Gece çadırlardan ağıtlar yükseldi
Elazığ'da afet sonrası ilk gece, Kızılay çadırlarında geçti. Sobalar da ısınmaya pek yetmedi. Evladını, eşini, belki de tüm ailesini kaybedenlerin ağıtları yükseldi çadırlardan
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Çoğu depreme uykuda yakalandı... Ne olduğunu bile anlayamadan, yıkılan kerpiç evlerin altında kaldılar. Kurtulanlar ilk şoku atlattıktan sonra molozların arasından yakınlarını elleriyle, tırnaklarıyla çıkardı. Ama tüm çabalar 51 kişinin depreme kurban gitmesini engelleyemedi. 6.0'lık depremin vurduğu Elazığ'da halk felaketin ardından ilk geceyi, soğukta çadırların içinde, ayaza karışan ağıtlarla geçirdi. Yakılan ateşlerle ısınmaya çalıştılar. Gün ağırıncaysa ilk iş defnettikleri yakınlarının mezarına ya da hastanedeki yakınlarının ziyaretine koştular.
ODUNLAR ENKAZDAN
Depremden en çok zarar gören yerlerin başında gelen ve 19 kişinin yaşamını yitirdiği Okçular köyünde, vatandaşlar ilk geceyi Kızılay çadırlarında geçirdi. Bazı depremzedeler çadırlarında soba kurarak ısınmaya çalıştı. Kızılay ve çeşitli yardım kuruluşları battaniye ile sıcak yemek yardımı da yaparken, yıkılan kerpiç evlerin yıkıntıları arasından toplanan odunlar ısınmak için kullanıldı. Evleri hasar görmeyenlerse, artçı sarsıntılar nedeniyle içeri girmeye cesaret edemedi.
ÇOCUK HEP ÇOCUK...
Depremin etkisi ile yollarda oluşan derin yarıklar karayolları ekipleri tarafından onarılmaya başlandı. Enkaz kaldırma çalışmaları da sürüyor. Enkaz altında kalan hayvan leşleri ise keskin bir kokuya neden oluyor. Göze çarpan sıkıntılardan biri de yeterli tuvalet olmayışı. Köyün çocukları ise her zamanki gibi oyunlarını oynamaya devam etti. Deprem nedeniyle eğitime ara verilen okullarının bahçesinde, dramın boyutlarından habersiz koşup oynayan çocuklar, objektiflere gülümsemeyi de ihmal etmedi. Yemek yardımı kuyruklarında da yine onlar en ön sıradaydı. Ekmeği, yumurtayı kapan çadırların yolunu tuttu bir telaş. Depremzedeler ikinci gün akşam saatlerinde ise başlayan sağanak yağıştan korunmak için yine çadırlara sığındı.
KIZINA ZAZACA AĞIT...
18 yaşındaki kızı Hatice Kılıç'ı depremde kaybeden acılı anne Supha Kılıç'ın gece boyunca yaktığı Zazaca ağıtlar, yaşanan acının sesi gibiydi. "Allah seni seviyordu, yanına erken aldı ciğer parem" diye feryat eden talihsiz kadının gözyaşları hiç dinmedi. Bingöl'de 2003'te meydana gelen depremde Okçular köyündeki evi hasar gören Çiçek ailesi ise aynı şoku ikinci kez yaşadı. 60 yaşındaki annesi Sıdıka Çiçek ile aynı evde kalan 23 yaşındaki Abdulkerim Çiçek şunları anlattı: "Sabaha karşı büyük bir sarsıntı oldu. Annemi de alarak dışarı çıktım. Her taraf toz duman içindeydi. Evi betondan yaptığımız için bu kez yıkılmadı. Kızılay'ın çadırında annemle birlikte kalıyoruz." Ateşin etrafında ya da soba yakılan çadırlarda sabahı zor getiren köy halkı, günün ağırmasıyla birlikte soluğu depreme kurban verdikleri yakınlarının mezarları başında aldı. Kimisi de hastaneye kaldırılan yaralı yakınlarını görmeye, hastaneye koştu. Depremzedelerin yurtiçi ve dışında yaşayan yakınları da köye akın etti. Bazı vatandaşlar ise enkaz altında canlı kalan hayvanlarını çıkartabilmenin telaşındaydı. Canlı kurtardıkları hayvanları depremden hasar görmeyen çevre köylerdeki ahırlara taşıdılar. Yaralı çıkarılan hayvanlar ise kesilmek üzere mezbahanelere gönderildi. Depremde toplam 30 bin hayvan telef oldu. Bu arada Kızılay tarafından köy meydanında kurulan seyyar mutfaktan, depremzedelere kahvaltı dağıtıldı.
İMAM 5 KİŞİYİ KURTARDI
Öte yandan depremde 4 kişinin yaşamını kaybettiği Kayalık köyü, 5 kişinin hayatını kurtaran köy imamını konuşuyor. 32 yaşındaki imam Hüseyin Gülbasar o gece yaşananları şöyle anlattı: "Sabah ezanını okumak için camiye gitmek üzere dışarı çıktım. Hayvanlar inleyerek sağa sola koşuşturuyordu. Çok şaşırdım, hayvanların bu halinin hemen ardından büyük bir uğultu oldu. Eve koşarak ailemi dışarı çıkardım. O anda evlerin yıkıldığını gördüm. Bu sırada yıkılan bir evin enkazından 5 yaralıyı çıkardım."
KUVVETLİ FIRTINAYA DİKKAT! - HARİTALI
ÇANKAYA KÖŞKÜ'NDE TORUN SEVİNCİ
POLİS 6 BİN ARACI İNCELEMEYE ALDI
KIŞ GERİ DÖNDÜ
DEPREM SONRASI GÖZYAŞLARI
ODUNLAR ENKAZDAN
Depremden en çok zarar gören yerlerin başında gelen ve 19 kişinin yaşamını yitirdiği Okçular köyünde, vatandaşlar ilk geceyi Kızılay çadırlarında geçirdi. Bazı depremzedeler çadırlarında soba kurarak ısınmaya çalıştı. Kızılay ve çeşitli yardım kuruluşları battaniye ile sıcak yemek yardımı da yaparken, yıkılan kerpiç evlerin yıkıntıları arasından toplanan odunlar ısınmak için kullanıldı. Evleri hasar görmeyenlerse, artçı sarsıntılar nedeniyle içeri girmeye cesaret edemedi.
ÇOCUK HEP ÇOCUK...
Depremin etkisi ile yollarda oluşan derin yarıklar karayolları ekipleri tarafından onarılmaya başlandı. Enkaz kaldırma çalışmaları da sürüyor. Enkaz altında kalan hayvan leşleri ise keskin bir kokuya neden oluyor. Göze çarpan sıkıntılardan biri de yeterli tuvalet olmayışı. Köyün çocukları ise her zamanki gibi oyunlarını oynamaya devam etti. Deprem nedeniyle eğitime ara verilen okullarının bahçesinde, dramın boyutlarından habersiz koşup oynayan çocuklar, objektiflere gülümsemeyi de ihmal etmedi. Yemek yardımı kuyruklarında da yine onlar en ön sıradaydı. Ekmeği, yumurtayı kapan çadırların yolunu tuttu bir telaş. Depremzedeler ikinci gün akşam saatlerinde ise başlayan sağanak yağıştan korunmak için yine çadırlara sığındı.
KIZINA ZAZACA AĞIT...
18 yaşındaki kızı Hatice Kılıç'ı depremde kaybeden acılı anne Supha Kılıç'ın gece boyunca yaktığı Zazaca ağıtlar, yaşanan acının sesi gibiydi. "Allah seni seviyordu, yanına erken aldı ciğer parem" diye feryat eden talihsiz kadının gözyaşları hiç dinmedi. Bingöl'de 2003'te meydana gelen depremde Okçular köyündeki evi hasar gören Çiçek ailesi ise aynı şoku ikinci kez yaşadı. 60 yaşındaki annesi Sıdıka Çiçek ile aynı evde kalan 23 yaşındaki Abdulkerim Çiçek şunları anlattı: "Sabaha karşı büyük bir sarsıntı oldu. Annemi de alarak dışarı çıktım. Her taraf toz duman içindeydi. Evi betondan yaptığımız için bu kez yıkılmadı. Kızılay'ın çadırında annemle birlikte kalıyoruz." Ateşin etrafında ya da soba yakılan çadırlarda sabahı zor getiren köy halkı, günün ağırmasıyla birlikte soluğu depreme kurban verdikleri yakınlarının mezarları başında aldı. Kimisi de hastaneye kaldırılan yaralı yakınlarını görmeye, hastaneye koştu. Depremzedelerin yurtiçi ve dışında yaşayan yakınları da köye akın etti. Bazı vatandaşlar ise enkaz altında canlı kalan hayvanlarını çıkartabilmenin telaşındaydı. Canlı kurtardıkları hayvanları depremden hasar görmeyen çevre köylerdeki ahırlara taşıdılar. Yaralı çıkarılan hayvanlar ise kesilmek üzere mezbahanelere gönderildi. Depremde toplam 30 bin hayvan telef oldu. Bu arada Kızılay tarafından köy meydanında kurulan seyyar mutfaktan, depremzedelere kahvaltı dağıtıldı.
İMAM 5 KİŞİYİ KURTARDI
Öte yandan depremde 4 kişinin yaşamını kaybettiği Kayalık köyü, 5 kişinin hayatını kurtaran köy imamını konuşuyor. 32 yaşındaki imam Hüseyin Gülbasar o gece yaşananları şöyle anlattı: "Sabah ezanını okumak için camiye gitmek üzere dışarı çıktım. Hayvanlar inleyerek sağa sola koşuşturuyordu. Çok şaşırdım, hayvanların bu halinin hemen ardından büyük bir uğultu oldu. Eve koşarak ailemi dışarı çıkardım. O anda evlerin yıkıldığını gördüm. Bu sırada yıkılan bir evin enkazından 5 yaralıyı çıkardım."
KUVVETLİ FIRTINAYA DİKKAT! - HARİTALI
ÇANKAYA KÖŞKÜ'NDE TORUN SEVİNCİ
POLİS 6 BİN ARACI İNCELEMEYE ALDI
KIŞ GERİ DÖNDÜ
DEPREM SONRASI GÖZYAŞLARI