Bazı olaylar vardır,sadece bir konu olarak görülemez. O olayın arkasında bağımsız bir devletin geleceği vardır.
Büyüme kavgasının kodları vardır.
Gizli mücadeleler tarihinin derin anlamlı sayfaları vardır. Doğu Akdeniz'de keşif görevi yaparken Suriye karasuları ve hava sahası dışında iki pilotumuzun şehit olmasını, Kızıldeniz'de babp-ül mendep boğazında devriye görevi yapan Giresun firkateynini, Afganistan'da, Kosova'da, Lübnan'daki Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, neden oralarda bulunduğunu tekrar ama tekrar düşünmeliyiz. Yapılanlar, 100 yıl sonra başını tekrar kaldıran, yakın çevresine uzanan, (Ben dünyanın yeni oyun kurucusu olmak istiyorum) diyen yeni Türkiye'nin ayak sesleridir.
Bu ayak seslerinin arkasında, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in, günlerce bir masada ,yeni ordu vizyonunu konuşmalarının işaretleri vardır.
Türk Devlet aklının, Başbakanlık konutunda ele aldığı konulara bakarsak,geleceği daha net görebiliriz:
* Türkiye uçak gemisini hemen,nasıl almalı?
* Türkiye, helikopter taşıyan gemilerini en kısa zamanda nasıl devreye sokmalı?
* Awacs erken uyarı uçakları, 2012 sonunda devreye girmeli.
* Atom denizaltıları inşa edilmeli.
* Başbakan ve Genelkurmay Başkanı neden acele ediyor?
Bölgesel güç konumuna gelen; Türkiye, küresel oyunlara ancak,yeni vizyonlu orduyla girebilir de ondan.
Petrol boru hatlarının güvenliğini sağlamak, Akdeniz'i-Kızıldeniz'i Osmanlılar'ın yaptığı gibi bir göl haline getirebilmek için acele ediyorlar.
Amerikan Noble petrol şirketinin doğu Akdeniz'de Afrodit'i delerek, yaklaşık 100 trilyon dolarlık doğalgaz ve petrol rezervi olduğunu belirlemesi bu bölgeye kıyısı olan Türkiye, Güney Kıbrıs, Mısır, İsrail, Lübnan ve Suriye arasında önemli gelişmeleri hızlandırdı.
Avrupa'nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek ölçüdeki bu rezervler, gizli ve acımasız mücadeleleri beraberinde getirmektedir. Bu kadar büyük petrol ve doğalgaz rezervinin olduğu bir bölgede küresel güçler de cirit atmaya başlamıştır.Amerikan Altıncı filo ve Rus donanması birbirini yakından takip etme pozisyonuna girmişlerdir.
Kıbrıs Rumları'nın , bu bölgede yeni bir müttefik kazanarak, İsrail ile olan ilişkilerini daha da geliştirmesi,İsrail-
Yunanistan askeri anlaşmaları gerginliği had safhaya çıkarmıştır.
Bölgenin siyasi dokusunu ve tarihi mirasını göz önünde bulundurduğumuzda DOĞU Akdeniz'deki gerginliğin sadece petrol ve doğalgaz yatakları üzerinden okunamayacağı da bir gerçek.
Uluslararası gelişmeleri dikkatle izleyen stratejistler, son zamanlarda özellikle Almanya'nın nükleer füze taşıyacak şekilde hazırlanan denizaltıları İsrail'e vermesini şu şekilde okuyor:
Akdeniz'de zengin doğalgaz kaynakları keşfedildi. Büyük bir pasta yakalandı ve Kıbrıs Rum Kesimi ile ortak enerji paylaşımı planları devreye girdi. Ve Amerika'nın koruması altındaki İsrail'e, Avrupa'nın patronu Almanya sahip çıkmaya başladı. Alman denizaltıları Dolphinlerden dördüncüsü, Tanin (İbranice Timsah) adlı gemi İsrail donanmasına teslim edildi. Tanin, yeni sistemlerle çok uzun süreler denizaltında kalabiliyor. Beşincisi 2014'te hizmete girecek. Altıncısı için de İsrail-Almanya anlaştı.
Almanya'nın desteği ve cömert tutumu sayesinde İsrail, Akdeniz'in önemli bir denizaltı gücü olma yolunda ilerliyor.
Akdeniz ve şüphesiz Kızıldeniz'de önemli bir stratejik caydırıcı güç haline geliyor. Bunlar ayrıca İsrail'e 'ikinci vuruş ya da saldırı' (yani nükleer karşılık) yeteneği de kazandırıyor."
Yeni gerçekler ışığında biraz geriye giderek, Kıbrıs Barış Harekatı'nı hatırlayalım. Türkiye Kıbrıs Barış Harekatı'nı 1974 yılında yaptı. Bu harekat, Türk ordusunun kurtuluş savaşından sonra ilk kez gerçekleştirdiği karma (deniz-havakara) harekatı oldu. Bir çok tehlike göze alındı ve başarılı olundu.
Neden?
Çünkü, Kıbrıs, Doğu Akdeniz'in uçak gemisidir. Türkiye'nin Ceyhan petrol merkezinin güvenlik penceresidir. Süveyş kanalı-Kızıldeniz askeri-ekonomik-stratejik güvenliğinin kilit adasıdır. Bu gerçek görüldüğü için,o harekat yapılmıştır.
SONUÇ: Şimdi, Kıbrıs Rumları ve Yunanistan ile can ciğer olan Doğu Akdeniz'i göl haline getirmeye çalışan İsrail'e karşı Türkiye'nin stratejik hamleler yapması zamanıdır...