CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Dinleme cesareti

Eklenme Tarihi 26 Aralık 2012
Başbakan Erdoğan'ın bizzat kendisinin açıkladığı "Evimin altında dinleme cihazı bulundu" sözleri şok yaratırken, kimlerin nasıl Başbakan'ı dinlediği, arka planda ne olduğu çok merak ediliyor.
İz takip ederek yaptığım temasların sonucunu hemen belirtmeliyim, şüpheler,
"Derin devletin kollarının uyumaya sevk edilen hücrelerinin" üzerinde toplanıyor.
Rahmetli Turgut Özal'ın eski müsteşarı, Sabah Gazetesi Yazarı Hasan Celal Güzel dinlemeler konusunda, etkili yayıncılık yapan AHABER televizyonunda dış servislere dikkat çeken bir konuşma yaptı.
Güzel, Mossad ve Alman İstihbaratı'nın Türkiye üzerinde dinlemelerini arttırdığına özellikle vurguda bulundu.
İç siyaseti tasarımlamak için yoğun çaba sarf eden siyaset mühendislerinin yabancı istihbarat servisleriyle işbirliği yaptıklarını düşünürsek, Erdoğan'ı yıkmak isteyen Avrupa kökenli bazı ülkeleri masaya yatırmanın yararı olacaktır. Hasan Celal Güzel'in derin anlamı olan sözlerine dikkat:
BİR:
Yabancı servis meselesi çok önemlidir Özellikle problemli olduğumuz bazı ülkelerin servisleri bu konuda çok aktif olmuşlardır.
Türkiye güçlendikçe, geliştikçe küresel bir aktör haline geldikçe bu dinlenme konusunda, dış istihbarat konusunda da risk artar.
İKİ: Ben derin devletin gücünün kırıldığını düşünüyorum ama devam da ediyor. Sayın başbakan da bu şekilde ifade etti, "hala demek ki derin devlet var, tam ortadan kaldırılmadı" dedi.
Bilgi ve tecrübesine güvendiğim güvelik ve istihbarat ustalarıyla yaptığım sohbetlerde, "Alman istihbaratı dikkat etmek lazım. Ortada görünmezler ama ismi geçen servislerden daha iyi çalışırlar Türkiye üzerinde. İttihat-Terakki'den beri derin bağlantıları iyi kurarlar" sözü hiç aklımdan çıkmaz.
Bu gelişmeler ışığında, Alman istihbaratının ne olduğunu daha iyi anlamak için, Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden Dr. Cafer Tayyar Karadağ'ın bir analizi ile sizleri baş başa bırakıyorum: Ülkemizde Almanya'nın atalarımızın deyimiyle 'saman altından su yürüttükleri' ve bizlerin her şeyin arkasında Amerika-İsrail ikilisini ararken Almanları es geçtiğimiz bir gerçektir. Günümüz Türkiye'sinde bazı olayların arka planında sürekli Amerika-İsrail ikilisi aranırken Almanya faktörü neredeyse hiç tartışılmamaktadır.
Derin dediğimiz yapıların en önde geleni olan Federal İstihbarat Servisi'nin (BND) temellerini atan ve ilk başkanı olan Reinhard Gehlen'dir.
İngiltere için Lawrence, Türkiye için Kuşçubaşı ne ifade ediyorsa Almanya içinde Reinhard Gehlen onu ifade etmektedir. " Ustaların bazı sözleri:
Alman istihbaratı, Almanya'da ve Avrupa'da bulunan Türklerle yakından ilgilenmektedir. İslamcı grupları dikkatli takip içindedirler. Etnik hareketleri iyi analiz ederler.
Ortadoğu ile her zaman yakından ilgililer.
İran'ı köşe başı olarak elde tutmayı severler.
İsrail bağlantıları inanılmaz ölçüdedir.
PKK'nın varlığı ve arkasındaki lojistik'te dikkat edilmelidir.
Avrupa'nın liderliğini almış bir Almanya, bölgesel ülke konumuna gelmiş bir Türkiye'yi kılcal damarlarına kadar merak etmektedir.''

SONUÇ: Başbakan Erdoğan'ı dinleme cesareti gösterenlerin, iktidarın küresel hamlelerinden önce haberdar olmak istedikleri açıktır.
Ve bunların arkasında yabancı servislerin bulunduğunu hiç unutulmamalıdır. Bu işleri çevirenler, uyuyan hücreler bu sefer kapana girmiş gibi görünüyor. İlk kez, uyuyan bir hücrenin ortaya çıkarılmasına kısa zaman kalmış görünüyor.