına yönelik operasyonlar ve davalarla ilgili de ciddi şüphelerim oluştu. UZUN yıllar birlikte çalıştığım bazı komutanlara yöneltilen suçlamaların gerekçeleri beni ikna etmiyordu. BU noktadan sonra artık şüphe dönemi bitti, mücadele dönemi başladı. Her şeye rağmen bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökememiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Bundan dolayı hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin.

Hain yapının mensuplarının, 17-25 Aralık'ta yaşanan hukuk ve emniyet skandallarına aradan geçen zaman içinde ortaya dökülen haksızlıklara, adaletsizliklere, şantajlara, bin bir çeşit rezalete 15 Temmuz'da şahit oldukları vahşete rağmen orada kalmaya devam etmelerinin artık hiçbir izahı, hiçbir mazereti kalmamıştır. Artık Pensilvanya'daki şarlatanın hezeyanlarına kulak vermeye devam eden herkes başına gelecekleri peşinen kabul etmiş demektir. YÜZLERİNE tükürseniz 'yağmur yağdı' diyen en kutsallarına sövseniz sükut eden kendi aile mahremiyetlerine saygısı olmayan bu insanların sapkın davaları dinleri haline dönüşmüştür. Halbuki din tektir ve o dinin emrettiği bir mümin profili vardır

Fethullahçı Terör Örgütü, tarihin en büyük hırsızlık şebekesi olarak onbinlerce insanın geçmişini ve geleceğini çalmıştır.

GAYRETULLAHA DOKUNUR
17-25 Aralık'tan beri birilerinin dilinde sürekli 'Aman gayretullaha dokunmasın' ifadesi oldu. Asıl 15 Temmuz'da 238 masumu katleden 2 bin 197 masumu yaralayan bu katillere hala masumiyet atfetmek, gayretullaha dokunur. Asıl bunca insanın zihnini ve kalbini karartmak, bunca insanı mankurtlaştırmak gayretullaha dokunur.

SÖZDE PROFESÖR MÜSVEDDESİ...
Bir tane sözde profesör müsveddesi, 'çıkmaz millet sokağa, öyle zannedildiği gibi filan değil' diyor ama onlar bu milleti tanımamış. Örneğini görmüyorum ve darbeler tarihi bu milleti farklı yazacak, farklı anlatacak çünkü böyle silahlar, F-16'lar, tanklar yürüyecek, elinde bayrağıyla ona karşı duracak bir millet. Bu millet büyük millet...

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler