CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kıbrıs Türk Devleti'ne doğru

Eklenme Tarihi 21 Temmuz 2013
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 39. yılındayız.
Bu davada merhum demokrasi şehidimiz Başbakan Adnan Menderes'in geleceği okuyan kararlı tavrını bir kez daha hatırlamalıyız. Bugün, donanmamızın Doğu Akdeniz'de cirit atmasında, 'Menderes Ruhu'nun yansımaları vardır. Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu'nun geleceği doğru okuyan tavrı olmasaydı, Doğu Akdeniz'in kalbi Kıbrıs'ta, Türk bayraklarının dalgalanmasını göremeyebilirdik.
Menderes'in dış politikadaki en önemli başarılarından biri Kıbrıs'tı.
Demokrat parti iktidarına kadar Kıbrıs, Türkler'in varlığına rağmen sadece bir Rum adası olarak görülmekte idi. Yani Rodos, Girit neyse Kıbrıs da öyleydi Türkiye için. Ta ki Menderes, Başbakan olana kadar. İnönü döneminde yıllarca unutulan, hatırlanmayan Kıbrıs, Menderes dönemiyle ülke gündemine girmişti. "Ya Taksim ya ölüm" mitingleri dalga dalga Anadolu'ya yayılırken, içe kapanmak zorunda bırakılan Türk milletinin, damarlarının kabardığına şahit olunuyordu.
Menderes ve Zorlu'nun, Kıbrıs davasına olan inançlarına dayanan, hak arama girişimleri ve diplomasi çabaları Yunanistan ve Rumlar'ı da çok tedirgin ediyordu. Özellikle 1955'ten sonra Rum lider Makarios öncülüğünde Kıbrıs'taki Türkler'i sindirme harekâtı sürdürülüyordu. Rumlar'ın amacı Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlamaktı. Büyük Yunanistan hayali adım adım gerçekleştirilmeye çalışılıyordu.

HAFIZALARIMIZI TAZELEYELİM
KKTC'ye kolay gelinmedi.1955 yılında, Yunanistan gizli ordusunun liderlerinden Grivas, Kıbrıs'a geçti. Rum yeraltı teşkilatını kurdu. Menderes ve Zorlu, hemen Kıbrıs'ta Türk mukavemet teşkilatının kurulması kararını aldı. Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, Özel Harp dairesi Başkanı Daniş Karabelen harekete geçti. Albay İsmail Tansu ve Rıza Vuruşkan, Kıbrıs'a geçti ve Merhum Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, Burhan Nalbantoğlu ile ilk hücreyi kurdu.
Kıbrıs doğumlu merhum Alpaslan Türkeş hem asker hem siyasetçi olarak, TMT'nin geliştirilmesinde önemli hizmetler verdi.
1973 yılında yapılan seçimler sonrası Bülent Ecevit Başbakan, Necmettin Erbakan Başbakan yardımcısı olurken, öncelikle Kıbrıs davasına el koydu. 20 Temmuz 1974'te Türkiye, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ilk kez denizaşırı bir askeri hareket yapma başarısını gösterdi. Kıbrıs'a Türkiye Cumhuriyeti bayrağı çekildi.
O günlerden bugünlere bakarsak, Kıbrıs harekâtıyla sağlanan dışa açılma, yıllar sonra, Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun, "Proaktif dış politika, yakın coğrafya'nın kılcal damarlarına girme" stratejisine, ilham vermiştir.

AKDENİZ DENKLEMİ
Merhum Menderes'in Kıbrıs anlaşmasına yerleştirdiği, 'Türkiye'nin garantörlüğü' maddesi, yıllar sonra can alıcı, büyük harekâta yardımcı olmuştur.
Kıbrıs Barış Harekâtı; Rum ve Yunan ikilisinin, "Megalı İdea" olarak adlandırdıkları Büyük Yunanistan ülküsü ile Kıbrıs'ı Yunanistan'a ilhak olan "Enosis" isteklerini tarihe gömmüştür.
Kıbrıs adasının, Türkiye için hayati öneme haiz Stratejik ve Jeostratejik konumu ile Türkiye'nin güvenliği ve Akdeniz'deki ticari ve ekonomik menfaatleri güvence altına alınmıştır. Kıbrıs harekâtı sonrası Amerikan'ın uyguladığı, silah ambargosu, Türkiye'nin milli savunma ve silah imalatına ağırlık vermesi yolunda, takdiri ilahi, çok uyarıcı bir silkinmeye imkân vermiştir.
Kıbrıs Türk Devleti'ne doğru


SONUÇ:
Adnan Menderes'in Kıbrıs Davasını Türkiye gündemine ve uluslararası gündeme sokarak yıllar sonra ne kadar faydalı bir iş yaptığının bilincinde olmalıyız. Tarihte büyük sonuçlar bir anda alınmaz. Temelini 1955'lerde Menderes'in attığı 'büyük dava' yıllar sonra 2015'lere giderken Erdoğan tarafından sonuçlandırılıyor. Bugün, Akdeniz nüfuz denkleminde Türkiye'nin, 'oyun kurucu' olmasını sağlayan Başbakan Erdoğan'ın, Kıbrıs Türk Devleti'ne doğru attığı kararlı adımlardan gurur duymalıyız. Kıbrıs'ı bize ve dünyaya hatırlatan, Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kurulmasını sağlayan Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu'nun, davayı yürüten Bülent Ecevit'in, Necmettin Erbakan'ın, Rauf Denktaş'ın aziz ruhları karşısında saygıyla eğiliyoruz.