Alican Sekmeç tarafından hazırlanan kitapta Tema'nın sinema serüvenine yer verilirken, Hollywood'a giden ilk Türk oyunculardan biri olarak onun 'sinemanın kalbine' yaptığı yolculuğun ayrıntıları da ele alınıyor. Kitapta Tema, Hollywood macerasını anlatırken ABD'de çektiği iki filmden bahsediyor.
Bu filmlerden ikincisi 1959 yapımı Aya Giden 12 Adam/12 to the Moon adını taşıyor. Colombia Pictures'ın yapımcılığını üstlendiği David Bradley'in yönettiği filmde 12 farklı milletten astronotun Ay'a seyahati konu edilir. Muzaffer Tema ise 12 astronot arasında Dr. Selim Hamid'i canlandırır. Tema bu filmde rol alma macerasını kitapta şöyle tarif ediyor: "Hollywood'un büyük stüdyolarından Colombia Pictures çevireceği 12 to the Moon adlı filmde Türk bilim adamı rolünü oynatacak aktör arıyordu. Hollywood'da Türk aktör olarak sadece benim bulunduğum biliniyordu. Onlar da benim için 20th Century Fox'a başvurmuş. Gerekli izni almış olacaklar ki benimle bir deneme çekimi yaptılar. Başarılı olduğumu görünce de başlıca rollerden birini bana verdiler. Filmde sadece benim uzun sahnelerim vardı."
HOLLYWOOD RÜYA GİBİYDİ
Filmden sonra babasının vefatı nedeniyle Türkiye'ye dönen Muzaffer Tema'nın iki filmlik Hollywood macerası da oldukça sancılı geçmiş. Önce New York'a giden ve burada işçilik yapan, otellerde çalışan, pansiyonda kalan Tema, uzunca bir süre sonra 20th Century Fox şirketinin Yunan asıllı patronu Spyros Panagiotis Skouras'ın dikkatini çekmesiyle Hollywood'da iş bulabilmiş. İlk olarak A Certain Smile filminde rol alan Muzaffer Tema, Joan Fontaine ve Rossano Brazzi ile çalışmış. Bu filmden sonra Marilyn Monroe, Ava Gardner gibi yıldızlarla tanışan Tema "Kendimi Hollywood sinemasında, Fox stüdyosunun bahçesinde o artistlerle bir arada görünce rüyadayım gibi geliyordu bana" diyor.
Tekrar Türkiye'ye döndüğünde o dönem Amerikan sineması ile Yeşilçam'ı kıyaslayınca Türk sinemasını ilkel bulduğunu belirten Tema, "Amerikalı yönetmenlerle Türk yönetmenler arasında büyük farklar vardı. Amerikalı yönetmenler entellektüel insanlardı. Bizdeki gibi değil. Bizde sinemayı seyrederek yönetmen oluyorlardı. 10 tane film seyreden, yönetmen olmaya kalkışıyordu. ABD'de ise kendi icadı, kendi yetiştirdiği, meydana koyduğu sinemayla yönetmen olunuyor. Türkiye'de Amerikalı yönetmenlerin yaptığı taklit edilerek yönetmen olmaya çalışılıyordu. En iyi taklit eden de en iyi yönetmen oluyordu" diyerek Yeşilçam'daki taklit zihniyetini açıkça ortaya koyuyor.
ÇALIŞMAKTAN SIKILANLARA ALTIN ÖĞÜTLER
BELLEĞİNİZİ NASIL GÜÇLENDİREBİLİRSİNİZ?
DÜNDEN BUGÜNE ÖNEMLİ İCATLAR
OSMANLI SARAY AKSESUARLARI İÇİN TIKLAYIN