"Taksim'de olanlar ideolojik"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Türkiye İhtacatçılar Meclisi Genel Kurulunda konuştu. Başbakan Erdoğan Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara ilişkin, "Samimi olalım dürüst olalım, bu hükümeti çevre karşıtı diye lanse etmek büyük haksızlıktır." dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Taksim'de olanlar ideolojik"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'de belli meselelerde toplumda gerilimin arttığını, gerilimi daha da artırabilmek için çok ciddi tahriklerin yapıldığını görüyor ve bunlara şahit oluyoruz. Hükümet olarak attığımız her adım içeriğine, gayesine, hedefine bakılmadan, sorgusuz ve sualsiz bir şekilde lokal tepkilerle karşılanıyor. Buradan 76 milyonun tamamına, aziz milletimin her bir ferdine şunu özellikle hatırlatmak istiyorum; Türkiye, parlamenter sistemin bütün kural ve kurallarıyla işlediği, hem de tıkır tıkır işlediği bir ülkedir. 4 yılda bir bu milletin önüne sandık gelir, tercihini, takdirini sandıkta yapar" dedi.

"Taksim'de olanlar ideolojik"-1

BİZ 76 MİLYONUN HÜKÜMETİYİZ
Çoğunluğun oyunu alarak iktidara gelen hükümetin sınırsız yetkilerle donatılmış olduğunu, sorunsuz olacağını, dilediği ne varsa onu yapabileceğini asla iddia etmiyorum diyen Başbakan Erdoğan, "Hükümet belli bir çevrenin oyunu alarak iş başına gelse de bütün ülkenin, bütün milletin, 76 milyonun tamamının hükümetidir ve bu hassasiyetle hareket etmelidir. Bu bizim ilkemiz. Yani çoğunluğun azınlığa dayatmalar yapması, baskı kurması, azınlığı ezmesi, onların tercihlerine kulak tıkaması gibi bir şeyi biz bugüne kadar kabul etmedik, bundan sonra da kabul etmeyiz. Burada şunu da belirtmek durumundayım. Çoğunluk nasıl ki azınlık üzerinde baskı kuramazsa azınlık da bu ülkede artık çoğunluk üzerinde baskı kuramaz, dayatmalar yapamaz, tercihler dayatamaz" diye konuştu

"Taksim'de olanlar ideolojik"-2

AKM'Yİ DAHİ YIKMALIYIZ
Demokrasi ve hukuk devletinde çoğunluğun azınlık üzerinde baskı kuramayacağı gibi azınlığın da çoğunluk üzerinde baskı kurup, dayatmalar yapamayacağını belirten Erdoğan, "Bunu da görmek zorundayız. Zira demokrasiler milletin oylarıyla azınlığın iş başına geldiği iktidarlar değildir. Çoğunluğun iş başına geldiği iktidarlardır" dedi. Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olaylara da tepki gösteren Erdoğan, "Hiç kimsenin ağaçlar kesiliyor bahanesiyle ortaya çıkıp gerilimi artırmaya hakkı yoktur" dedi. Biber gazı kullanımının ise araştırıldığını söyleyen Erdoğan, "Burada bir yanlış var eyvallah ama yeri geldiğinde kuralara göne onu da kullanacağız. Dünyanın her yerinde bu yapılıyor" dedi. Erdoğan, AKM'nin yıkılması konusunda ise "AKM'yi dahi yıkmalıyız" dedi.


KİMSENİN GERİLİMİ ARTTIRMAYA HAKKI YOK
Başbakan Erdoğan, "Samimiyetle ve tekraren ifade ediyorum; bu ülkede herkesin görüşlerini özgürce ifade etme hakkı vardır. Bu ülkede herkesin demokratik sınırlar içinde, hukuk çerçevesinde tepkisini ortaya koyma, mitingini yapma hakkı vardır. Ancak hiç kimsenin hukuksuzca, demokrasi dışı eylem yapma, işgal eylemi yapma, esnafa, çevrede oturanlara, yoldan geçenlere zarar verme hakkı yoktur. Hele hele hiç kimsenin ağaçlar kesiliyor bahanesiyle ortaya çıkıp, Türkiye'de gerilimi arttırmaya hiç hakkı yoktur" dedi.

"Taksim'de olanlar ideolojik"-3

BİBER GAZI KULLANIMINDA YANLIŞLIK VAR
Biber gazı kullanımında yanlışlık olduğunu belirten Erdoğan, "Dünyanın neresine giderseniz gidin bu tür toplumsal hareketliliğin olduğu yerlerde tedbirleri hükümetler kesinlikle alır. Burada da atılan adım budur. Burada güvenlik güçlerimizin özellikle biber gazı kullanımındaki yanlışlar, şu anda bakanlık tarafından zaten incelenmektedir, araştırılmaktadır. Burada bir yanlış var, eyvallah. Olay aşırılığa kaçınca biz de bunun karşısındayız. Nitekim burada da böyle bir aşırılık söz konusudur.

"ŞİDDET SON BULSUN"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim'de Gezi Parkı'ndaki eylemin artık bitirilmesini, polise, esnafa, oradaki masum ziyaretçilere yönelik şiddetin derhal son bulmasını istedi.

Erdoğan, İlim Yayma Cemiyeti 59. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, CHP'nin bu tür provokasyonların içine girmemesi gerektiğini belirtti.
CHP'nin yanlış yaptığını ifade eden Erdoğan, "Bunun dışında kalmassan şu olayda, Beşiktaş'tan itibaren gelirken doğabilecek her türlü yanlışın faturası senindir. CHP'nin bu noktada çok hassas, çok dikkatli olması gerekir. Zira Türkiye'nin çözüm sürecinde olduğu bir dönemde, bu tür bir adımın atılmış olması düşündürücüdür. Tabii biz çalışmalarımızın sabırla devam ettireceğiz" dedi.

"Taksim'de olanlar ideolojik"-4

Başbakan Erdoğan, Taksim'deki olaylara ilişkin sabahtan akşama kadar yalan yanlış haberler uydurulduğunu ve bunların haddi hesabı olmadığını belirterek, nitekim CHP'nin yöneticilerinin, milletvekillerinin ellerinden gelen tahriki yaptıklarını söyledi.

Aynı CHP'nin Belediye Meclisinde bu yayalaştırma projesine de imza attığını vurgulayan Erdoğan, "Onayı var. Böyle bir cümbüş olur da tabii MHP bunun gerisinde kalır mı? O da Meclis'te muhalefet yapamıyor kalkıyor işte meşrebinin, ideolojisinin hiç ama hiç uyuşmayacağı bu kitleyle ortak eyleme girişiyor. Daha da ilginci, Doğu'da, Güney Doğu'da gençlerin ölmesini engellemek için harekete geçmeyen CHP, bakıyorsunuz orada BDP ile kol kola sözde ağaç katliamının karşısında duruyor" diye konuştu.

"POLİSİMİZİN YAPTIĞI BİR YANLIŞ VAR, DOĞRU"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medyada hakaretin, iftiranın, yalancılığın haddi hesabı, sınırı olmadığını, medyada da kışkırtmaların, provokasyonların diz boyu olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Efendim 'İşte Batı toplumunda şöyle oluyor. Dünyada yayın organları böyle yazıyor, böyle resimliyor...' Onlar önce kendilerine baksın. Batı toplumu önce kendi yaptıklarını düzeltsin. Biz ingiltere'de, İspanya'da, Amerika'da nelerin olduğunu biliyoruz. Bunları görüyoruz. Uygulamalar bizim gözlerimizin önünde. Bizim de arşivlerimiz de bunlar. Ama Türkiye'de olmayan şeyi, oluyormuş gibi göstermek ve bunları abartılı olarak vermek... Sanki kendi toplumlarında hiç biber gazı kullanılmıyor. Tamam burada aşırılık var doğru. Polisimizin yaptığı bir yanlış var, doğru. Bu konuda da gerekli uyarılar yapılmıştır. İçişleri Bakanlığımız gerekli takibatı burada yapıyor, yapacak. Ama kendileri sanki böyle sütten çıkmış ak kaşık gibi davranıyor. Öyle bir durumları yok. Demokratik eylem, özellikle hukuk içinde protesto hakkı gelişmedikçe bu ülkede milli irade tam anlamıyla asla yerleşmez ve yerleşemez."

"Taksim'de olanlar ideolojik"-5

"AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA HÜKMETMESİNİ MÜSADE ETMEYİZ"
Erdoğan, Taksim Gezi Parkı'nda yaşanan olayların Türkiye tarihinde ilk defa yaşanmadığını, bu olayların Menderes döneminde ve 1980 öncesinde de yaşandığını hatırlattı.

Başbakan Erdoğan, "Bakın bizim dönemimize, 'Cumhuriyet Mitingleri' adı altında, orduyu göreve çağıran pankartların gölgesinde bu tür eylemler görürsünüz. Bu tavır, sandık sonucunu hazmedemeyenlerin tavrıdır. Bu tavır seçimle gelen hükümetleri hazmedemeyenlerin tavrıdır. Bu tavır millete 'bidon kafalı', 'göbeğini kaşıyan' adam diyenlerin, milletin tercihlerini aşağılama tavrıdır" ifadelerini kullandı.

Kimsenin yaşam tarzına karışmadıklarını, yetkilerinin, sorumluluklarının, özellikle de hukukun sınırını asla aşmadıklarını bildiren Erdoğan, kimseye dayatma içinde olmadıklarını vurguladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti: "Ama kimse kusura bakmasın. Bir avuç kaymak tabakanın, bir avuç sesi gür çıkan kitlenin bu millete, bu ülkeye dayatma yapmasına da müsade etmeyiz. Azınlığın çoğunluğa hükmetmesini müsade etmeyiz. Bu ülkede artık çetelerin dediği olmuyor. Bu ülkede artık kaymak tabakanın, güçlünün, sesi gür çıkanın dediği olmuyor. Bu ülkeyi artık bir kısım medya yönetmiyor. Milletin dediği olur. Milletin tercihi baş tacı edilir. Milletin arzu ve istekleri yerine getirilir. Taksim'de Gezi Parkı'ndaki eylemin artık bitirilmesini, polisimize, esnafa, oradaki masum ziyaretçilere yönelik şiddetin derhal son bulmasını istiyoruz. Oradaki projeye onay veren CHP'nin ikiyüzlülük içinde kalabalıkları tahrik etmekten vazgeçmesini bekliyoruz. Biz bu aşamadan itibaren politika üretemeyen, plan proje üretemeyen, yapıcı eleştiri üretemeyen muhalefetin söylemlerini hiç bir şekilde zaten muhatap almıyoruz. Türkiye'nin en can alıcı meselelerinde gençlerin yaşamasını sağlayacak çözüm sürecinde yer almayan ama 'ağaçlar kesiliyor' yalanıyla meydandaki gençlerin arkasına sığınan bu muhalefette kendisine çekidüzen verene kadar biz de cevap vermeyeceğiz."
Türkiye'de muhalefetin artırdığı gerilimin düşmesi, muhalefet tahriklerinin etkisiz hale getirilmesi noktasında gündemi ülkenin acil meselelerine daha da yoğunlaştırdıklarını ifade eden Erdoğan, onlar bu işleri yaparken kendilerinin köprü temeli attığını, Kanal İstanbul'un ihalesini ne zaman yapacaklarını konuştuklarını, iş adamlarıyla Fas'a, Cezayir'e, Tunus'a gittiklerini, ihracatı nasıl artıracaklarını konuştuklarını, ama bunların böyle bir dertleri bulunmadığını söyledi.

Erdoğan, yapacak çok işleri, kat edecek uzun mesafeleri ve ulaşacakları büyük hedefleri olduğunu vurgulayarak, "Şanına yakışan neyse bu millet onu yapacak. Biz yalanların, iftiraların, yalanların peşine düşmeyecek, Türkiye'yi büyütmek için, demokrasiyi güçlendirmek, hukuku hakim kılmak için çabamızı sürdüreceğiz. Milletin bizimle olduğuna yürekten inanıyorum. Kendimizi milletimizin huzurunda hesaba çekiyor, milletin mesajları, milletin takdirine göre istikametimizi belirliyoruz" diye konuştu.

Türkiye'nin içinden geçtiği bu büyük dönüşüm sürecinin, hiç kuşkusuz İlim Yayma Cemiyeti gibi onun fedakar kurucuları ve emektarları gibi kahramanların eseri olduğunu ifade eden Erdoğan, özellikle Ensar Vakfı, İlim Yayma Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı, ÖNDER'in el ele, hedef kitlelerini belirlemek suretiyle attıkları adımın gençliği çok daha kısa zamanda, çok daha farklı bir yere taşıyacağına inandığını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aldıkları emaneti, devraldıkları mirası sabırla tahammülle tevekkülle ama en önemlisi aklıselim ile yaşatmaya devam edeceklerini kaydetti.




Günün Manşetleri

Tüm Manşetler