Belçika Senatosu Başkanı Armand de Decker tarafından, II. Leopold Commander Nişanı.
Amerikan Türk Cemiyeti'nden Kurumsal Ortaklık Ödülü.
Avrupa Birliği Konseyi'nin tanınmış küresel siyasetçisi Javier Solana'nın başkanı olduğu jüri tarafından Raymond Georis Yenilikçilik Ödülü.
Kral I. Juan Carlos tarafından İspanya'nın en üst düzeydeki liyakat nişanı olan Encomienda De Numero Nişanı.
Avusturya'nın en üst düzey Devlet Nişanı Silbernes Ehrenkreuz der Republik Österreich sahibi. Fransa'nın en üst düzeydeki Devlet Nişanı Legion d'honneur Nişanı.
Avusturyalı ekonomist Joseph A.
Schumpeter anısına Schumpeter Ödülü.
Berlin'deki European School of Management and Technology (ESMT) tarafından verilen ESMT Sosyal Sorumlu Liderlik Ödülü.
ABD'nin eski Başkanı Bill Clinton'ın kurduğu Clinton Global Initiative tarafından "Kurumsal Liderlik" kategorisinde Clinton Küresel Vatandaşlık Ödülü.
Amerika'nın önde gelen işadamı David Rockefeller'in adını taşıyan ve hayırseverlik alanında öncü ve etkili çalışmalar yapan liderlere verilen David Rockefeller Köprü Kurucu Liderlik Ödülü. İngiliz Financial Times tarafından belirlenen 'Dünyanın Zirvesindeki 50 İş Kadını' arasında ikinci isim.
Hong Kong Polytechnic Üniversitesi tarafından, beşeri bilimler alanında fahri doktora unvanı.
Dünya çapında prestijli ödüllere layık görülen bu isim kim?
Mayıs 2004 tarihinde Sakıp Sabancı'nın vefatı ile Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen TÜRK KADINI, GÜLER SABANCI bu isim.
Bir Türk kadınının 'KÜRESEL SİMGE' olarak ulaştığı muazzam pozisyonun derin manası olmalı...
Bunun manası, Atatürk'le başlayan kadın-erkek eşitliği alanındaki reformist hareketin, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıran Türkiye devletinin 2013'lerde ulaştığı küresel görünümün sonucudur.
Türk kadının, iş dünyasındaki liderliğiyle sadece Türkiye'de değil tüm dünyada liderlere bir rol model olmasının sonucudur.
Türk toplumunun her kesimine ve aynı zamanda uluslararası ortaklara ulaşmasına ve yeni işbirliklerinin geliştirilmesine liderlik eden bir TÜRKİYE KADINININ başarısıdır.
* * *
KADININ YÜKSELİŞİ
Mustafa Kemal Atatürk, kadın-erkek eşitliğinin çağdaş uygarlığı yakalamakta en önemli etken olacağına inanmıştı.
Mesajını, 1923 yılında, "Daha endişesiz ve korkusuzca, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır...
Türk kadınını, çalışmamızda ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlaki, sosyal, ekonomik hayatta erkeğin ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapmak yoludur" diyerek vermişti. Cumhuriyet döneminde kadınların toplumsal durumları önemli bir değişimin ve gelişimin içine girdi. Kadın-erkek arasında eşitliğe inanan Türkiye Cumhuriyeti, 1934 yılında 22 yaşını bitiren kadın-erkek her Türk'e milletvekili seçme ve 30 yaşını bitiren kadın-erkek her Türk'e milletvekili seçilme hakkı tanıyan harekete imza attı. Her Türk kadını birçok Avrupalı kadından çok önce milletvekili seçme ve seçilme hakkına ve eşit vatandaş olma niteliğine kavuştu. 1935'teki genel seçimde 18 kadın vekil TBMM'ye girdi.
Türk kadını, Cumhuriyet'in 90 yıllık sürecinde, hayatın her alanında çalışarak 'ben de varım' deme noktasına geldi. Her alanda büyük başarılara ulaştı.
SONUÇ:
Kadının toplumsal ve aile yaşamında eşit haklara sahip olması için tüm atılımlar yapılmış, fakat bir eksiklik göze batıyordu. Cumhuriyetimiz 90. yılında bu eksikliği de düzeltti.
Tayyip Erdoğan önderliğindeki Türkiye, tarihi bir PARADİGMA değişikliğiyle, Türk kadınına başörtüsü ile kamuda da çalışma ortamını yarattı. Bu hafta, TBMM'de başörtüsüyle görev yapacak vekiller, kadın-erken eşitliğinin tam gerçekleştiğini sadece 76 milyon demokrasiye aşık Türk evlatlarına değil, dünyaya ilan etmenin mutluluğunu yaşatacak.