Zaten, yıllardır bu ligde kimin hangi sonucu alacağını, kimin şampiyon olacağını tahmin etmek mümkün değil... Futbol, fair-play olayıdır... Ancak, bu sezon kavga ve taraftar tepkisi çabuk başladı.
Pazar günü oynanan Fethiye-Balıkesir maçında istenilmeyen olaylar yaşanması futbolumuz adına çok üzücüdür.
Halbuki geçen sezon 80. yılında şampiyon olarak PTT Birinci Lig'e terfi eden Fethiye, Türkiye'nin de turistik açıdan gözbebeğidir. Bir futbol takımı mağlup olabilir, yenilebilir, ama hiç bir zaman o şehrin güzelliklerine gölge düşürülmemelidir.
Tribünlerdeki bazı taraftarların hakem Özkan Çeliker'e yabancı maddeler atması bardağı taşıran son damla oldu ve maçı tatil etmeye kadar gitti. Yazık... Geçen sezon şampiyon olmuş, centilmenliğiyle ön plana çıkmış bir şehrin taraftarlarının bu derece takımına zarar vermesini kabullenemiyorum.
Ve şunu kesinkes söylüyorum ki, bunu yapanlar futbolu sevmeyen, takımını istemeyen kişilerdir.
DENGELER DEĞİŞİYOR...
Ligde geçen hafta oynanan futbola gelecek olursak... Gerçekten de PTT Birinci Lig'de çok güzel maçlar ve goller seyrediyoruz. Bir hafta yenilen bir hafta sonra farklı bir galibiyete imza atabiliyor.
İşte Adana Demirspor... Bu sezon çok güçlü bir kadro kurdu. Takımın başına da Yücel İldiz'i getirdi. İlk maçta Boluspor'a yenildi, ama bu hafta Gaziantep Belediye önünde adeta coştu ve 4 gollü bir galibiyet aldı. Orduspor, Adana'yı deplasmanda 4-0 gibi farklı bir skorla yendi, ama bu süksesini kendi sahasında Mersin İdman Yurdu ile berabere kalıp kaybetti.
Manisaspor, Şanlıurfaspor'la berabere kalırken futbol olarak zengin ama gol yollarında fakirdi. Karşıyaka ise Şanlıurfaspor deplasmanındaki puandan sonra Adana'yı da yenerek lige ağırlığını koymaya başladı. Diğer takımlar ise PTT Birinci Lig'de şimdiden kaybettikleri puanları kazanmak için bir arayış içerisinde... PTT Birinci Lig, sürprizlerle dolu bir lig... Eğer, o hafta iyi hazırlanmazsan hemen kaybedebiliyorsun. Ben buradan tüm taraftarlara şunu söylemek isterim... Futbol, bir şovdur, bir temaşa oyunudur. Bunun içerisinde kaybetmek de var kazanmak da ama önemli olan kazananı alkışlamak, kaybedeni de bağrına basmak.
BUCASPOR'A EVLAT KURŞUNU!
Mehmet Batdal'ı yıllardır tanırım, takip ederim ve takdir ederim. Şu ana kadar istediği yere gelemeyen, şanssız oyuncuların da başında gelir.
Yıllarca Bucaspor'un kurtarıcısı oldu. Takımını şampiyon etti ve ödül olarak da Galatasaray'a transfer oldu. Kanaatince tam ogunlaşmadan, tecrübe kazanmadan Galatasaray'a gelmesi onun bazı özelliklerini kısıtladı. Aslında Mehmet Batdal, Türkiye'nin son yıllardaki en iyi sol ayaklı santrformarından biri. Geçen sezon da Galatasaray'dan Bucaspor'a kiralanmış ve Bucaspor'u attığı gollerle play-offa kadar taşımıştı. Batdal, efendi, çalışkan, işini yapan ve her yıl kendini yenileyen bir marka. Ama, bu markanın zaman geldi. Bu sezon, Belediye takımına gelerek kendini deg östermeye başladı.
Ve oynanan Belediye-Buca maçında attığı golle de yetiştiği, yetiştirildiği Bucaspor'u yenerek attığı golle de galibiyeti sağladı. Yani, bir nevi Buca'yı evlat kurşunu bitirdi.
REKORTMEN ENES BÖYLE DEVAM ETMELİSİN
Futbolda bir gencin hele ki ülkemiz koşullarında yetişmesi ve istikrarı yakalaması çok zaman alıyor. Hemen şımarıyor ve futboldan da kopuyor. Ama Galatasaray maçındaki genç, dinamik ve eski bir futbolcu oğlu olan Enes Ünal'ı ayrı tutuyorum. G.Saray'a attığı golle Türk futbolunda tarihe adını rekortmen olarak yazdırdı ve en genç yaşta gol atan isim oldu.
Enes'i ilk olarak Avrupa Ligi eleme maçında izlemiştim. Boy onda, pos onda... Oyunda çalışkan ve gol yollarına çabuk giriyor. G.Saray maçında sonradan oyuna girmesine rağmen gol alanlarında bulunması büyük avantaj.
Ben de eski bir golcü olarak, "Haydi Enes, şımarma, bu gol seni şımartmasın, sana moral ve ışık olsun."
BEYKOZSPOR'A ÇELİKBİLEK DESTEĞİ
İstanbul'un en güzel ilçelerinden biri olan Beykoz, futbolda tekrar eski günlerine dönmek için Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek'le büyük atılım peşinde.
Yıllar önce oynadğı futbolla Türk futbolunun aynası olmuştu, ancak yanlış yönetimler ve transfer hataları bu güzide kulübümüzü amatörlüğe kadar getirdi.
Yazık... Beykoz, İstanbul'un incisi...
Futbolu seven ve Beykoz'a aşık olan Başkan Yücel Çelikbilek bu köklü kulübü destekleme sözü vererek ve tüm Beykozlular'ı destek için birleşmeye davet etti. Başkan'ın bu düşüncesini alkışlıyorum. Ben de eski bir futbolcu olarak Beykoz'un geçmişini de bilerek, Bravo Başkan... Düşünceni alkışlıyorum, ama Beykozlular'ın da bu kulübü sahiplenmesini istiyorum. Beykoz eski günlerine dönsün., dönmeli...
Beykozlular'a yakışan da budur..
GÜZEL KÖY FERİKÖY
İstanbul'un tam ortasında şirin bir köy adı... FERİKÖY... Yıllar önce Türk futboluna altın harflerle yazdırmıştı. Şimdi ise Süper Amatör Lig'de şampiyonluk mücadelesi veriyor. Takımın başında Beşiktaş'ın efsane futbolcusu Metin Uzun var. Metin hocayı çok severim. Feriköy'le şampiyonluk kazanmak için hırs ve azmi talebelerine aşılamış. İlk maçta Nişanca Kalespor'u 3-0 yendiler. İnanıyorum ki Feriköy yönetimi ve taraftarları takıma ve hocalarına inanırsa ilk önce BAL Ligi'ne ertesi yılda profesyonelliğe geçer.