TAKVİM Hukukçunuz sorularınızı yanıtlıyor! İşte tüm o merak edilenler
TAKVİM Hukukçusu okuyucularıyla bir araya geliyor. Hukukçunuz bugünkü köşesinde sizden gelen soruları cevaplayarak okurlarımızı aydınlattı. İşte TAKVİM Hukukçunuzun 5 Ocak 2026 tarihli yazısı...
Polis çevirmelerinde aracım durduruldu. Emniyet mensuplarımız her durumda üst araması yapabilir mi?
Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 4/a Maddesi'nin 6. fıkrasında belirtildiği üzere polis, kişinin üzerinde ya da aracında silahlı/ tehlike oluşturan diğer eşyaların bulunduğuna dair bir şüphe varlığı tespit eder ya da ihtimal tanırsa, kendisine ya da başkalarına zarar verilmesini önlemek amacıyla gerekli tedbiri alma konusunda yetkilidir. Tabii polisler yasanın kendilerine çizdiği sınırı aşmamalıdır. Örneğin; çantanızı yoklayabilir ama çantanızın içine elini sokamaz ya da üzerinizi arayabilir ama görünmeyen alanlara el süremez. Dışarıdan görünmeyen ama bakılması gereken incelemeler yalnızca İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar dahilinde yapılmalıdır. Bu durumlarda kolluk amirlerinin yazılı; acil durumlarda ise sözlü teyitleri gerekir. Araçlarda yapılacak olan aramalarda da arama gerekçesini içeren bir belgeye ihtiyaç duyulur.
ZAYIFLAYAMAYAN DAVA AÇABİLİR
Beslenme uzmanımdan memnun kalmadım. Kilo da veremedim. Paramı geri alabilir miyim?
Amacına ulaşmayan her durum için elinizde öncelikle sözleşme olması gerekmektedir. Parasını ödediğiniz ama verim alamadığınız her durumu ispat etmeye yarayacak en kesin nokta budur. Bu yüzden sözleşme önem kazanmaktadır.Sözleşmenin olmaması halinde ise il ve ilçe hakem heyetlerinden hak talep durumunuz mevcut duruyor. Var olan merkezler, güzellik ya da beslenme alanı fark etmeden dikkat edilecek nokta devlet ya da özel hastanelerden hangisinden alınmış olmasıyla ilgilidir. Özel hastanelerden alınan hizmetlerde tüketici hakkına göre il-ilçe hakem heyetine başvuru yapılabilirken, devlet hastanesi beslenme bölümünden alınan hizmette ise hizmet kusuru iddiası ile idare mahkemesinde dava açılabilir.
İZİNSİZ FOTOĞRAF ÇEKMENİN CEZASI VAR MI?
Eski eşim izinsiz olarak kızımın fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor. Cezası olur mu?
İzinsiz olarak paylaşılan ve kamuya açık olarak görülen fotoğraflar ve fotoğrafa ilişkin yazılar oldukça hassas bir konudur. 5237 sayılı ceza yasasında suç olarak değerlendirilmektedir ve ceza yaptırımına kadar gitmektedir. Kişilerin haklarını korumak adına var olan ceza yasasının 132. Maddesi koruma amaçlı vardır. İzinsiz olarak paylaşılan fotoğraflarda bu yasayı ihlal etmiş olmaktadırlar. Ayrıca bu durum 136. Madde açısından da incelenmektedir. Burada dikkat edilecek durum, rızasız fotoğraf paylaşımıdır.
Estetikte yüzüm yandı. Hakkımı nasıl ararım?
Epilasyon işlemi sırasında derimi yaktılar. Yüzümde bunun izi de kaldı. Nasıl bir yol izlemeliyim? Haklarım nelerdir?
Burada 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da düzenlenen hizmet ayıbı söz konusudur. Hakem heyetine başvurabilirsiniz. Ayrıca deride bir hasar meydana geldiğine göre bu ayıplı hizmetten kaynaklanan zararınız sadece ödediğiniz para değildir. Derinin eski hale gelmesi, iyileşmesi için yaptığınız tedavi gideri, bu ayıp nedeniyle işe gidemediyseniz geçici veya mevcut ise kalıcı iş göremezlik tazminatı, yaşadığınız acı ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat gibi alacak haklarınız da mevcuttur.
Mobbingi işçinin ispatlaması gerekir mi?
İşyerinde şefim istifa etmem için bana kötü davranıyor. Ayrılmak istiyorum, psikolojim bozuk. Haklarımı alıp ayrılmam mümkün mü?
İşçinin mobbing nedeniyle iş akdini feshederek mobbing tazminatı talep edebilmesi için öncelikle uğradığı davranışın mobbing olup olmadığını doğru bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Mobbingin meydana gelebilmesi için; bir işçinin hedef alınarak, uzun süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir. Bir eylemin mobbing olarak değerlendirilebilmesi için sürekli olması, istifa etmesi amacıyla yapılması gerekir. Yani işyerinde işçinin uğradığı her kötü muamele mobbing değildir. İşçi mobbinge uğradığını ispatlamakla yükümlü olduğundan, her türlü yasal delili, belgeyi toparlamaya çalışmalı, özellikle yaşanılan olayları gören iş arkadaşlarının şahitlik yapmasını talep etmelidir. Özellikle dijital ortamda yapılan hakaret, küçük düşürme, işinizi zorlaştırma, görev tanımını ağırlaştırma gibi mobbing içeren yazışma ve belgelerin birer kopyasını almak ispat açısından son derece önemlidir.
MOBBİNGE UĞRAYAN İŞÇİ
İş sözleşmesini haklı nedene dayanarak feshedebilir,
Belli şartlarda ayrımcılık tazminatı isteyebilir,
Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'na göre tazminat isteyebilir,
Mobbing yapan yöneticiyi dava edebilir ve manevi tazminat talebinde bulunabilir,
Koşulları söz konusu ise işçi, kötü niyet tazminatı hükümlerine de başvurabilir.
Mobbinge uğrayan işçi iş akdini bu nedenle feshederse, kıdem tazminatına hak kazanır.
Mobbing nedeniyle fesihte ihbar tazminatına ise hükmedilmez.