Uzaygaçlı götürgeç

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
Uzaygaçlı götürgeç
Biliyorum ki gelecek bir zamanda bizim de uzay mekiğimiz olacak ve uzayda hak sahibi olacağız.
Düşünsenize, tamam ilk yıllarında pek bir şey olmasa da sonraki yıllarda o geminin mürettebatı neler yapabilir uzay mekiğimize.
Eee muhtemelen Türk Dil Kurumu da adını tayin eder "Uzaygaçlı Götürgeç." Mesala uzaygaçlı götürgeci şöyle hayalimizde bir teftiş edelim. Denetimini biz yapalım, nelerle karşılaşacağız.
İlk önce mekiğimizin kapısında şu yazmadan olmaz.
"Kapıya dayanmayınız."
Aslında kapı kelimesinin içindeki "P" harfini bir kurnaz anahtar ile "R" harfine çevirmeye çalışmıştır mutlaka.
Neyse içeriye girdiğimizde alttan bir müzik çalmaktadır.
"Batsın bu dünya, bitsin bu rüya."
-İrfan bu çalan ne evladım?
-Orhan baba kumandanım.
-Senin amacın ne olum uzaydan "batsın bu dünya" şarkısını dinlemek nasıl bir fantazin var lan senin?
Neyse kontrol panelinin ön kısmına doğru yanaşılır. İçerden açık pembe ve mavi tonlarda yanar dönerle ışıklar vardır.
Kontrol panelinin önüne geldiğimizde yaldızlı fon üstünde "Maşallah" ve "Allah korusun" yazılarını görürüz.
Arkamızı döndüğümüzde kontrol odasının üstünde yine kocaman puntolarla "yoğun stres altında ezilmekte olan astronota karşı biraz daha anlayışlı olunuz!!!" yazmaktadır.
Odadan çıkıp dinlenme odasına doğru yola koyuluruz.
Kapıyı açtığımızda mürettebatın okey ve tavla oynadığı görülmektedir. Arka tarafta çay ocağı ve ufak boylu bir mürettabatın çay yaptığı görülür.
-İrfan, arkadaşlar ne yapıyor?
-Komutanım stres atıyorlar.
-Gidin kaldırın bir şu yer çekimini bakayım nasıl oynuyorlar. Taşlar havaya dikilsin bir oynayabiliyorlar mı?
-Şu ne ızgara gibi.
-Mangal kumandanım.
-Nerde yapıyorsunuz?
-Burda yapıyoruz. Çok güzel oluyor.
-La olum bi saniyede ızgara yapan fırınlarımız var. Niye orda yapmıyorsunuz.
-Kumandanım mangalın kokusunu duymadan yelpazesini yapmadan olmuyor.
-Tövbe tövbeee.
Dinlenme odasından çıkıp revire doğru ilerlenir. İçerde sedyede yatan bir mürettebat görülür. Hemen karşımıza sus işareti yapan hemşire fotoğrafı vardır.
-İrfan bu arkadaşa ne olmuş?
-Kumandanım kafasına ufo düşmüş.
-Nasıl yaşıyor lan bu adam.
Koskocaman UFO düşüyor kafasına.
-Hayır kumandanım ısıtıcı düşmüş.
-Ya olum ısıtıcının gemide ne işi var tövbe estağfurullah. (İzmir'de yaşanmış gerçek olaydır.) (Devam edecek)


* * *
AMERİKALI'YIK
Kore'de Türk tugayından iki Anadolulu asker biraz gezmek için firar ederler.
Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar:
-Hani sizin izin kağıtlarınız?
Erler subayı atlatırız umuduyla:
-Biz Amerikalıyız... diye cevap verirler.
Subay durumu anlar ama hiç bozuntuya vermez:
-Amerika'nın neresindensiniz? diye sorunca:
-İçindenik kumandanım! diye yanıt verirler.

* * *
ALKIŞLI YORUM
Zamanın yüksek rütbeli askerleri teftişe gelmişler, komutanın rütbesini tam bilmiyorum ama herkesle tek tek selamlaşmış ve komutan sıranın en sonundaki boyu bir buçuk santimetre olan amcamla tokalaşma sırası geldiğinde komutanın amcama dediği şu olmuştur:
"Daha önce kimsenin önünde bu kadar eğilmemiştim."


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler