28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Çevik Bir için çarpıcı yorumlar yapan Cemre Birand, eşi usta gazetecinin kendisini andıçlayan Çevik Bir'den intikam almak için mikrofonunu açık unuttuğunu belirterek, şöyle konuştu:
Mehmet Ali, Çevik Bir'i yayına çıkardı. O sırada Cumhurbaşkanı olmak istiyordu Çevik Bir. Yayına çıkardı ve mikrofonu açık bıraktı. Maksatlı yaptı onu. "Mehmet Alicim iyi miydim?" diye soru sordu Çevik Bir... Bu ses de yayına gitti. Eve gelip kıkırdayarak anlattı:
Çevik Bir'in cumhurbaşkanlığı bitmiştir...
Şimdi size, 28 Şubat davası dosyalarında yer Alan bilgi ve anekdotlardan Çankaya için yapılan gizli mücadeleyi aktarmak istiyorum:
ANEKDOT 1: Çevik Bir, Genelkurmay 2. Başkanlığı görevinden sonra Ağustos 1998'de 1. Ordu Komutanlığı'na tayin edildi. Beklendiği gibi ve teamüle uygun olarak İstanbul'a gitti. Gitti gitmesine ama ertesi yıl işler beklediği gibi gitmedi. Ve 1999 yılında emekli oldu.
Genelkurmay Başkanı Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Komutanı Orgeneral Atilla Ateş ve Jandarma Genel Komutanı
Orgeneral Rasim Betir, 2. Ordu Komutanı Aytaç Yalman ve Genelkurmay İkinci Başkanlığı'ndan 1. Ordu'ya atanan Orgeneral Hilmi Özkök 'Bundan kurtulmamız lazım' dediler ve onu emekliye sevk etmeye karar verdiler. Kıvrıkoğlu tarafından, Çevik Bir'in emeklilik tebligatı yazılıp zarflandı ve görevi devralacak Hilmi Özkök'le (2002'de görevi devrecek olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun yerine, Genelkurmay Başkanı oldu) eline verilip yollandı. Normal devir- teslim töreni bile yapılmadı onun için. Ama adı hâlâ gazetelerin birinci sayfalarındayken Çevik Bir Cumhurbaşkanı olmayı denedi...
Tarih: 30 Kasım 1999. NTV aniden canlı yayına geçti. Çevik Bir'i ekranda görenler şoka girdi. Darbenin üniformalı generali, canlı yayında sivillerini çekmiş, Rumelili İşadamları Derneğin de cumhurbaşkanlığına adaylığını açıklıyordu.
Ünlü gazeteciler de oradaydı. Merak edilen soru şuydu:
Çevik Bir bu kararı alırken, askerlere danıştı mı?
Özellikle de 28 Şubat'ı birlikte geçtikleri eski Genelkurmay Başkanı
Orgeneral Karadayı'nın fikrini aldı mı?
Bir, "Hayır danışmadım. Ortada Faruk Gürler olayı var. Belki yanlış yapıyorum ama kimseye danışmadım" deyince, herkes birbirine baktı. Çevik Paşa herhalde, ödül listesine güveniyordu: Birleşmiş Milletler Madalyası, Almanya Onur Madalyası, İngiltere Üstün Başarı Madalyası, Fransız Liyakat Madalyası, Türkiye-İsrail ilişkilerine katkılarından ötürü Musevi Ulusal Güvenlik Enstitüsü (JİNSA) adlı kuruluşun ödülü...
28 Şubat'ın en önemli sebep ve sonuçlarından birinin Türkiye-İsrail ilişkilerini sağlamlaştırmak olduğu düşünülürse JİNSA'nın ödülü, 'demokrasiye balans ayarının' bir diyeti olarak görülebilir.
ANEKDOT 2: Eski MİT Daire Başkanı Mehmet Eymür anlatıyor: Çetin Saner paşaya gittiğim zaman masasında Çevik Bir'in resmi duruyordu.
Çevik Bir Cumhurbaşkanı olmak istiyordu..
Kıbrıs'ta kurşun Kıvrıkoğlu'na gelseydi Genelkumay Başkanı sırası değişecekti.
Herhalde Çevik Paşa'nın işine yarayabilirdi.
Amerika'da bir bayan vardı bana demişti ki muhakkak Bir, Genelkurmay Başkanı olacaktı.
ANEKDOT 3: Çevik Bir'in emekliliğinden sonra Cumhurbaşkanlığı adaylığının Deniz Kuvvetleri Komutanı Vural Beyazıt dâhil birçok silah arkadaşından onay almadığı kulislerde dolaştı. Vural Beyazıt'tan naklen:
Ceyda Erem ve eşi Özhan Erem, Vural Bayazıt ve eşi, Çevik Bir ve eşi, ABD Yahudi lobisinden bir bayanla birlikte yemek yiyorlar. Amerikalı bayan bir ara Vural Bayazıt'a dönüp "Çevik Bir'i Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyoruz" diyor. Vural Beyazıt "Olmaz.
Türkiye'de bu işler artık eskisi gibi tepeden inme olmuyor. Adayın ya bir partiden olması ya da lobi desteğinin olması gerekir" diyor.
ANEKDOT 4: Çevik Bir, emekli olmadan Vural Beyazıt onu Bedrettin Dalan'la tanıştırıyor. Dalan, Çevik Bir'e "Sizi Yeditepe Üniversitesi'nde kuracağımız Stratejik Araştırmalar Vakfı'nın başına getirelim" diyor. Ancak Bir, emekli olup Cumhurbaşkanlığı'na soyununca teklifi geri çeviriyor.
Vural Bayazıt, Çevik Bir'i Dinç Bilgin, Ercan Arıklı ve Zafer Mutlu'yla biraraya getiriyor.
Dinç Bilgin, Çevik Bir'e 15 günde bir yazı yazması karşılığı teklif getiriyor. Ama bu işte Cumhurbaşkanlığı sevdasına takılıp gerçekleşmiyor...