Ankara’nın Erbil’de verdiği PYD mesajı adresine ulaştı

Suriye’nin kuzeyindeki bazı yerleri ele geçiren PYD’liler PKK ile bağlarının olmadığını iddia ederek, “Biz ayrıyız. Türkiye’ye düşman değiliz” diyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Ankara’nın Erbil’de verdiği PYD mesajı adresine ulaştı
Suriye'deki çatışmaların ilk gününden itibaren bekle-gör politikası izleyen Kürtler en azından bu aşamada amacına ulaşmış gibi görünüyor. Türkiye sınırı boyunca aralıklarla bölgede çoğunluğa sahip olan Kürtler, Kobani Afrin gibi Kürt bölgelerinde, PYD yöneticilerinin ifadesiyle, tek bir silah atmadan kontrolü ele geçirdi. Bu kontrolün Esad rejimiyle bir mutabakatla yapıldığını söyleyen çok sayıda Kürt grup da var. Üstelik Hama Humus Dera hatta Şam ve en son Halep'te tam bir yıkım yaşanırken bu bölgelerde birkaç küçük mevzi eylem dışında hiç çatışma olmadı. Esad rejimiyle pazarlık ettiği öne sürülen Kürtler Ceyş-i Hur'a yani Özgür Suriye ordusuna, muhaliflere de hiç cephe almadı.

Afrin'in özel konumu var

Star gazetesinin haberine göre; PYD tarafsız olduğunu açıkladı ancak, muhaliflerle herkesin bildiği gizli bir dayanışma içine girdi. Konuştuğum tüm Kürt yetkililer 'Özgür Suriye Ordusu ile Kürtler arkadaş, hatta kardeş. Hepimiz Ehl-i Müslimiz Allaha şükür' ifadesini kullanıyor. PYD'nin kontrolündeki bu Kürt şehirleri arasında otonomisini aylar önce ilan eden Afrin'nin özel bir önemi var. O kadar ki Kamışlı ve Kobani'de kendilerini deyim yerindeyse dünyaya açan Kürtler Afrin'e girişe kesinlikle izin vermiyor. Kentteki PYD liderlerinde biri olan Cemal Abdullah bunun nedenini bize 'Burası Kamışlı ya da başka yere benzemez. Kürtler için çok büyük stratejik değeri var. Afrin'den Lazkiye limanına kadar 350'ye yakın köy var ve bunların çok büyük kısmı Kürt. Üstelik Afrin zeytinlikler içinde zengin bir bölge. Türkiye sınırı için de burası çok kritik' diye açıklıyor.

PKK'nın bir kolu değiliz

PYD sorumlularından Cemal Abdullah ve Kürt milislerin anlattıkları bugünlerde Kuzey Suriye kavramına alışmaya çalışan Türkiye kamuoyu için önemli. Öncelikle PYD, Türkiye'nin kendilerini PKK'nın bir kolu olarak görmesinin için neden olacağı riskin, hatta tehlikenin farkına varmış görünüyor. Bu nedenle 'Burada PKK yok. Biz PKK değiliz. Biz PYD'yiz. PKK ile başka Kürt örgütlerinin de ideolojik yakınlığı var. Bizim ilişkimiz daha farklı değil' sözlerinin altını özellikle çiziyorlar. Bu sözler Ankara'nın bu bölgede PKK kontrolünde otonom bir yapı kurulmasına kesinlikle izin vermeyeceği mesajının hedefe ulaştığını gösteriyor. Türkiye'ye ılımlı mesajlar vermek isteyen PYD'li yetkili bir yandan da Ankara ile temas arayışında olduğu gizlemiyor. 'Türkiye Suriye muhalefetine destek veriyor. Bize neden karşı çıkıyor ve bizimle görüşmüyor. Biz de bu ülkenin bir halkıyız ve özgürlük istiyoruz' diyor.

BÖLÜNMEYE KARŞIYIZ

'Eğer özerk yapı kurarsanız, ve Ankara size o zaman PKK'nın Amanos dağları'nı kullanmasına izin verme' derse tavrınız ne olur' diye soruyorum belirgin bir ironiyle 'Türkiye kendi sınırlarını koruyamazsa biz ne yapalım' karşılığını veriyor. PYD yetkilisi hedef olarak belirledikleri otonomi ve demokratik özerklik politikası için de bir çerçeve sunmaya çalışarak 'Türkiye Suriye'nin bölünmesini istemiyor. Biz de istemiyoruz. Çünkü ancak Suriye bölünmeden daha demokratik bir ülke olursa Kürtler demokratik özerklik kurabilir. Bölünürse kuramayız. Cebel-i Alevi'de Alevi devleti, Halep ve Şam'da iki ayrı yönetim olursa Hıristiyanlar ve Kürtlerin özerk olma ihtimalleri kalmaz. Yıllarca iç savaş yaşarız' diyor. Türkmenlerin özerk yönetim kurmaları halinde ne olur soruma da "Herkes haklarını almalı. Öyle birşey istiyorlarsa ne diyebiliriz ki" cevabını veriyor.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler