CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Paralel'in İşbilenler'i

Eklenme Tarihi 15 Aralık 2015
FETÖ 17 Aralık 2013 darbe teşebbüsünün Perşembe günü üçüncü yıldönümüne gireceğiz. O günden bugüne kadar 23 ay, 728 gün geçti. Bu süre, az zaman değil. Köprülerin altından çok sular aktı.
Gerçekler bir bir ortaya çıktı.
Birçok belge çıktı. FETÖ'nün TEPE adamları tek tek yurtdışına kaçtı. FETÖ'nün ne olduğu, bürokrasinin kılcal damarlarına nasıl girdiği, Türkiyemiz'in ne kadar büyük bir tehlikenin eşiğinden döndüğü hala anlaşılmadı mı? Dikkatle bakınız. Doğan Medya-Hürriyet-Cumhuriyet-CHP medya hala, FETÖ'nün yanında. Birkaç gündür, Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PDY) ana dava soruşturması kapsamında örgütün elebaşı Fetullah Gülen ile beyin takımını oluşturan 73 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
Karşımızda "Silahlı terör örgütü kurup, yönetmek. Hükümeti yıkmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek. Anayasayı ihlal" gibi suçlara muhatap bir yapı var.
FETÖ'nün yandaşlarında bir rahatsızlık yok. Hiçbir şey olmuyor gibi davranıyorlar. Ortaya çıkan rezaletlerden, hayıflanmıyorlar. Örgütün eğitim, emniyet, finans, ülke ve basın birimlerini yöneten tepe isimlerden 43'ü yurt dışına kaçmış. "Neden kaçıyorsunuz?" demiyorlar.
Bu kadar tehlikeli örgütün beyin adamları aranıyor. Tık yok. Rahatsızlık yok. Siyasi partileri manipüle ettikleri belgelerle ortaya çıkıyor. Deniz Baykal CHP genel başkanlığından kasetle götürülüyor, yerine Kemal Kılıçdaroğlu getiriliyor. Yeni belgeler, ifadeler, detaylar karşısında, CHP'de bir hareket yok.
Kılıçdaroğlu'nun rahatsızlığını gösteren bir hava yok. Neden acaba?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çevresine operasyon yapılmış, az daha 2011 seçimlerinde "BARAJ DIŞI" kalacaktı, zorla kurtulmuş, bugün gerçekler ortaya çıkıyor, MHP'de bir rahatsızlık yok. Paralel Yapı'nın tepe yönetiminde yer alan isimlerin çoğunluğunun yurtdışına kaçmış olduğu gerçeği karşısında, FETÖ yandaşlarındaki sessizlik çok düşündürücü. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bunların arka planını çözmeseydi, derin hazırlıklarının farkına varmasaydı, Türkiyemiz, 17 ve 25 Aralık darbesinde batacaktı. Böyle bir şebeke, Türkiyemiz için büyük tehlikedir. Bütün yönleriyle ortaya çıktıkça, herkesin, isyan etmesi beklenir. Sanki Paralel Yapı'yla mücadele meselesi, sadece bir liderin, Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın bir meselesiymiş gibi görme çabasında olanları, tarih esefle kaydedecektir.
Aziz milletimiz, FETÖ darbesinin üzerinden üç ay geçtikten sonra, 2014 Mart seçimlerinde, sonra cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Erdoğan'a destek verdi. Bu destekle Erdoğan'ın hassasiyeti-tehlikenin büyüklüğünü çok iyi okuması, devlet kanallarını harekete geçirdi. "İnlerine gireceğiz" dedi, bugün, FETÖ'nün inlerine giriliyor, muhalefetin etkisindeki bürokraside, ne yazık ki hâlâ pişmanlık yok. FETÖ yandaşı Doğan Medya-Cumhuriyet-CHP medyasında, tedirginlik yok. Tepe isimler içinde ikisi gerçekten çok çok önemli. Eski İzmir eski milletvekili İlhan İşbilen ve medya patronu İşadamı Alaaddin Kaya'nın siyasette, medyada az bilinen özellikleri var. Gülen, Vatikan'da Papa İkinci Jean Paul'le görüştüğünde yanında Alaattin Kaya ile birlikte İlhan İşbilen de vardı.
Alaattin Kaya da Zaman gazetesinin eski sahibidir. Paralel Yapı adına ABD'deki Musevi lobisiyle görüşmelerde bulunan başlıca isimler arasındadır. 23 Aralık 1997 tarihinde Çevik Bir ile görüşmek için randevu almıştı.

SONUÇ:
Bir önemli soru hala akıllarda. 17/25 Aralık darbesi başarılı olsaydı, kim BAŞBAKAN YAPILACAKTI? BAKANLAR KİMLER OLACAKTI?BU GÖKKUBBENİN ATINDA HİÇBİR ŞEY GİZLİ KALMAZ.