"Hem dindar, hem çağdaş olunamaz mı?"

Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen hafta partisinin İl Başkanları toplantısında sarf ettiği sözler nedeniyle yaratılan tartışmalara sert çıktı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Hem dindar, hem çağdaş olunamaz mı?"

Başbakan Tayyip Erdoğan, 'Fatih' projesinin ilk tabletlerinin dağıtılm töreninde önemli açıklamalarda bulundu.

Başbakan Erdoğan, geçen hafta partisinin İl Başkanları toplantısında sarf ettiği, 'Muhafazakar demokrat bir gençlik yaratmak istiyoruz' şeklindeki sözlerinin muhalefet partileri tarafından çok farklı yerlere çekildiğini söyledi ve 1 haftadır konu hakkında çıkan tartışmalara sert yanıt verdi. Başbakan özetle şunları söyledi;

"Tebeşir ve tebeşir tozu artık tarih oluyor. Öğrecilerimiz en modern şekilde eğitimlerini sürdürecekler. Gerekli yazılımlar konusunda başta TÜBİTAK ve üniversitelerimiz olmak üzere özel sektörümüz başarılı çalışmalar yapıyorlar.Bu proje öğretmeni eğitimde daha hayati bir noktaya taşıyacak. Bu millet tarihten beri yeniliğie en hızlı şekilde ayak uydurmayı başarmıştır.

Bu muhteşem açılış töreni vesilesiyle önemli bir hususa değinmek istiyorum. Biz hükümeti devraldığımızda Türkiye'nin en önemli meselesinin eğitim olduğuna karar vermiştik. Eğitim, sağlık, adalet ve eğitim demiştik. Sözümüzü tuttuk. 9 yılda okullarda 29 bin 812 adet bilişim sınıfı açtık."

"HEM ÇAĞDAŞ HEM DİNDAR OLUNAMAZ MI?"

"Hedefimiz öğrenci formatlamak değil. Hiçkimse niyet okuyuculuğu yapmasın. Biz bir dayatmadan bahsetmiyoruz, tam tersine özgürlük, demokrasi diyoruz. 1 milyona yakın bilgisayarı Türkiye'nin okullarına kazandıran bir hükümeti böyle art niyetli şekilde eleştirmek haksızlıktır.Benim İl Başkanları toplantısında ne söylemek istediğim çok açıktır. Biz dayatmalardan değil, özgürlükleden yanayız. Bu ülke ne çektiyse, öğrencileri formatlamak isteyen, ikna odalarında öğrencilerine zulüm edenlerden çekmiştir. Bu ülkede bir dönem kitaplar yasaklandı. En basit, en masum kitaplar yasaklı ilan edildi bir dönem. Bunlar evleden toplandı, suç delili sayıldı. Milli ve manevi değerleri öğretenler cinayet işlemiş gibi baskınlara uğratıldı. Din Kültürü ve Ahlak Dersi bize yüklenen bir görev ve bunu devlet öğretir diyor. Sadece öğretmez, uygular yapar diyor. Biz yapmadık bunu. Geldiğimizde bulduk. Anayasamızda var. Anadolu'nun evlatlarının üniversite okumaları engellendi. Bir dönem öğrenmenin ve öğretmenin önüne engel oldular. Evlere temizliğe giden Fatma teyzemin çocuğu okumasın istediler. Çankaya'daki kapıcının çocuğu bürokrat, teknokrat, gazeteci olmasın, tornacılıkla yetinsin dediler. 1 haftadır köşelerinde kıyamet kopartanlara sesleniyorum; Siz bu gençliğin büyüklerine iskankar bir nesil olmasını mı istiyorsunuz? Hem çağdaş, hem dindar olunamıyor mu? Dindar bir nesil, özgürlüklere saygılıdır, farklı inançlara saygılıdır. O terbiyeyi alarak yetişmiş bir nesiliz biz. Biz bugün de hala işte bu zihniyeti taşıyan kafalara isyan ediyoruz. İkna odalarının mucitleri bugün kalkmış bizi eleştiriyorlar. Biz bu kampanyaya boğun eğmeyiz. Bu ülkenin tüm çocukları okuyacak. En iyi eğitimi alacaklar. Bunu engellemek isteyenler karşılarında bizi bulacaklar.Eski karanlık dönemleri özleyenler çok bekleyecekler. "

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler