1-Ekonomi.
2- Güvenlik.
3- Yatırımlar.
4- Reformlar-Anayasa.
2016 yılı, Demokratik Reformlar ve Yeni Anayasa süreci olacak. Başbakanlık'ta ve AK Parti TBMM grubunda etraflı düşünce çalışmaları, toplantıları yapılıyor. AK PARTİ İstanbul Milletvekili ve BÖLGESEL'-DEN KÜRESEL'E TÜRKİYE PLATFORM'U Başkanı Metin Külünk'le, Başbakan Davutoğlu stratejilerini konuştuk.
Külünk, 2019 yürüyüşünün kodlarını verdi: "Ülkemiz dünya haritasında merkezî konumda, coğrafyasında ise son derece önemli bir pozisyondadır. Jeo-stratejik olarak bölgemizde yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde Türkiye'nin ne derece önemli yükümlülüklere sahip olduğu ortadadır. Irak ve Suriye'deki iç savaş, Filistin meselesi, Mısır'da yaşananlar Türkiye'den bağımsız gelişmeler değildir.
Bilhassa geleceğimizi tayin etme noktasında oldukça belirleyici olaylardır.
Türkiyemiz'in bu hassas ortamında TEK PARTİ-AK PARTİ İKTİDARI ile idare edilmesi, tarihi bir şanstır. 7 Haziran'da yaşanan dalgalanmayı Aziz Milletimiz, demokrasi çarklarıyla ortadan kaldırdı. 1 Kasım sonrasında,yaşadığımız süreçteki parlamenter çözümsüzlüğe bir neşter atmak mecburiyetindeyiz. Bölgemiz tarihi bir süreçte yeniden şekillendirilirken, yanı başımızda yaşanan savaş ve kargaşa hali, ülkemizin yönetiminde yekpare bir anlayışı zaruri hale getirmektedir. Ülkemizin karar alma noktasındaki dik duruşu ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın güçlü siyaset anlayışı olmasaydı hiç kuşkusuz yaşadığımız sıkıntılar bugün çok daha büyük olurdu. Bu sebeplerle yeni anayasa ve başkanlık ayrılmaz bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Çocuklarımıza müreffeh, millî üretim damarları açık, bölgesinde söz sahibi, geleceğe yön veren, iradesiyle sağlam, güçlü bir Türkiye bırakmak istiyorsak elimizi taşın altına koyacağız, yetmez o taşı kaldıracağız o da yetmez; önümüze koyulan tüm taşları temizleyeceğiz." Külünk, küresel oyuncu olabilmenin, reformlardan ve yeni anayasadan geçtiğini vurguladı, dikkati çekici notlar verdi: "Yeni anayasanın gücünü halktan alırken, diğer taraftan sistemi de güçlendirmemiz gerekiyor.
Buna cevap verirken milletimizin beklentilerini ve ülkemizin geleceğini göz önünde bulundurarak düşünmeliyiz.
CUMHURBAŞKANI'NI AZİZ MİLLETİMİZ SEÇEREK YENİ YÜZYIL MESAJI VERDİ. Yani halkın söz sahibi olduğu bir konudan bahsediyoruz. Burada yapılmak istenen milletin iradesinden doğan meşru bir hakkı tamamen dışarıda tutmaktır. Millet, cumhurbaşkanına bu hakkı vermiştir. Cumhurbaşkanımız Erdoğan da seçim sürecinde 'Terleyen bir cumhurbaşkanı' olacağını anlatırken meselelere sırtını dönmeyeceğini ifade etmişti. Diğer taraftan kamuoyu, parlamenter sistemde ülkenin yaşadığı istikrar sorununu iyi analiz etmeli. Bu durum üzerinde fazla durulmuyor."
SONUÇ: Büyük Türkiye'nin küresel meselelerde hareket kabiliyetini sınırlayan sorunların pek çoğu parlamenter sistemden kaynaklanmaktadır. BÜYÜK STRATEJİYE BAKINIZ. 2023-2053-2071. BU STRATEJİ'NİN RUH'U DA YENİ YÜZYILA YENİ BAŞKANLIK SİSTEMİDİR.