Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu kaleme aldı: Yüce Allah’a verdiğiniz söze sadık kalın

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, 11 ayın sultanı Ramazan'da Takvim okuyucularıyla bir araya geliyor. Hatipoğlu, bugünkü köşesinde "Vakit geçmeden tövbe edelim" başlıklı yazısıyla okurlarımızı aydınlattı. İşte Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu'nun 11 ayın sultanı Ramazan ile ilgili 1 Mayıs 2022 tarihli yazısı...

Kaynak GAZETE Giriş Tarihi 01 Mayıs 2022 Güncelleme 01 Mayıs 2022, 06:57
Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu kaleme aldı: Yüce Allah’a verdiğiniz söze sadık kalın

İÇİNDEKİLER

Allah hepimize ramazandan sonra da ramazanda olduğu gibi dolu dolu yaşamayı, ibadeti, insanlara iyilik etmeyi nasip etsin. Ramazan bitince amel defterinizi katlayıp kenara kaldırmayın, ibadetlerinize ara vermeyin.



Amel defterinizi ramazanda iyiliklerle doldurdunuz. Oruç tuttunuz, namaz kıldınız, gülümsediniz, komşunuza ikramda bulundunuz, fitrenizi verdiniz, daha sevecen ve affedici oldunuz, sizi kıranı kırmadınız, kem gözle bakmadınız, özetle ramazan şuuruna uygun ibadetler yaptınız. Peki, bundan sonra ne yapacaksınız? Kendinize yeni dönemde önümüzdeki ramazana kadar bir yol haritası çizdiniz mi? Namazla, diğer ibadetlerle aranız nasıl olacak? İnşallah ramazan bitince amel defterinizi katlayıp da gelecek ramazana kadar ibadetlerinize ara vermezsiniz. Sizin için duam budur. Yarın ibadetlerinizi yapabilmenin bayramını kutlayacaksınız. Gülümseyeceksiniz. İnsanlarla selamlaşacaksınız. Fakiri hatırlayacaksınız. Baba ve annelerinizi ziyaret edip dualarını alacaksınız. Vefat etmişlerse belki mezarlarını ziyarete gidersiniz. Gitmelisiniz de. Çünkü onlar orada sizi bekleyecekler, hayattayken bekledikleri gibi. Çocuğunuzun elinden tutup sabahın erken saatlerinde camiye gideceksiniz. Orada hocanın güzel vaazını dinleyeceksiniz. Yolda gördüğünüz herkese selam vereceksiniz. Çünkü Peygamberimiz (SAV) 'Selamı yayın' buyuruyor. Tanıdığımıza zaten selam veriyoruz. Önemli olan tanımadığımıza selam vermektir. Onların gönlünü kazanmaktır. Şimdi yeni bir koşuşturma başlayacak. Dünyanın hengâmesine kapılacağız. Ama ne olursa olsun yüce Allah'a verdiğimiz söze sadık kalalım. "Seni Rabb kabul ettik. Sen bizim Rabbimizsin" sözüne ve ahdine sadık kalalım. Allah'ı sevin, Peygamber'i sevin, Kur'an'ı sevin. Tarihinizle gurur duyun. Bir bayrağımız olduğu için sevinin. Çocuklarınıza merhamet edin. Onları Peygamber'in sevdiği gibi sevin. Açık aramak ve ayak kaydırmak yerine bağışlayıcı ve koruyucu olun. Unutmayın sizi seven Allah'ın ve güzel varlıkların yanına gidebilmeniz için bu dünyada da o güzellikleri hak etmeniz gerekiyor. Bunları göz önüne aldığınızda hayat daha güzel olacaktır. İslam dini ile kucaklaşın; ramazan ayı dışında da... Rabbim ramazan boyunca yaptığınız bütün dualarınızı kabul etsin. Ramazan Bayramı'nızı tebrik ederim. Allah yâr ve yardımcımız olsun.



ÖLÇÜLÜ SEVMEK
Hz. Peygamber (SAV) şöyle buyurdu: "Sevdiğin kimseyi ölçülü ve ihtiyatlı sev. Olabilir ki bir gün senden nefret eden bir düşmanın olur". (Buhari, Tirmizi) Hz. Peygamber'in insan psikolojisine ve değişen değer ölçülerine hitap eden uyarıcı bir hadistir bu. İnsanoğlunun bir kısmı son derece gariptir. Hırslıdır, nefsine tutkundur, menfaatini çok sever. Siz güçlü ve faydalı oldukça size yanaşır. Sizden yana olur. Hatta sizi sizden fazla savunur. Çok yakın bir dost sanırsınız. Ama günün birinde melekelerinizi kaybettiğinizde karşınızda yer alır. İşte bu noktayı işaret ediyor Hz. Resul. Sana dost olan, karakterinde böyle bir hâl sezinlediğin insana karışı aman ha temkinli ol. O bugün yanında, yarın karşında olabilir. Sakın ona mahremini açma. Sırrını paylaşma. Zayıf tarafını gösterme. Mutlaka arada bir mesafe olsun. Birini yıllarca sırtında taşırsın. Günün birinde yorulursun, biraz in dersin, o birdenbire 40-50 yıllık iyiliği siler. Senin tam bir düşmanın olur. Hatta silahını doğrultur ve tehdit eder. Bazı işadamlarının, işverenlerin, kendisine yıllarca iş verilen, iyilik edilen kişiler tarafından öldürüldüğünü biliriz. Elbette herkes bu hadisin kapsama alanı içinde değildir. Kerim olan, şerefli, onurlu, haysiyetli ve iyiliği hiç unutmayan insanlar da çoktur. Onlara elbet inanırsınız, güvenirsiniz. Fakat her şeye rağmen efendimizin bu uyarını göz önünde bulundurun.



BİR AYET
"İnsanlar, 'İnandık' demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler?" (Ankebut, 2)



BİR HADİS
"Allah'ım! Harama bulaşmaktansa helalinle yetineyim. Beni lütfunla (zengin kılarak) senden başkasına muhtaç etme." (Tirmizî, Deavât, 110)

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN