Patlamaların siyasi bir sabotaj olduğu söylentisi yayılır. Soruşturmanın örtbas edildiği fısıldanmaktadır.
TBMM'de kapalı celsede Başbakan kürsüye gelerek açıklamalarda bulunur; ne anlattığıysa bugün bile devlet sırrıdır."
Yakın tarihimize bakarsak, milli savunma sanayini kırmak için yapılan yerli ve yabancı tezgâhların arka planına tanık oluruz.
Türkiye, bölücü terör PKK ile 30 yıldan beri mücadele ediyor. İsrail'den insansız hava aracı Heron, Amerika'dan Predator getirmek zorunda kalıyor. Milli insansız hava araçları ANKA yapımı için, 2004 yılında ancak karar alabilmişiz. Engeller, tezgâhlar, uluslararası oyunlarla karşılaşmışız. Milli yapım ANKA'lar 2011 yılında başarı ile denemeleri geçti. 2012'de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilecek. İsrail devleti 1948 yılında kurulmuş, Türkiye'ye Heron satıyor. Amerikan Predatorlar'ı yapımına 1987'de başlanmış, 1990'lı yıllarda olgunlaşmış. Bize satmak için görüşmeler yapılıyor.
Türkiye, bu silahları yapma şansını yıllar önce bulmuş ve ama ihanetler sonucu bugün yaşadığımız olaylarla karşılaşmış durumda.
Türkiye 1928'de Kayseri'de Türk-Alman işbirliği ile junkers a-20 modeli uçak üretimine başladı. 1932'den sonra Amerikan curtis-wright montajına geçildi.
1938 yılına kadar; 145 adet Alman Gotha, 112 adet İngiliz Miles-Magister tipi uçak imal edildi.
1945 yılında başlayan Amerikan yardımları nedeni ile üretim durduruldu.
Türkiye, 1940 yılından sonra THK Etimesgut uçak fabrikasını organize etti. Fabrikada ilk olarak İngiliz Miles-Magister eğitim uçakları yapıldı. 1936 yılında Nuri Demirağ ile havacılık sektörüne girdi. İstanbul-
Beşiktaş'ta kurmuş olduğu uçak fabrikası 1940 yılına kadar bir filo oluşturabilecek kadar uçak üretti. Sonra devletin vermiş olduğu siparişleri iptal etmesi üzerine battı.
1950 yılında dönemin en büyük hava tüneli kuruldu. AHT (Ankara Hava Tüneli). 1952'de uçak fabrikası ve motor fabrikası sessizce kapatıldı. Motor fabrikası, 1955'te Türk traktör fabrikasına dönüştürüldü.
Uçak fabrikası, tekstil makineleri fabrikasına dönüştürüldü.
Yıkıcı ve işbirlikçi
Başta Amerika olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya; uçaklarını ucuz ve kredi ile vererek, Türk sanayini yıkmışlar, onların mümessilleri ihanetler içinde, bu çöküşe zemin hazırlamışlardır.
Milli Savunma sanayimiz baltalanmış. O fabrikalar yaşatılabilse, trilyonlarca dolarımız, silah baronlarına değil, yatırımlara giderdi. Çökertilen milli savunma sanayimiz ve yıllardır almak zorunda bırakıldığımız silahlar.
2007'den itibaren yakaladığımız bölgesel güç-küresel aktör konumumuzu, yıllar önce elde etmemiz mümkün iken, yıkıcı ve işbirlikçi odaklarla milli savunma sanayimiz havaya uçurulmuş.
Son yıllara bakalım.
Aselsan'da çok önemli projelere imza atan üç parlak genç, şüpheli şekilde ölüyor. Aselsan, Türkiye'nin dışa bağımlılığını azaltmak için kurulmuş bir şirket. En önemli özelliği aviyonik. Bu aviyonik meselesi çok önemli. 650 milyon dolara F-16'larımızı ABD modernize edecek ya, işte o uçaklarda bizimkilerin yapamadığı tek şey aviyonik sistemlerdi. Bunu yapacak duruma geldik.
Isparta'da Atlas Jet uçağı şüpheli şekilde düşüyor.
Türkiye'nin beyin kadroları hocalar ölüyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Arık'ın, İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarında kurulu, European Organization for Nuclear Research (CERN)'de çalıştığı ortaya çıkıyor.
Arık başkanlığındaki grubun, Nükleer Enerji Santralleri hakkında çalışmaları çok dikkat çekiyor. Nükleer Enerji Santralleri'nde uranyum yerine kullanılabilecek olan toryumun 21. Yüzyıl'ın en stratejik maddesi olacağını unutmayalım.
Eğer toryum kullanıma sokulabilirse Türkiye elektrik üretmek için petrol ya da doğalgaz satın almak zorunda kalmayacak.
Isınma ihtiyacımız için yer altındaki yaklaşık 900 bin tonluk toryum ile ürettiğimiz elektriği kullanabiliriz.
Bugün dünyada savaşlara neden olan petrolün 1 milyon variliyle elde edilebilen enerji, sadece 1 ton toryum kullanılarak üretilebilecek.
Büyük çoğunluğu sır perdesiyle örtülü yakın geçmişimizi iyice araştırmak, geçmişteki sır olayları yeniden değerlendirerek, günümüzde yaşadığımız sıkıntıların arka planını ortaya çıkarmak zorundayız. Geçmişi bilmezsek, geleceğe güvenle bakamayız.