Sözde değil özde
Eski Genele Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt döneminde Türkiye'nin sayisa tarihine damgasını vuracak birçok gelişme yaşandı. Büyükanıt'ın, "Laiklik ve demokrasiye sözde değil, özde bağlılık" sözleri ise akıllara kazındı...
Giriş Tarihi:

30 Ağustos 2006-2008 dönemi, YAŞAR BÜYÜKANIT: Türkiye'nin çok kritik bir döneminde görev yaptı. 2007 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimleri, 27 Nisan e-muhtırası, 2007 yılı genel seçimleri, Dolmabahçe gizli görüşmesibu dönemin önemli olaylarıdır. 24 Nisan 2007 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan "Abdullah Gül kardeşim" adayımız diyerek Gül'ün 11 inci Cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklanmıştır. Ak Parti'nin Cumhurbaşkanı seçememesi için Türkiyenin her tarafında Cumhuriyet mitingleri tertip edilmiştir.Askerin müdahalesi için gizli veya açık tezgâhlar gündeme sokulmuştur. Tahriklere kapılan Genel Kurmay Başkanı Büyükanıt'ın hamleleri görülmüştür.Büyükanıt 12 Nisan'da "laiklik ve demokrasiye sözde değil özde bağlılık" açıklamasını yapmıştır.
FİKİR DEĞİŞTİRDİLER
İlk tur seçimlerinde seçilebilmek için 367 şartı gerektiği Sabih Kanadoğlutarafından dile getirilmiş.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar, bir anda fikirlerini değiştirmiş ve Köşk seçimleri için Meclis'e girmekten vazgeçerek Kanadoğlu'nun toplantı yeter sayısı 367 olduğu tezine uygun bir şekilde meclis oturumuna katılmamışlardır. Dönemin Anavatan lideri Erkan Mumcu ile DP Genel Başkanı Mehmet Ağar'a telefon eden emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın seçime engel olduğu öne sürülmüştür.27 Nisan tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimlerinde 357 kabul oyu çıkmasına karşın 367 sayısına ulaşılamadığı için, seçim ikinci tura kalmış; Anayasanın ilgili hükmü gereği, ilk oturumun açılabilmesi için 367 üyenin Mecliste hazır bulunması gerektiği gerekçesi ile CHP tarafından oturumun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açılmıştır
27 NİSAN MUHTIRASI
Aynı gece, yani 27 Nisan gece yarısına doğru, Genelkurmay Başkanlığı, saat 23.20'de yaptığı açıklamada muhtıra gibi bir uyarıda bulunmuştur. Bu açıklama, e-muhtıra olarak adlandırılmıştır.''Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilke ve inkilaplarının korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir" denilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 1 Mayıs 2007 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. 6 Mayıs 2007 tarihinde Mecliste yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilememiştir.
SİVİL DİRENİŞ
Muhtıraya karşı, Başbakan Erdoğan'ın ilk kez sivil direniş içine girdiği görüldü. 27 Nisan'ı muhtıra amacıyla yayınlayanlar, Hükümet'in boyun eğmediğini, muhtıranın kağıt parçasına döndüğünü kısa zamanda gördüler. Milli iradeye bedeli ne olursa olsun sahip çıkan bir Hükümet'in çıkması, gelişmeleri farklı biçimde sonuçlandırdı.
DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ
4 Mayıs 2007'de Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan ve 2,5 saat süren ikili görüşmeyle ilgili olarak bugüne kadar resmi bir açıklama yapılmadı. Görüşme gizemini koruyor. Görüşme sonrasındaki olaylara bakarak bazı yorumlar yapılmaktadır. Başbakan Erdoğan, "Bu benimle mezara gider'' demiştir. Yaşar Paşa, "Zamanı gelince açıklayacağım. 27 Nisan bildirisini çok dikkatli okuyun. Satır aralarını çözmeye çalışın. Orada ne söyleniyorsa Dolmabahçe'de işte onlar konuşuldu"diyordu. Prof. Dr. Mahir Kaynak, uzun zaman MİT'te daire başkanı olarak görev yaptı. Kaynak , "Tayyip Bey ile Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesi önemli. Burada Erdoğan ve Büyükanıt mutabık kaldılar. Askerin de karşı çıkmayacağı bir cumhurbaşkanı olacaktı. Fakat MHP bu mutabakatı bozdu'' iddiasında bulundu.
GENEL SEÇİM
İlk seçim sürecinde Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılamaması üzerine genel seçime gidilmiştir. 22 Temmuz 2007 seçimlerinin ardından AK Parti'nin tek başına iktidara geldi.
Abdullah Gül, adaylığını yeniden açıkladı.28 Ağustos 2007 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turunda 339 oy alarak Türkiye Cumhuriyetinin 11. cumhurbaşkanı seçildi.Böylece Nisan 2007'de başlayan Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanını seçim süreci sona erdi.
KİM YAZDI?
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, emekli olduktan 8 ay sonra muhtırayı bizzat kaleme aldığını açıklamıştır.Bu noktada kulislere farklı bilgiler gelmiştir. Muhtıra'yı yazanın genelkurmay ikinci başkanı orgeneral Ergin Saygun olduğu, Büyükanıt paşaya rağmen yayınlandığı ısrarla söylenmektedir.
FİKİR DEĞİŞTİRDİLER
İlk tur seçimlerinde seçilebilmek için 367 şartı gerektiği Sabih Kanadoğlutarafından dile getirilmiş.
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar, bir anda fikirlerini değiştirmiş ve Köşk seçimleri için Meclis'e girmekten vazgeçerek Kanadoğlu'nun toplantı yeter sayısı 367 olduğu tezine uygun bir şekilde meclis oturumuna katılmamışlardır. Dönemin Anavatan lideri Erkan Mumcu ile DP Genel Başkanı Mehmet Ağar'a telefon eden emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın seçime engel olduğu öne sürülmüştür.27 Nisan tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı birinci tur seçimlerinde 357 kabul oyu çıkmasına karşın 367 sayısına ulaşılamadığı için, seçim ikinci tura kalmış; Anayasanın ilgili hükmü gereği, ilk oturumun açılabilmesi için 367 üyenin Mecliste hazır bulunması gerektiği gerekçesi ile CHP tarafından oturumun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde dava açılmıştır
27 NİSAN MUHTIRASI
Aynı gece, yani 27 Nisan gece yarısına doğru, Genelkurmay Başkanlığı, saat 23.20'de yaptığı açıklamada muhtıra gibi bir uyarıda bulunmuştur. Bu açıklama, e-muhtıra olarak adlandırılmıştır.''Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilke ve inkilaplarının korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir" denilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 1 Mayıs 2007 tarihli kararı ile iptal edilmiştir. 6 Mayıs 2007 tarihinde Mecliste yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamayışı yüzünden 11. Cumhurbaşkanı seçilememiştir.
SİVİL DİRENİŞ
Muhtıraya karşı, Başbakan Erdoğan'ın ilk kez sivil direniş içine girdiği görüldü. 27 Nisan'ı muhtıra amacıyla yayınlayanlar, Hükümet'in boyun eğmediğini, muhtıranın kağıt parçasına döndüğünü kısa zamanda gördüler. Milli iradeye bedeli ne olursa olsun sahip çıkan bir Hükümet'in çıkması, gelişmeleri farklı biçimde sonuçlandırdı.
DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİ
4 Mayıs 2007'de Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan ve 2,5 saat süren ikili görüşmeyle ilgili olarak bugüne kadar resmi bir açıklama yapılmadı. Görüşme gizemini koruyor. Görüşme sonrasındaki olaylara bakarak bazı yorumlar yapılmaktadır. Başbakan Erdoğan, "Bu benimle mezara gider'' demiştir. Yaşar Paşa, "Zamanı gelince açıklayacağım. 27 Nisan bildirisini çok dikkatli okuyun. Satır aralarını çözmeye çalışın. Orada ne söyleniyorsa Dolmabahçe'de işte onlar konuşuldu"diyordu. Prof. Dr. Mahir Kaynak, uzun zaman MİT'te daire başkanı olarak görev yaptı. Kaynak , "Tayyip Bey ile Genelkurmay Başkanı Büyükanıt'ın Dolmabahçe görüşmesi önemli. Burada Erdoğan ve Büyükanıt mutabık kaldılar. Askerin de karşı çıkmayacağı bir cumhurbaşkanı olacaktı. Fakat MHP bu mutabakatı bozdu'' iddiasında bulundu.
GENEL SEÇİM
İlk seçim sürecinde Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılamaması üzerine genel seçime gidilmiştir. 22 Temmuz 2007 seçimlerinin ardından AK Parti'nin tek başına iktidara geldi.
Abdullah Gül, adaylığını yeniden açıkladı.28 Ağustos 2007 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin üçüncü turunda 339 oy alarak Türkiye Cumhuriyetinin 11. cumhurbaşkanı seçildi.Böylece Nisan 2007'de başlayan Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanını seçim süreci sona erdi.
KİM YAZDI?
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, emekli olduktan 8 ay sonra muhtırayı bizzat kaleme aldığını açıklamıştır.Bu noktada kulislere farklı bilgiler gelmiştir. Muhtıra'yı yazanın genelkurmay ikinci başkanı orgeneral Ergin Saygun olduğu, Büyükanıt paşaya rağmen yayınlandığı ısrarla söylenmektedir.
