CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye'nin, stratejik Libya ve Kıbrıs hamleleri

Eklenme Tarihi 06 Temmuz 2011
Türkiye'de gözler, Meclis'i boykot ve şike konuşmaları üzerinde yoğunlaşmışken, Libya ve KKTC'de önemli gelişmeler yaşanıyor. Türk dış politikasının, tarihi hamleleri birbiri ardına devreye giriyor. Türkiye, çok başarılı diplomatik mücadeleyle Libya geçici Ulusal Konsey'ini resmen tanıdı ve Kaddafi diktatörlüğü ile diplomatik ilişkilerini kesti, Bingazi'nin kalbini kazandı. Yeni Libya'nın emperyalist güçlere yem olmaması için Türkiye'nin O'na kararlılıkla sahip çıkması gerekiyordu. Bölgesinin güçlü devleti, tarihi beraberlikleri olan Libya'ya elbette kucak açacaktı. Türkiye'nin Libya Büyükelçi'sini geri çekmesi, Kaddafi yönetimi ile ilişkileri kesmesi ve Bingazi'de geçici yönetimini Libya'nın gerçek temsilcisi olarak tanıması çok büyük bir dış politika hamlesidir. Uzun zaman değil 3 ay önce, Libya olayında ipleri ele alan Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, Türkiye'nin son hamlesiyle adeta devre dışı bırakılıyor. Türkiye'nin taktik ve stratejik başarılarının altında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun geleceği işaret eden sözlerini bulmaktayız: "Türkiye büyük bir paradigmatik değişim ve çok köklü bir dönüşüm yaşıyor. Bugün artık 'Şunu yapabilir miyiz?' diye bir soru artık zihnimize gelmiyor veya 'Dışarıdan birileri herhangi bir projeye nasıl bakıyor?' diye düşünmüyoruz. Bir adayımız dünya ölçeğinde bir kuruluşun başına aday olduğunda kimse 'Acaba Türkiye bunu gerçekleştirebilir mi?' diye bir soruyu zihninden geçirmiyor. Türkiye'nin ekonomisi ve ufku büyüdükçe, bize küçük düşünmek, küçük ölçekli planlar projeler yapmak yakışmaz. Bir süreden beri Türkiye "bölgesel güç" olarak görülmektedir. Artık küresel bir aktör görüldüğü döneme girmekteyiz." Libya kadar önemli bir başka önemli hamle Kıbrıs olayında yaşanıyor.

Sürpriz, KKTC hamlesi
Türkiye, Rum
kesiminin 1 Temmuz 2012'de AB dönem başkanlığını devralacak olması nedeniyle Ada'daki çözüm sürecini hızlandırmak için yoğun bir şekilde çaba harcıyor. Ankara, Kıbrıs Rum Kesimi'nin, "Kıbrıs Cumhuriyeti" sıfatıyla AB dönem başkanlığını devralacağı 1 Temmuz 2012 tarihi öncesinde çözüm için BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun'un etkin olarak devrede olmasını istiyor. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Kıbrıs Rum lideri Hristofyas, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son durumu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile 7 Temmuz'da Cenevre'de masaya yatıracak. Kıbrıs Türk tarafı, üçüncü üçlü görüşmeden sonuç çıkmasını, müzakere temposunun yoğunlaşmasını ve görüşmelerin zaman sınırı konarak takvime bağlanmasını bekliyor. Diplomatik çevreler, New York zirvesinden çıkacak sonuca göre Genel Sekreter ya tarafların yollarını ayırmalarına yeşil ışık yakacağını ya da BM şemsiyesi altında yapılacak uluslararası bir konferans için düğmeye basacağını vurguluyor.

Maraş açılır mı?
Türkiye
'nin önümüzdeki aylarda ezber bozacak olası bir hamlesi konuşuluyor. 7 Temmuz Cenevre toplantısında, Türk ve Rum tarafları arasında önemli gelişme olduğu taktirde, Türkiye'nin çok dikkati çekecek yeni bir hamlesinden bahsediliyor. Bu olasılığın, kapalı bölge Maraş'ın kademeli açılması, Maraşlı Rumlar'a "muhtemelen BM kontrolü altında olacak şekilde şehirlerine geri dönmeleri çağrısında bulunmak" olduğu ve uluslararası alanda işin çok ses getireceği söyleniyor.