Biz futbol maçlarına gitmesini de bilmiyoruz seyretmesini de.
Hele maç öncesinde bıçaklı saldırı ve 7 kişinin yaralanması çok üzücü ve futbol adına da utanç verici. Futbol maçına mı gidiyoruz yoksa savaşa mı gidiyoruz. Bunlar asla taraftar olamaz. Olsa olsa sokak teröristi olur.
Galatasaray kalecisi Muslera'nın isyan edercesine ayakkabısı ile kale direklerine vurup parçalaması inan ki içimizi pramparça etti. Yeter artık.
Maça gelince iki takım da oyuna tempolu başladı.
Ama maçın duraklama anlarından sonra tempo düşmeye başladı. Futbol adına Süper Kupa'ya yakışmadı. Ben Beşiktaş maçı öncesi maç yazımda şunu belirtmiştim.
Beşiktaş'ın iki büyük eksiği var. Biri hücum gücünde golcü, diğeri de stoper mevkindeydi. Maalesef yine haklı çıktım. Şenol Güneş unutmasın ki eğer Necip'i oynatacaksa stoper haricinde her yerde oynatabilir.
Ama asla yeri orası değil. Yenilen gole bakıldığında da apaçık ortada.
Hücum gücünde eğer Gomez gelmeyecekse onun ayarında bir hafta içinde takıma bir oyuncu alınmalı.
Yoksa Beşiktaş hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi'nde hüsrana uğrar.
Cenk Tosun Beşiktaş'ın golcüsü olamaz.
Bir Gomez değil. Demek ki Sosa da orta sahanın beyni. Bir an önce Sosa'yı allayıp pullayıp bu takıma oturtmak gerek. Son sözüm Başkan Fikret Orman ve yönetimine. Eğer parayı kıymayıp Gomez veya onun ayarında bir golcü ve stoper almazsanız göreceksiniz altıncı ayda havlu atarsınız. Ve yönetim de sıkıntılarla başbaşa kalır.
Maçın yıldızı kim diye sorarsanız tek kelime Muslera derim.