Komik bir hikaye

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
"Geçen hafta 40. yaş günümdü ve sabah erken kalkmak içimden gelmiyordu. Kahvaltı için aşağı indim ve karımın hoş bir şekilde "mutlu yıllar" demesini ve belki de küçük bir hediye vermesini bekledim. Fakat kendisi zar zor "Günaydın" dedi. Düşündüm de.... Neyse hadi bu evlilik, peki ya çocuklar?... Onlar hatırlar.
Çocuklar merdivenlerden atlayarak aşağıya kahvaltıya indiler ve tek bir söz söylemeden kahvaltılarını yaptılar. Evden işe geldiğimde bir hayli umutsuz hissediyordum.
Ofisime vardığımda sekreterim Joanna: "Günaydın patron, ha bu arada mutlu yıllar". An azından birisi hatırlıyor diye sevindim.
Saat 1'e kadar çalıştıktan sonra sekreterim: "Hava çok güzel ve bugün sizin doğumgününüz.
Neden dışarıda öğle yemeği yemiyoruz, yanlızca sen ve ben?" dedi. Bugün duyduğum en iyi şeydi. "Hadi gidelim!" dedim.
Normalde gittiğimizden farklı özel masalı bir bistroya gittik.
Birkaç karışık içki ve yemeğin tadını çıkardım. Ofise dönüşte sekreterim Joanne: "Güzel bir gün, ofise dönmek zorunda değiliz değil mi?" dedi. "Hayır gitmek zorunda değiliz. Ne yapmayı düşünüyorsun?" şeklinde cevapladım. "Evim yakın. Oraya gidebiliriz." dedi. gittik.
Sekreterimin evine vardığımızda Joanne: "Sorun olmazsa yatak odasına gidip geleceğim" dedi. "Tamam" dedim gergin bir şekilde. Yatak odasına gitti ve birkaç dakika sonra büyük bir pasta ile geri döndü.
Peşi sıra; karım, çocuklarım, birçok arkadaşım, meslektaşlarım: "mutlu yıllar"ı söylüyordu.
Ve ben sadece oturmuş..
Orada...
Kanepede...
Çıplak."

TOP

Bizimkiler Rusya ile savaş halindeyken, bize ait olan toplardan birinin namlusu kırılır.
Temel tutar en yakındaki ağacı keser ve ağaçtan bir namlu yapar topa.
Yerleştirirler ve ateşlerler, tabii doğal olarak top patlar ve yanındaki yaklaşık 15-20 kişi ölür.
Komutan Temel'i çağırır ve:
- Temel sen ne ettun, 20 askeru öldurdun.
-Komitanum haburaya 20 ölü var ise Rusya'nın anasuni.....

TRİP

Güzel ülkemde yağız bir delikanlı, altında araba, gaza yüklendikçe yüklenmiş, ibre 180-200'lerde gidiyor.
Derken bir polis motosikleti peşine düşmüş, mecbur çekmiş kenara, inmiş arabadan.
Bir de ne görsün, kendisini yakalayan polis bir genç kadın çıkmış. Aklına dahice bir fikir gelmiş.
Memure ile bakışmaya başlamışlar, 30 saniye birbirlerini kestikten sonra bizim yağız delikanlı yapıştırmış: "Ya sorun nedir? ne yaptım ben, lütfen söyler misiniz? Yanlış bir şey mi yaptım? Yoksa yapmam gereken bir şey vardı onu mu yapmadım?"
Genç kadın polis, omuz silmiş:"Yok bir şey, hiiiç bişey yok beyefendi. Siz arabanızı sürmeye devam edin" deyip arkasını dönüp, motora basıp gitmiş.
Not: Trip hamurunda var.



Günün Manşetleri

Tüm Manşetler