Hrant Dink'in katili FETÖ!
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin hazırlanan yeni iddianamede, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı Personel Şube Müdürü Coşgun Çakar ve eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in "silahlı örgüt kurmak" suçundan 22,5 yıl, "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Hrant Dink iddianamesinde Dink'in ölümüne emniyetteki FETÖ yapılandırılmasının sağlanıp Ergenekon gibi kumpas operasyonlarının başlatılması için seyirci kalındığı anlatıldı.
Hrant Dink'in öldürülmesi ile ilgili iddianamede FETÖ'nün İstanbul Emniyetini ele geçirip Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas soruşturmalarını hayata geçirmek adına Dink'in ölümüne yol verdiği anlatılıyor. İddianamede, "Somut olayda şüpheli Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR 'ın Emniyet Teşkilatı içinde Fetullah Gülen cemaati olarak tanımlanan bir yapılanmayı gerçekleştirerek, sonradan kumpas oldukları anlaşılan Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmaları başlatmayı amaç edinen Silahlı Terör örgütünün yöneticilerinden olduğu, bu anlamda, amaç suçun gerçekleştirilmesi için Hrant DİNK cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu, Hrant DİNK'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapıldığı, 13/10/2005 tarihinden itibaren bilinmesine rağmen amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Hrant DİNK cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir" deniyor.
MÜEBBET HAPİS TALEBİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan ve mahkemeye gönderilen 168 sayfalık iddianamede, Ramazan Akyürek ile Coşgun Çakar'ın "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından 23'er yıldan 44'er yıla kadar, Ali Fuat Yılmazer'in "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı örgüt kurmak, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından 19 yıldan 32 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler hakkında "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, görevi kötüye kullanma" suçlarından 15 yıl 6'şar aydan 22'şer yıla hapis cezası istenen iddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan 6'şar aydan 2'şer yıla kadar hapis cezası öngörüldü.
İddianamede, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay ve eski Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu'nun "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi yok etme" suçlarından 18 yıl 6'şar aydan 29 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.
9 ŞÜPHELİYE KASTEN ÖLDÜRMEDEN 17 KİŞİYE ÖRGÜTE ÜYELİKTEN CEZA İSTEMİ
Cinayetin işlendiği dönemde İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görevli bulunan komiser Yılmaz Angın, İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro Şube müdür yardımcılığı görevini yürüten Tamer Bülent Demirel ve Osman Gülbel, Trabzon'da polis memurluğu yapan Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, komiser yardımcısı olarak çalışan Özkan Mumcu, Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı görevini yürüten Ercan Demir, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü yapan Faruk Sarı hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, bu şüpheliler hakkında ayrıca ''silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma'' suçlarından çeşitli hapis cezaları öngörüldü.
İddianamede, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı şube müdürlerinden Yunus Yazar, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz, o dönem komiser olan Hamdi Egbatan, Mehmet Akif Yılmaz, Serkan Şahan, Ömer Faruk Kartın, o dönem polis memuru olan Mehmet Uçar, dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız'ın "silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi.
11 ŞÜPHELİ HAKKINDA YAKALAMA TALEBİ
İddianamede, Akyürek, Çakar, Angın, Gülbel, Demirel, Zenit, Ayhan, Demir, Mumcu, Karakaya ve Sarı hakkında "tasarlayarak kasten öldürmek, silahlı örgüt kurmak ve üye olmak" suçlarından tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması istendi.
Soruşturma kapsamında, Zenit, Mumcu ve Demir "cinayette ihmalleri olduğu", Akyürek ise "ihmali davranışla ölüme sebebiyet vermek" suçlarından tutuklu bulunuyor.
İddianamede cinayete yol verilmesi ile ilgili şu deliller sıralanıyor:
Erhan TUNCEL'in Yardımcı İstihbarat Elemanlığına 23/11/2006 Tarihinde İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK tarafından son verilmesine rağmen, bu husus kendisine tebliğ edilmeyerek, Hrant DİNK cinayeti tasarısı ile ilgili bilgi akışının kesilmesinin önüne geçildiği, ancak elde edilen yeni bilgilerin F/4 raporlarına dönüştürülmesi ve resmi kayıtlara geçirilmesinin de bu şekilde engellendiği,
Erhan TUNCEL'in C.Başsavcılığımızda alınan 29/11/2013 tarihli ifadesinde belirttiği üzere, Hrant DİNK cinayetinden 4 ay kadar önce cinayeti işleyecek Ogün ismine kadar tüm detaylı bilgilerin öğrenilmesine rağmen tasarlanan cinayetin engellenmesine dönük hayati öneme haiz bilgilerin resmi yazışmalara konu edilmemesi,
Ramazan AKYÜREK tarafından Hrant DİNK cinayeti günü 19/01/2007 tarihinde cinayeti işleyen suç örgütüne dair sahip olduğu bilgileri soruşturmayı yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerinden bu konuda sorulan sorulara rağmen ısrarla gizlemesi,
Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER in Hrant DİNK cinayetini işleyen Yasin HAYAL liderliğindeki silahlı suç örgütü ve YİE Erhan TUNCEL hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerine bilgi vermemesi konusunda Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk SARI ya talimat vermeleri,
Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER, Engin DİNÇ ve Ercan DEMİR'in talimatı ve bilgisi dahilinde Muhittin ZENİT tarafından Erhan TUNCEL ile cinayetten 1 saat 44 dakika sonra yapılan telefon görüşmesinin içeriği,
Erhan TUNCEL'in cinayet günü Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünde hakkında yakalama ve gözaltı kararı bulunmamasına rağmen 14 saat alıkonularak kendisiyle resmi kayıtlara yansıtılmayan görüşmeler yapılması,
Görevli olduğu Bayburt ilinden Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER'in talimatı ile il dışı görevlendirme emri olmamasına rağmen Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğüne giden Muhittin ZENİT ve diğer İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince Hrant DİNK cinayeti tasarısına dair resmi belgelerin yeniden düzenlenerek bir kısmının yok edilmesi,
Hrant DİNK cinayetinden 9 gün önce arıza formu düzenlenerek İstihbarat Daire Başkanlığına gönderilen ancak İstihbarat Daire Başkanlığında teslim alındığına dair bir evrak bulunmayan, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünün bütün yazışma ve medya dosyalarının bulunduğu sunucunun suç delillerini gizlemek amacıyla yok edilmesi,
(11) nolu 12/09/2006 tarihli (F-3) buluşma raporunda düzenlendiği belirtilen (F-4) haber raporunun yok edilmesi,
(12) nolu 19/10/2006 tarihli üst yazı ile İstihbarat Daire Başkanlığı'na gönderilen (F-3) buluşma raporunun 09/09/2015 tarihinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunmasına kadar soruşturma makamlarından gizlenmesi,
Yine, 09/09/2015 tarihinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunan, Ogün SAMAST'ın Hrant DİNK cinayetini işlemek amacıyla İstanbul'a gitmek üzere Trabzon'dan ayrıldığı gün olan 17/01/2007 tarihinde Yasin HAYAL ile ilgili yapılan takibi içeren raporun soruşturma makamlarından gizlenmesi,
Hrant DİNK cinayetinden 6 gün önce planlanan Ergenekon ve benzeri operasyonların önünde engel olarak görülen Ahmet İlhan GÜLER'in EGM İstihbarat Daire Başkanlığına çağrılarak kendisinden İstanbul u terketmesinin istenmesi,
2006 yılı Haziran ayında İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü C-2 Büro Amirliği içinde, 23/05/2012 tarihine kadar mevzuat dışında resmi olarak kuruluşu yapılmayan gizli bir yapılanma olarak çalışan başında Yılmaz ANGIN'ın bulunduğu C-5 Bürosunun kurulması,
Hrant DİNK cinayeti tasarısına ilişkin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğüne gelen bütün F/4 raporları, istihbari bilgi ve çalışmaların 2006 yılı Haziran ayından cinayetin işlendiği 19/01/2007 tarihi ve sonrasında yasal olmayan gizli C-5 Bürosunca yürütülmesi,
Bilirkişiler Levent YARIMEL ve Durmuş DEMİRBAŞ ın bilirkişi atama ve yemin tutanağındaki görev tanımları içinde Hrant DİNK cinayetinin çözümü ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerin tespiti açısından çok önemli tespit ve taleplerin yer aldığı İstihbarat Daire Başkanlığına elden teslim edilen 16/02/2008 tarihli yazıdaki taleplerin karşılanmaması, İstihbarat Daire Başkanlığı kayıtlarından yok edilen 16/02/2008 tarihindeki yazının bir suretinin yürütülen soruşturma kapsamında Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunması,
Hrant DİNK cinayetinden sonra yargılama yapan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Erkan ÇANAK'ın telefon hattı adına kayıtlı olmasına rağmen Terör Örgütü Üyesi olduğu iddiasıyla sahte Selman BÜYÜKBURÇ ismi ile hazırlanmış sahte resmi belgeler kullanılıp dinlenmesi ile yargılamanın kontrol altında tutulması,
İddianamemize konu soruşturmayı önceden yürüten Cumhuriyet Savcısı Muhammer AKKAŞ tarafından tanık sıfatıyla ifadeleri alınan Hacı Ali HAMURCU ve Ümit DENKTAŞ'ın C.Başsavcılığımıza tekrar başvurarak önceki ifadelerini soruşturma Savcısı Muhammer AKKAŞ ın Ergenekon yargılamasının sanıkları üzerine yönlendirmesi sonucu vermek zorunda kaldıkları yönündeki beyanları,
Ogün SAMAST'ın Başsavcılığımızda alınan ifadesinde, Hrant DİNK cinayetinden 1 hafta önce Erhan TUNCEL ve Yasin HAYAL'in kendisine "Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER yanımızda, sırtımız sağlam" dediği cinayeti işlemek amacıyla Trabzon dan İstanbul a geleceği gün Yasin HAYAL in kendisine "Trabzon da yakalanmayacaksın, seni Samsunda alacaklar, yoksa Ramazan müdür açığa çıkar" şeklindeki beyanı ayrıca cinayet günü cinayet mahallinde peşinden gelerek kendisini takip eden şahısların polis olduğundan kuşkulandığını, telefonla görüştüğü Yasin HAYAL'e söylediğinde Yasin HAYAL'in "korkma onlar bizden" şeklindeki beyanları da dikkate alındığında,
Somut olayda şüpheli Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR 'ın Emniyet Teşkilatı içinde Fetullah Gülen cemaati olarak tanımlanan bir yapılanmayı gerçekleştirerek, sonradan kumpas oldukları anlaşılan Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmaları başlatmayı amaç edinen Silahlı Terör örgütünün yöneticilerinden olduğu, bu anlamda, amaç suçun gerçekleştirilmesi için Hrant DİNK cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu,
Şüpheliler Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR'ın yöneticisi olduğu Silahlı Terör örgütünce, Hrant DİNK'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapıldığı, 13/10/2005 tarihinden itibaren bilinmesine rağmen amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Hrant DİNK cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir.
Hrant Dink'in öldürülmesi ile ilgili iddianamede FETÖ'nün İstanbul Emniyetini ele geçirip Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas soruşturmalarını hayata geçirmek adına Dink'in ölümüne yol verdiği anlatılıyor. İddianamede, "Somut olayda şüpheli Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR 'ın Emniyet Teşkilatı içinde Fetullah Gülen cemaati olarak tanımlanan bir yapılanmayı gerçekleştirerek, sonradan kumpas oldukları anlaşılan Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmaları başlatmayı amaç edinen Silahlı Terör örgütünün yöneticilerinden olduğu, bu anlamda, amaç suçun gerçekleştirilmesi için Hrant DİNK cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu, Hrant DİNK'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapıldığı, 13/10/2005 tarihinden itibaren bilinmesine rağmen amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Hrant DİNK cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir" deniyor.
MÜEBBET HAPİS TALEBİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan ve mahkemeye gönderilen 168 sayfalık iddianamede, Ramazan Akyürek ile Coşgun Çakar'ın "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı örgüt kurmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından 23'er yıldan 44'er yıla kadar, Ali Fuat Yılmazer'in "tasarlayarak kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı örgüt kurmak, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından 19 yıldan 32 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.
Dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü olan Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler hakkında "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, görevi kötüye kullanma" suçlarından 15 yıl 6'şar aydan 22'şer yıla hapis cezası istenen iddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan 6'şar aydan 2'şer yıla kadar hapis cezası öngörüldü.
İddianamede, dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay ve eski Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarattan Sorumlu Müdür Yardımcısı Hasan Durmuşoğlu'nun "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi, görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi yok etme" suçlarından 18 yıl 6'şar aydan 29 yıl 6'şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.
9 ŞÜPHELİYE KASTEN ÖLDÜRMEDEN 17 KİŞİYE ÖRGÜTE ÜYELİKTEN CEZA İSTEMİ
Cinayetin işlendiği dönemde İstihbarat Daire Başkanlığı'nda görevli bulunan komiser Yılmaz Angın, İstihbarat Daire Başkanlığı C Büro Şube müdür yardımcılığı görevini yürüten Tamer Bülent Demirel ve Osman Gülbel, Trabzon'da polis memurluğu yapan Muhittin Zenit, Mehmet Ayhan, Onur Karakaya, komiser yardımcısı olarak çalışan Özkan Mumcu, Trabzon İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı görevini yürüten Ercan Demir, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü yapan Faruk Sarı hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, bu şüpheliler hakkında ayrıca ''silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma'' suçlarından çeşitli hapis cezaları öngörüldü.
İddianamede, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı şube müdürlerinden Yunus Yazar, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz, o dönem komiser olan Hamdi Egbatan, Mehmet Akif Yılmaz, Serkan Şahan, Ömer Faruk Kartın, o dönem polis memuru olan Mehmet Uçar, dönemin mülkiye müfettişi Şükrü Yıldız'ın "silahlı örgüte üye olmak, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi yok etme, görevi kötüye kullanma" suçlarından hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi.
11 ŞÜPHELİ HAKKINDA YAKALAMA TALEBİ
İddianamede, Akyürek, Çakar, Angın, Gülbel, Demirel, Zenit, Ayhan, Demir, Mumcu, Karakaya ve Sarı hakkında "tasarlayarak kasten öldürmek, silahlı örgüt kurmak ve üye olmak" suçlarından tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılması istendi.
Soruşturma kapsamında, Zenit, Mumcu ve Demir "cinayette ihmalleri olduğu", Akyürek ise "ihmali davranışla ölüme sebebiyet vermek" suçlarından tutuklu bulunuyor.
İddianamede cinayete yol verilmesi ile ilgili şu deliller sıralanıyor:
Erhan TUNCEL'in Yardımcı İstihbarat Elemanlığına 23/11/2006 Tarihinde İstihbarat Daire Başkanı Ramazan AKYÜREK tarafından son verilmesine rağmen, bu husus kendisine tebliğ edilmeyerek, Hrant DİNK cinayeti tasarısı ile ilgili bilgi akışının kesilmesinin önüne geçildiği, ancak elde edilen yeni bilgilerin F/4 raporlarına dönüştürülmesi ve resmi kayıtlara geçirilmesinin de bu şekilde engellendiği,
Erhan TUNCEL'in C.Başsavcılığımızda alınan 29/11/2013 tarihli ifadesinde belirttiği üzere, Hrant DİNK cinayetinden 4 ay kadar önce cinayeti işleyecek Ogün ismine kadar tüm detaylı bilgilerin öğrenilmesine rağmen tasarlanan cinayetin engellenmesine dönük hayati öneme haiz bilgilerin resmi yazışmalara konu edilmemesi,
Ramazan AKYÜREK tarafından Hrant DİNK cinayeti günü 19/01/2007 tarihinde cinayeti işleyen suç örgütüne dair sahip olduğu bilgileri soruşturmayı yürüten İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerinden bu konuda sorulan sorulara rağmen ısrarla gizlemesi,
Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER in Hrant DİNK cinayetini işleyen Yasin HAYAL liderliğindeki silahlı suç örgütü ve YİE Erhan TUNCEL hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevlilerine bilgi vermemesi konusunda Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Faruk SARI ya talimat vermeleri,
Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER, Engin DİNÇ ve Ercan DEMİR'in talimatı ve bilgisi dahilinde Muhittin ZENİT tarafından Erhan TUNCEL ile cinayetten 1 saat 44 dakika sonra yapılan telefon görüşmesinin içeriği,
Erhan TUNCEL'in cinayet günü Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünde hakkında yakalama ve gözaltı kararı bulunmamasına rağmen 14 saat alıkonularak kendisiyle resmi kayıtlara yansıtılmayan görüşmeler yapılması,
Görevli olduğu Bayburt ilinden Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER'in talimatı ile il dışı görevlendirme emri olmamasına rağmen Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğüne giden Muhittin ZENİT ve diğer İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince Hrant DİNK cinayeti tasarısına dair resmi belgelerin yeniden düzenlenerek bir kısmının yok edilmesi,
Hrant DİNK cinayetinden 9 gün önce arıza formu düzenlenerek İstihbarat Daire Başkanlığına gönderilen ancak İstihbarat Daire Başkanlığında teslim alındığına dair bir evrak bulunmayan, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğünün bütün yazışma ve medya dosyalarının bulunduğu sunucunun suç delillerini gizlemek amacıyla yok edilmesi,
(11) nolu 12/09/2006 tarihli (F-3) buluşma raporunda düzenlendiği belirtilen (F-4) haber raporunun yok edilmesi,
(12) nolu 19/10/2006 tarihli üst yazı ile İstihbarat Daire Başkanlığı'na gönderilen (F-3) buluşma raporunun 09/09/2015 tarihinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunmasına kadar soruşturma makamlarından gizlenmesi,
Yine, 09/09/2015 tarihinde Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunan, Ogün SAMAST'ın Hrant DİNK cinayetini işlemek amacıyla İstanbul'a gitmek üzere Trabzon'dan ayrıldığı gün olan 17/01/2007 tarihinde Yasin HAYAL ile ilgili yapılan takibi içeren raporun soruşturma makamlarından gizlenmesi,
Hrant DİNK cinayetinden 6 gün önce planlanan Ergenekon ve benzeri operasyonların önünde engel olarak görülen Ahmet İlhan GÜLER'in EGM İstihbarat Daire Başkanlığına çağrılarak kendisinden İstanbul u terketmesinin istenmesi,
2006 yılı Haziran ayında İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğü C-2 Büro Amirliği içinde, 23/05/2012 tarihine kadar mevzuat dışında resmi olarak kuruluşu yapılmayan gizli bir yapılanma olarak çalışan başında Yılmaz ANGIN'ın bulunduğu C-5 Bürosunun kurulması,
Hrant DİNK cinayeti tasarısına ilişkin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürlüğüne gelen bütün F/4 raporları, istihbari bilgi ve çalışmaların 2006 yılı Haziran ayından cinayetin işlendiği 19/01/2007 tarihi ve sonrasında yasal olmayan gizli C-5 Bürosunca yürütülmesi,
Bilirkişiler Levent YARIMEL ve Durmuş DEMİRBAŞ ın bilirkişi atama ve yemin tutanağındaki görev tanımları içinde Hrant DİNK cinayetinin çözümü ve sorumluluğu bulunan kamu görevlilerin tespiti açısından çok önemli tespit ve taleplerin yer aldığı İstihbarat Daire Başkanlığına elden teslim edilen 16/02/2008 tarihli yazıdaki taleplerin karşılanmaması, İstihbarat Daire Başkanlığı kayıtlarından yok edilen 16/02/2008 tarihindeki yazının bir suretinin yürütülen soruşturma kapsamında Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde bulunması,
Hrant DİNK cinayetinden sonra yargılama yapan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Erkan ÇANAK'ın telefon hattı adına kayıtlı olmasına rağmen Terör Örgütü Üyesi olduğu iddiasıyla sahte Selman BÜYÜKBURÇ ismi ile hazırlanmış sahte resmi belgeler kullanılıp dinlenmesi ile yargılamanın kontrol altında tutulması,
İddianamemize konu soruşturmayı önceden yürüten Cumhuriyet Savcısı Muhammer AKKAŞ tarafından tanık sıfatıyla ifadeleri alınan Hacı Ali HAMURCU ve Ümit DENKTAŞ'ın C.Başsavcılığımıza tekrar başvurarak önceki ifadelerini soruşturma Savcısı Muhammer AKKAŞ ın Ergenekon yargılamasının sanıkları üzerine yönlendirmesi sonucu vermek zorunda kaldıkları yönündeki beyanları,
Ogün SAMAST'ın Başsavcılığımızda alınan ifadesinde, Hrant DİNK cinayetinden 1 hafta önce Erhan TUNCEL ve Yasin HAYAL'in kendisine "Ramazan AKYÜREK ve Ali Fuat YILMAZER yanımızda, sırtımız sağlam" dediği cinayeti işlemek amacıyla Trabzon dan İstanbul a geleceği gün Yasin HAYAL in kendisine "Trabzon da yakalanmayacaksın, seni Samsunda alacaklar, yoksa Ramazan müdür açığa çıkar" şeklindeki beyanı ayrıca cinayet günü cinayet mahallinde peşinden gelerek kendisini takip eden şahısların polis olduğundan kuşkulandığını, telefonla görüştüğü Yasin HAYAL'e söylediğinde Yasin HAYAL'in "korkma onlar bizden" şeklindeki beyanları da dikkate alındığında,
Somut olayda şüpheli Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR 'ın Emniyet Teşkilatı içinde Fetullah Gülen cemaati olarak tanımlanan bir yapılanmayı gerçekleştirerek, sonradan kumpas oldukları anlaşılan Ergenekon, Balyoz gibi soruşturmaları başlatmayı amaç edinen Silahlı Terör örgütünün yöneticilerinden olduğu, bu anlamda, amaç suçun gerçekleştirilmesi için Hrant DİNK cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu,
Şüpheliler Ramazan AKYÜREK, Ali Fuat YILMAZER ve Coşgun ÇAKAR'ın yöneticisi olduğu Silahlı Terör örgütünce, Hrant DİNK'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapıldığı, 13/10/2005 tarihinden itibaren bilinmesine rağmen amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Hrant DİNK cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir.