Bugünkü
Takvim
  • 28 Ekim 2017, Cumartesi

İyi nedir?

İyi nedir? Bir içi bilerek boş bırakılan bir kavramdır. Gevşeklik ve muğlaklıktır. İki sahte evrenselcilik denemesidir. Üç siyaset felsefesinin en eski tartışmasıdır. Kurulan yeni partiyi görünce aklıma bunlar geldi.
Bildiğimiz siyaset metinlerinin en eskisi Platon'a ait devlet kitabıdır. Kitap basit bir soruyla başlar. İyi nedir? Bu soruya verilen cevap iyi (ideal) devletin de temelini oluşturacaktır. Soruya iki tür cevap verilir. Birincisi gerçekçi Thrasymachus'un cevabıdır. İkincisi ise kendi iyisini Sokrates'e söyleten idealist ve evrenselci Platon'un cevabıdır.
Thrasymachus aslında "iyi diye bir şeyin olmadığını güçlülerin bu kavramı zayıfları aldatmak için kullandıkları bir araç" olduğunu iddia eder. Bu keskin ve rahatsız edici bir gerçekçilik. İnsana güç ilişkilerini hatırlatır ve iyi kavramının içinin boş olduğunu gösterir.
Öte taraftan Platon ise evrensel bir idealin peşindedir. Kendince bir iyi belirler ve o iyinin ancak filozof kral tarafından üretilebileceğini söyler. Bu tartışmayı doğal olarak kitabın yazarı Platon kazanmış gibi görünür. Fakat tarih boyunca bu tartışma hiç bitmez.
Birileri hep Platon gibi iyi kavramının peşinden koşar veya koştuğunu iddia eder. Kendine göre bir iyi tarif eder.
Sonra toplumun geri kalanlarının bu iyiye uymasını talep eder. Ama buna karşın bütün bu iyi tanımlamalarının taraflı olduğunu iddia edenler hep olmuştur.
O günden bu güne herkes kendi iyisini diğerine norm olarak yutturmak ister. Tarih boyunca birçok iyi tanımı çıkmıştır sahneye. Modern zamanlara gelirseniz görürsünüz. Kimisi özgürlüğün iyi olduğunu düşünür. Kimisi eşitliğin iyi olduğunu düşünür. Kimine göre kardeşlik iyidir. Hepsi en iyinin kendi inanışları olduğunu düşünür. Mesela İkinci Dünya Savaşı bu üç iyi algısının savaşıydı. Amerika için iyi özgürlüktü, Almanya için milliyetçilik, Sovyetler için eşitlik. Sonra bütün bir Soğuk Savaş liberal iyi ile komünist iyi arasında geçti. Doksanlarda hepimize liberal iyi dayatıldı. Tarihin sonu geldi dediler.
Evrensel iyiyi bulduklarını iddia ettiler.
Hâlbuki değildi. Yine birileri iyiyi tarif etme hakkını kendinde buldu. Yine bir dayatma yaptı. Yine bunu kabul etmeyenler çıktı. Tarih sona ermedi.
Yeni iyiler eski iyilerle vuruşmaya devam ediyor.
Yirminci yüzyılın başında sosyal bilimler felsefesi gelişirken ve modern disiplinler kurulurken insanlık bir şeyin farkına vardı. Doğa bilimleri gelişirken sosyal bilimler gelişemiyordu. Hala aynı konular aynı şekilde tartışılıyordu. O zaman birileri çıktı ve dedi ki aslında bizler hep yanlış soruları soruyoruz.
İlerleme kaydetmek istiyorsanız "iyi nedir" gibi bir soru anlamsız bir sorudur. Çünkü herkesin kendine göre bir iyisi vardır ve bu durum ortak zemin üzerinden bilgi üretimine engel olmaktadır.
İyi öylesine muğlak ve öylesine gevşek bir kavramdır ki her anlama gelebilir. Her anlama gelen şey hiçbir anlam ifade etmez.
Kavram genişledikçe içi boşalır.
İçi boşaldıkça fırsatçıların eline düşer. Fırsatçılar sepetin içine herkesi doldurmak ve onları boş bir vaadin peşinden sürüklemek istediğinde böylesi muğlak kavramları bilerek tercih eder. Sündürdükçe sündürür.
Aslında önerdikleri bir şey yoktur. Kendi geleceklerini toplumun geleceği gibi sunmak için bu yola başvururlar.
Son kurulan İyi Partisi de buna örnek. Aslında hiçbir şey söylemiyor.
İyinin ne demek olduğuna dair hiçbir kanaati yok. Hâlbuki siyaset kendi iyisini tanımlar ve onun için mücadele eder. Beğenin ya da beğenmeyin CHP iyi olanın Cumhuriyetçilik ve Halkçılık olduğunu düşünür, altı okun içinden. AK Parti adalet ve kalkınmanın iyi olduğunu düşünür, muhafazakâr demokrasi içinden. MHP milliyetçiliği iyi görür bir sürü iyinin içinden.
Ama İyi Partisi neyi iyi gördüğünü söylemekten özellikle kaçınıyor. Sadece bu kavramı fırsata çevirmenin peşinde.
Esasen Türk siyaset tarihinin yabancı olduğu bir yöntem değil. Ama bu yöntem bundan 15 yıl önce mahkûm edildi. İçi boş laflarla kısır siyasi tartışma yapan liderliklerin hepsi kaybolup gitti.
Partilerin içi boşaldı.
Bu parti de herkesi içine almak adına kendi içini boş bırakmış.
Dolacak gibi de görünmüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya