En trend 'AlkışlıYorum'lar

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
En trend 'AlkışlıYorum'lar
En trend 'AlkışlıYorum'lar Kaldırımdan yürüyorum. 'Buraları da daracık yapmışlar' diye söylenirken, bir de kocaman direk diktiklerini farkediyorum o küçücük yere.
Bu sırada karşıdan at gibi köpeğiyle gelen minyon bir kız yaklaşıyor. Aynı anda o aradan hep beraber geçmemiz mümkün değil. Adımlarımı sıklaştırıyorum, derdim köpekle çok muhatap olmadan geçip gitmek. Derken kız, köpeğin tasmasından çekip, "Bekleee!" diye bir bağırıyor... Köpek duruyor. Ben duruyorum. Karşı kaldırımdaki amca duruyor.
Bizi bırak dünya duruyor. 'Lan o ses, o kızdan nası çıktı ya' diye düşünürken şükrediyorum; Allah'tan otur falan demedi...
***

Bir alkış da (berbat bir Türkçe ile) "istek programı" yaptığını sanan DJ kızımızın canlı yayınına bağlanıp kısa bir tanışma faslından sonra, "Evet beyfendi, hemen isteğinizi öğrenelim" cümlesine "Doğru düzgün Türkçe konuşmanı istiyorum" deyip canlı yayın radyo tarihinin en iyi kapağını yapan emekli Türkçe öğretmeni Ahmet Amca'ya gelsin...
***

Kıyafet almak için girdiğim mağazada kabin için sıra bekliyorum. Arkamda sıraya giren kız annesine, "Anne, ben ergenliğe girmiş bir genç kızım ve o kıyafeti almak istiyorum. Beni durduramazsın!" diyor.
Yılların savaşçısı anne sakince cevap veriyor: "Sen ergenliğe girdiysen ben de menopoza girdim. İstersen konuyu burada kapatalım!" Kadınlar işte, her yaşta tehlikeli!
***

"Umreye gidecek annemin cep telefonu için hangi yurt dışı paketini önerirsiniz?" diye sorduğum acar GSM çalışanı, "Abi teyze umreye nereye gidecek?" diye sordu. "Valla geçen sene Vatikan'da yapılana katılamamıştı, bu sene galiba Tokyo'da yapılacakmış, ona katılacak" diye cevapladım. "Peki o zaman size şu tarifeyi önerebilirim" dedi gayet ciddi bir şekilde. Allahım sayıyla mı, seçmece mi veriyorsun bunları?
***

"Oğlum ödevinin bu kısmını neden yapmadın?" diye çıkışıyorum. Açık sözlü doğrucu öğrencim cevap veriyor: "Öğretmenim annem orasını anlayamadı, yapamadı!" HHH Üçüncü kez boşanan ustamız dördüncü kez evleniyor. Ve bütün düğünlerin aynı salonda olmasından dolayı, "Düğün nerede?" diye soranlara kısaca "Her zamanki yerde" diye cevap veriyor.

Ve erkek nasıl delirir
Kadın: Canım çok beklettim mi?
Erkek: Önemli değil aşkım ben de gazetemi okudum.
Kadın: Merak etmedin mi?
Erkek: Neyi?
Kadın: Tam bir saat geç kaldım ve sen beni merak etmedin öyle mi?
Erkek: Aslında merak ettim hem de çok.
Kadın: O yüzden mi oturup gazeteni okudun?
Ölüm ilanımı falan mı görmeyi umuyordun?
Erkek: Ne yapsaydım seni beklerken tırnaklarımı mı yiyecektim?
Kadın: Tabii. Bir telefon etmek aklına gelmedi değil mi? Öldüm mü kaldım mı tinerciler mi saldırdı?
Erkek:
Tinerciler falan saldırmamış işte.
Kadın: Pek bir kinayeli söyledin. Keşke saldırsalarmış der gibi.
Erkek: Şimdi benim anlamadığım geç kalan sensin ama suçlu nasıl ben olabildim?
Kadın: Şöyle ki; sen beni merak etmedin arayıp sormadın. Aynen böyle oldu.
Erkek: Benim bildiğim geç kalacak olan arar haber verir.
Kadın: İyi ki aramamışım.
Beyefendinin gazete keyfini bölecekmişim baksana.
Erkek: Gazete okumasaydım ne saçmalayacaktın merak ettim ya...
Kadın: O zaman kesin arardım seni.
Erkek: Yuh! İyice saçma sapan konuşmaya başladın sen.
Kadın: İşine gelmedi galiba. Erkek: Bak garson geliyor ne içersin?
Kadın: Canım bir şey istemiyor. Erkek: Çay?
Kadın: İstemiyorum. Erkek: Ihlamur?
Kadın: İstemiyorum dedim ya sana.
Erkek: Kök? Kadın: Ne kökü?
Erkek: Zıkkımın kökü.
Kadın: Teskin edici özelliği varsa.
Erkek: Olmaz mı?

En iyi fıkralar
NOT: Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktığında arabasını akordeona dönmüş bir halde bulur. Cam sileceğinin altında bir kağıt vardır. Kağıdı açtığında şu satırlarla karşılaşır: - Ön vitesle geri vitesi karıştırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım. Arabanızda gördüğünüz gibi çok büyük hasar var. Olayı görenler, şu an, ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar ve bu kağıda adımı ve adresimi yazdığımı sanıyorlar. Ne halin varsa gör, o kadar enayi değilim!

Karadul: İki erkek karadul örümceği konuşmaktadır:
- Abi hani biz ilişkiye girdikten sonra bizim hatun bizi yiyiyodu.
- Evet olum yiyiyo zaten...
- Ama dün bi hatunla ilişkiye girdim, aksine bana müthiş olduğumu, hayatının erkeği olduğumu, bensiz yapamayacağını söyledi.
- E yemiş işte oğlum seni.

ARSLAN: Temel askerdeyken yeni başçavuş gelir ve tüm bölüğe şöyle seslenir:
- "Sakın benim adımı unutmayın, benim adım Arslan oğlu Arslan... Eğer adımı unutursanız geldiğimde canınıza okurum" der ve gider.
Aradan haftalar geçer ve başçavuş gelir, herkese adını sorar ve hepsi bilir.
Sıra Temel'e gelir... Temel:
- Bi hayvanoğlu hayvandı ama hacan ismini bilemiyrum?

Viagra

Genç adam eczaneye girmiş. - 'Abi bana bir viagra verir misin?' demiş.
Eczacı vermiş viagrayı.
Genç adam sormuş: - Kaç para? Eczacı: 10 tl. Genç adam 100 tl vermiş.
Eczacı, 'Bozuk yok mu?' demiş.
Genç adam: Yok. Eczacı: Karşıdaki çerezciden bozdur gel. Genç adam: Abi çerezci beni tanımaz ki... Eczacı, 'Ben burdan işaret ederim bozar paranı' demiş.
Genç adam karşıdaki çerezciye gitmiş. - Abi, beni karşı eczacı gönderdi, 100 tl'yi bozacakmışsın, bir de 500 TL para vercekmişsin... Çerezci başını kaldırıp eczacıya bakmış, karşıdan eczacı başını sallayıp onay vermiş.
Genç adam gelmiş ezcacıya 10 tl'yi vermiş, viagrayı alıp gitmiş.
Akşamüzeri çerezci gelmiş, eczacıya: - 500 tl'yi alayım... Eczacı şaşırmış. - Ne 500 TL'si, demiş.
- Çocuğu gönderdin hem 100 TL bozdurdun, hem de 500 TL istedin ya,
demiş. - Hatta sana baktım onayladın karşıdan. İşte o an anlamış eczacı başına geleni, vermiş çerezciye 500 TL'yi tabii. Ertesi gün yaşlı bir amca girmiş ezcaneye.
Eczacıya "Oğlum ben viagra alacam ama etkileri nasıldır bilgi verir misin?" demiş.
Eczacı, "Amca, şu kadarını söyliyeyim, dün birisine viagra verdim daha adam kutusunu açmadan hem çerezciyi hem beni...."

KIZILDERİLİ: Kızılderili eczaneye girer:
- Var bizim büyük şef ama yok kaka.
Eczacı bir an düşünür ve şefin kabız olduğuna karar verir. Hemen bir kabız ilacı verip gönderir.
Kızılderili ertesi gün yine gelir: - Var bizim büyük şef ama yok kaka.
Eczacı hayret eder ama biraz daha kuvvetli bir ilaç verir. Ertesi gün yine aynı adam gelir:
- Var bizim büyük şef ama yine yok kaka.
Eczacı sinirlenip en kuvvetlisinden iki kutu verir ve "Hepsini içsin" der.
Ertesi gün kızılderili yine gelir:
- Var bizim büyük kaka ama yok şef!!!

En trend 'AlkışlıYorum'lar-1
En trend 'AlkışlıYorum'lar-2

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler