Nazar boncuğu kullanmayın!
Giriş Tarihi:
Nazar, haktır. İnsanlar nazardan korunmak için çeşitli yollara başvururlar.
Kimi nazar boncuğu takar, kimi tütsü yaktırır.
Kimi kurşun döktürür, kimi muska takar, kimileri eşyalarının üzerine çirkin nesneler koyarlar. Kimileri de 'maşallah' levhaları asarlar.
Hiçbiri doğru değil bunların. Hıristiyanlar da nazardan korunmak için haç takarlar, bir tür muska yerine geçer haç.
Nazara karşı mavi boncuk takmak, kapıları buğday başağı, keçi ve koç boynuzu, kaplumbağa kabuğu, sarımsak koçanı ve çocuk ayakkabısı gibi şeyler asmak yanlıştır. Bunlara sığınmak Allah'ın yardımının korumasını inkar anlamına gelen batıl inançtan başka bir şey değildir.
Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: "Nazardan ve göz değmesinden korunmak için asılmış nazarlıkları koparıp atanlar, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanırlar."
Öte yandan nazardan korunmak için insanın kendisine sürekli olarak 'Maşallah' ve 'Tebarekallah' zikirlerini çekmesi de çok faydalıdır. Başka milletlerde de nazara karşı bizdeki 'Maşallah' yerine geçen dualar kullanılmaktadır.
RÜYADA GÖRÜLENLER NE ANLAMA GELİYOR?
Rüya, hayatın ta kendisidir. Yaşadığımız dünya hayatında Allah'ın bize bahşettiği sayısız güzellikler karşısında çoğu zaman "Tıpkı bir rüya gibi" deriz.
Allah bize uykumuz sırasında bize birçok şeyi gösteriyor, kullarını uyarıyor, yanlışlarımıza dikkat çekip doğrulara işaret ediyor. Adına rüya dediğimiz ve uyku halindeyken yaşadığımız bu olgu esnasında gördüklerimiz bazen bizi korkutuyor, bazen de sevindiriyor.
Rüyalarımızda bazen uçuyor, bazen düşüyor, bazen kazanlarda kaynıyor, bazen boğuluyor, bazen de uçan adımlarla koşuyoruz.
Bazen denizlerin üzerinde yürüyor bazen de bir karış suyu geçemiyoruz. Bazen kral bazen dilenci oluyoruz. Bazen cennet kuşlarıyla oyun oynuyor bazen de yılanlarla boğuşuyoruz.
İşte bu yüzden bazen kan ter içinde bazen de mutlulukla gülümseyerek uyandığımızda "Bu gördüklerim acaba ne anlama geliyor?" diye düşünüyoruz.
Ayeti kelimelerde açıklanmaktadır ki, cinlerin insanları sapkınlığa ve delalete sürüklemek için çeşitli tuzaklar hazırladıkları ve bu tuzaklarla onları imanlarından etmeye çalıştıkları ifade edilmektedir.
İşte bütün bunlardan dolayı biz de gördüğümüz güzel ya da korkunç bir rüyanın neticesini işaretini merak edip, rüyamızı yorumlayacak birini arıyoruz.
Gördüğümüz rüyalar, genellikle günlük hayatımızla bağlantılıdır.
Hasta bir insan, içinde bulunduğu ruh halinin çerçevesinde rüya görür; sağlıklı, neşeli ve düzenli bir hayat süren insanın gördüğü rüyalarda onun ruhi durumunun bir aynası gibidir. Düzgün bir hayatı olmayan ya da şeytani işlere bulaşmış insanlar ise gördükleri korkutucu rüyaları hatırlamak bile istemezler.
Sabah uyanıp da "Allah Allah öyle bir rüya gördüm ki, hayatımla hiç ilgisi yok" demeyin.
Gördüğünüz rüyayı düşünün ve yorumlamaya çalışın. Çünkü o gördükleriniz, size gösterilenlerdir, belki bir işaret, belki bir uyarıdır.
CİDDİYE ALALIM
Kültürümüzde ve tarihimizde rüyaların yeri çok önemlidir. 700 yıl dünyaya hükmeden Osmanlı İmparatorluğumuzun kuruluşu da biliyorsunuz, bir rüyayla başlar.
Osman Gazi'nin gördüğü bir rüya, Şeyh Edebali tarafından tabir edilir. Şeyh Edebali'nin söz konusu tabirinde Kayı Aşireti'nin güçlü bir devlet olacağını, dal budak salacağını belirttiği rivayet edilir.
NAZARLAR DA ÇEŞİT ÇEŞİT
Nazır vardır, insanı sendeletir. Nazar vardır, insanın başını ağrıtır. Nazar vardır, insanı sakatlar.
Nazar vardır, insanı yatağa düşürür, öldürebilir. (Allah korusun) Nazar mallara da gelebilir demiştik. Nazara haset, kıskançlık da neden olabilir. Göz alıcı bir kıyafet giyerseniz yırtılır. Yeni bir araba alırsınız, bir şey olur. Bağınız, bahçeniz tarumar olur. İşleriniz aniden bozulur. En sevdiğiniz atınız, köpeğiniz, kediniz hastalanır, sakat kalır, ölür.
Başarılarınız hasede, kıskançlığa yol açar.
Başınıza bir iş gelir. Hatta insanlar arasındaki çok yakın, samimi ilişkiler, dostluklar da nazara gelebiliyor.
Sık sık duyarsınız, hatta söylersiniz, "Aramazı kara kedi girdi" yahut "Nazara geldik" gibi sözleri.
Kimi nazar boncuğu takar, kimi tütsü yaktırır.
Kimi kurşun döktürür, kimi muska takar, kimileri eşyalarının üzerine çirkin nesneler koyarlar. Kimileri de 'maşallah' levhaları asarlar.
Hiçbiri doğru değil bunların. Hıristiyanlar da nazardan korunmak için haç takarlar, bir tür muska yerine geçer haç.
Nazara karşı mavi boncuk takmak, kapıları buğday başağı, keçi ve koç boynuzu, kaplumbağa kabuğu, sarımsak koçanı ve çocuk ayakkabısı gibi şeyler asmak yanlıştır. Bunlara sığınmak Allah'ın yardımının korumasını inkar anlamına gelen batıl inançtan başka bir şey değildir.
Peygamberimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: "Nazardan ve göz değmesinden korunmak için asılmış nazarlıkları koparıp atanlar, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanırlar."
Öte yandan nazardan korunmak için insanın kendisine sürekli olarak 'Maşallah' ve 'Tebarekallah' zikirlerini çekmesi de çok faydalıdır. Başka milletlerde de nazara karşı bizdeki 'Maşallah' yerine geçen dualar kullanılmaktadır.
RÜYADA GÖRÜLENLER NE ANLAMA GELİYOR?
Rüya, hayatın ta kendisidir. Yaşadığımız dünya hayatında Allah'ın bize bahşettiği sayısız güzellikler karşısında çoğu zaman "Tıpkı bir rüya gibi" deriz.
Allah bize uykumuz sırasında bize birçok şeyi gösteriyor, kullarını uyarıyor, yanlışlarımıza dikkat çekip doğrulara işaret ediyor. Adına rüya dediğimiz ve uyku halindeyken yaşadığımız bu olgu esnasında gördüklerimiz bazen bizi korkutuyor, bazen de sevindiriyor.
Rüyalarımızda bazen uçuyor, bazen düşüyor, bazen kazanlarda kaynıyor, bazen boğuluyor, bazen de uçan adımlarla koşuyoruz.
Bazen denizlerin üzerinde yürüyor bazen de bir karış suyu geçemiyoruz. Bazen kral bazen dilenci oluyoruz. Bazen cennet kuşlarıyla oyun oynuyor bazen de yılanlarla boğuşuyoruz.
İşte bu yüzden bazen kan ter içinde bazen de mutlulukla gülümseyerek uyandığımızda "Bu gördüklerim acaba ne anlama geliyor?" diye düşünüyoruz.
Ayeti kelimelerde açıklanmaktadır ki, cinlerin insanları sapkınlığa ve delalete sürüklemek için çeşitli tuzaklar hazırladıkları ve bu tuzaklarla onları imanlarından etmeye çalıştıkları ifade edilmektedir.
İşte bütün bunlardan dolayı biz de gördüğümüz güzel ya da korkunç bir rüyanın neticesini işaretini merak edip, rüyamızı yorumlayacak birini arıyoruz.
Gördüğümüz rüyalar, genellikle günlük hayatımızla bağlantılıdır.
Hasta bir insan, içinde bulunduğu ruh halinin çerçevesinde rüya görür; sağlıklı, neşeli ve düzenli bir hayat süren insanın gördüğü rüyalarda onun ruhi durumunun bir aynası gibidir. Düzgün bir hayatı olmayan ya da şeytani işlere bulaşmış insanlar ise gördükleri korkutucu rüyaları hatırlamak bile istemezler.
Sabah uyanıp da "Allah Allah öyle bir rüya gördüm ki, hayatımla hiç ilgisi yok" demeyin.
Gördüğünüz rüyayı düşünün ve yorumlamaya çalışın. Çünkü o gördükleriniz, size gösterilenlerdir, belki bir işaret, belki bir uyarıdır.
CİDDİYE ALALIM
Kültürümüzde ve tarihimizde rüyaların yeri çok önemlidir. 700 yıl dünyaya hükmeden Osmanlı İmparatorluğumuzun kuruluşu da biliyorsunuz, bir rüyayla başlar.
Osman Gazi'nin gördüğü bir rüya, Şeyh Edebali tarafından tabir edilir. Şeyh Edebali'nin söz konusu tabirinde Kayı Aşireti'nin güçlü bir devlet olacağını, dal budak salacağını belirttiği rivayet edilir.
NAZARLAR DA ÇEŞİT ÇEŞİT
Nazır vardır, insanı sendeletir. Nazar vardır, insanın başını ağrıtır. Nazar vardır, insanı sakatlar.
Nazar vardır, insanı yatağa düşürür, öldürebilir. (Allah korusun) Nazar mallara da gelebilir demiştik. Nazara haset, kıskançlık da neden olabilir. Göz alıcı bir kıyafet giyerseniz yırtılır. Yeni bir araba alırsınız, bir şey olur. Bağınız, bahçeniz tarumar olur. İşleriniz aniden bozulur. En sevdiğiniz atınız, köpeğiniz, kediniz hastalanır, sakat kalır, ölür.
Başarılarınız hasede, kıskançlığa yol açar.
Başınıza bir iş gelir. Hatta insanlar arasındaki çok yakın, samimi ilişkiler, dostluklar da nazara gelebiliyor.
Sık sık duyarsınız, hatta söylersiniz, "Aramazı kara kedi girdi" yahut "Nazara geldik" gibi sözleri.