Arkadaş kalalım
Giriş Tarihi:
İlişkiyi cart diye kestirip atma sanatının ilk bahanesi olarak karşımıza çıkar bu kelime. Klasik Türk yalanlarının da aynı zamanda ilk sıralarında gelir. - Cezmi.
- Efendim aşkım.
- Cezmi ben yapamıyorum.
Arkadaş kalalım.
- Olur. (Sek sek sekerek, kolunu omzuna atar.) - Na na na naaaaaaaa. Tabii ki böyle bir şekilde arkadaş kalınmaz.
Yani cümle anlamı olarak, "Belki ileride kimse benimle çıkmaz. Sen stepne olarak kal" sözünün kibarlaştırılmış halidir. Sana bunu söylüyorsa, seni ne kadar aşağı durumda görmüş düşün. 'Belki sevgili bulamam, ne olur ne olmaz şunu yedeğe alayım.
Canım sıkkın olur, koşar gelir bu keriz. Birinin egomu tatmin etmesini istediğimde onu ararım" diye düşünür bu kişi. Kimse kendini kandırmasın.
Ego tatminine ihtiyaç duyduğunda el altında birinin bulunmasını ister. Temiz kalpli erkeklerimiz-kızlarımız da pek memnun olur buna. Göremez gerçekleri.
Kıyamam onlara ben.
Genelde kadınlar bunu daha çok yapar.
Çünkü "Yazık şu erkekçiğe ne de hevesle yüzüme bakıyor gariban. Arkadaş kalmayı önereyim de birazcık olsa benden mahrum kalmayacağını düşünür."
Bir de bu kelimenin ilişki isteyen tarafa kırmadan "Arkadaş kalalım" red cümlesi vardır. - Ayla seni seviyorum.
- Cezmi arkadaş kalsak.
- Niye sen sevmiyor musun?
- Seviyorum da arkadaş olarak.
- Lan ne arkadaş olacağım. Tamam olalım lan, hadi gel halı saha maçında kaleci eksik, gelir misin. Oldu mu?
Sanki benim arkadaşım yok. Yine de arkadaş kalmaya çalışmayın arkadaşlar. Altın yumurtlayan yılanla o adamın hikayesini bilirsiniz. Hikayenin sonunda yılan ne demişti? "Sende bu evlat acısı bende bu kuyruk acısı olduktan sonra, biz dost falan olamayız..."
Barmen
Adam bara gider, bir kadeh içki ister. Barmen içkiyi uzatır, adam bir yudum alır ve kalanını barmenin suratına fırlatır. Barmen çok kızar. Tam yakasına yapıştığı sırada, adam yalvarmaya başlar: - Çok üzgünüm. Bende bir hastalık var; işte böyle, ne zaman bara gidip içki istesem, hep içimden bir yudum alıp kalanını barmenin suratına fırlatmak geliyor. Çok utanıyorum ama kendime engel olamıyorum, üzgünüm. Barmen çok anlayışlıdır. "Üzüldüm" der. "Benim tanıdığım iyi bir psikiyatrist var. Annem ve kız kardeşim de ona gidiyorlar. Size adresini yazayım, onu bir görün, çok iyidir..." Adresi yazıp adama verir.
Altı hafta sonra adam tekrar bara gelir ve bir kadeh içki ister.
Barmen, "Nasılsınız? Size söylediğim doktora göründünüz mü?" der.
Adam, "Evet evet" dedikten sonra bir yudum alıp yine kalanını barmenin suratına fırlatır.
Barmen şok olur: "Anlaşılan o da işe yaramamış" diye çıkışır. "Hayır" der adam, "Aksine, bana çok faydası oldu."
Barmen köpürür: - "Ama yine bir yudumdan sonrasını suratıma fırlattınız!" Adam, "Evet.." der. "Ama artık bundan utanmıyorum."
Alkışlı Yorum
Aşk-ı Memnu'nun tam izlenme rekorları kırdığı zamanlardı. İstanbul'da Sahaflar Çarşısı'nda yürürken önümde iki kız konuşuyor... Kız 1: Aaaa! Bak Aşk-ı Memnu'nun kitabı da çıkmış. Kız 2: Meşhur oldu ya, hemen kitabını da çıkarmışlar. (Halid Ziya Uşaklıgil'in 1900 yılında çıkarttığı kitap. Kitap sonra iki kez TV dizisine uyarlanmıştır.)
- Efendim aşkım.
- Cezmi ben yapamıyorum.
Arkadaş kalalım.
- Olur. (Sek sek sekerek, kolunu omzuna atar.) - Na na na naaaaaaaa. Tabii ki böyle bir şekilde arkadaş kalınmaz.
Yani cümle anlamı olarak, "Belki ileride kimse benimle çıkmaz. Sen stepne olarak kal" sözünün kibarlaştırılmış halidir. Sana bunu söylüyorsa, seni ne kadar aşağı durumda görmüş düşün. 'Belki sevgili bulamam, ne olur ne olmaz şunu yedeğe alayım.
Canım sıkkın olur, koşar gelir bu keriz. Birinin egomu tatmin etmesini istediğimde onu ararım" diye düşünür bu kişi. Kimse kendini kandırmasın.
Ego tatminine ihtiyaç duyduğunda el altında birinin bulunmasını ister. Temiz kalpli erkeklerimiz-kızlarımız da pek memnun olur buna. Göremez gerçekleri.
Kıyamam onlara ben.
Genelde kadınlar bunu daha çok yapar.
Çünkü "Yazık şu erkekçiğe ne de hevesle yüzüme bakıyor gariban. Arkadaş kalmayı önereyim de birazcık olsa benden mahrum kalmayacağını düşünür."
Bir de bu kelimenin ilişki isteyen tarafa kırmadan "Arkadaş kalalım" red cümlesi vardır. - Ayla seni seviyorum.
- Cezmi arkadaş kalsak.
- Niye sen sevmiyor musun?
- Seviyorum da arkadaş olarak.
- Lan ne arkadaş olacağım. Tamam olalım lan, hadi gel halı saha maçında kaleci eksik, gelir misin. Oldu mu?
Sanki benim arkadaşım yok. Yine de arkadaş kalmaya çalışmayın arkadaşlar. Altın yumurtlayan yılanla o adamın hikayesini bilirsiniz. Hikayenin sonunda yılan ne demişti? "Sende bu evlat acısı bende bu kuyruk acısı olduktan sonra, biz dost falan olamayız..."
Barmen
Adam bara gider, bir kadeh içki ister. Barmen içkiyi uzatır, adam bir yudum alır ve kalanını barmenin suratına fırlatır. Barmen çok kızar. Tam yakasına yapıştığı sırada, adam yalvarmaya başlar: - Çok üzgünüm. Bende bir hastalık var; işte böyle, ne zaman bara gidip içki istesem, hep içimden bir yudum alıp kalanını barmenin suratına fırlatmak geliyor. Çok utanıyorum ama kendime engel olamıyorum, üzgünüm. Barmen çok anlayışlıdır. "Üzüldüm" der. "Benim tanıdığım iyi bir psikiyatrist var. Annem ve kız kardeşim de ona gidiyorlar. Size adresini yazayım, onu bir görün, çok iyidir..." Adresi yazıp adama verir.
Altı hafta sonra adam tekrar bara gelir ve bir kadeh içki ister.
Barmen, "Nasılsınız? Size söylediğim doktora göründünüz mü?" der.
Adam, "Evet evet" dedikten sonra bir yudum alıp yine kalanını barmenin suratına fırlatır.
Barmen şok olur: "Anlaşılan o da işe yaramamış" diye çıkışır. "Hayır" der adam, "Aksine, bana çok faydası oldu."
Barmen köpürür: - "Ama yine bir yudumdan sonrasını suratıma fırlattınız!" Adam, "Evet.." der. "Ama artık bundan utanmıyorum."
Alkışlı Yorum
Aşk-ı Memnu'nun tam izlenme rekorları kırdığı zamanlardı. İstanbul'da Sahaflar Çarşısı'nda yürürken önümde iki kız konuşuyor... Kız 1: Aaaa! Bak Aşk-ı Memnu'nun kitabı da çıkmış. Kız 2: Meşhur oldu ya, hemen kitabını da çıkarmışlar. (Halid Ziya Uşaklıgil'in 1900 yılında çıkarttığı kitap. Kitap sonra iki kez TV dizisine uyarlanmıştır.)