Saçma takıntılar
Giriş Tarihi:
Kırmızı ışıkta beklerken yeşil yanmadan 3 saniye önce, öndeki araçları uyandırma maksatlı kornaya basmak (neme lazım belki adamlar ışıklarda kamp mamp kurmaya meyillidirler) Siyah kedi görünce saçını çekmek, günün kötü geçeceğini ya da sevmediğin birini göreceğini düşünmek. Telefonda ilk kapatan taraf olmamak.
Mesela saat 24.00'te sevgiliyle telefonda konuşulunur.
- Aşkım seni seviyorum. İyi geceler meleğim.
- Ben de seni seviyorum bebeğim.
- Hadi sen kapat.
- Hayır aşkıımmm sen kapattt.
- Sen kapat bitanem.
Saat: 02.00 - Bana ne sen kapat.
- Kapatsana lannn. Pisuara işerken çişle nişan alarak pisuardaki lekeleri yok etmeye çalışmak. Lekeyi vurduktan sonra kendini Lebrom James sanmak. Evin anahtarını içeride unutmadığından emin olmak için kapıyı kapatırken anahtarı montun cebinde avuç içinde sıkı sıkı tutmak. Kaçar maçar... Arabayı, uzaktan kumandayla en az iki kere kilitlemek. Çamaşır asarken mandalların renk uyumuna dikkat etmek. Sigara paketinin açılıp koparılan jelatin kısmının yine o pakedin içinden çıkarıp koparılan yaldızlı kağıda sarılarak top haline getirilmesi. Bir kediyi deli gibi mıncıkladıktan sonra kedinin karışan tüylerini tüylerin çıkış istikameti yönünde severek düzeltmek.
Hayvan dönüp de 'saçımı bozduaağn' diyecek sanki. Sinirli olunduğu zaman burnunu çekmek. Kare şeklinde taşlarla döşenmiş bir yolda yürürken, hep karelerin içine basmaya çalışmak, çizgilere basmamak. Evdeki terliklerin ve ayakkabıların ters dönmüş olarak bırakılmışları varsa düzeltmek. (Ters dönmüş terlik vs. uğursuzluk getirirmiş) Biriyle merdiven çıkarken veya yürüyüş yaparken adımları normal ritme göre değil de senkrona göre ayarlamak. Her bilinmeyeni koklamak. Burnun dış kısmını (yanakla birleştiği yer hani) kaşırken yandan bakan insanların bakışları kontrol edilerek burun karıştırmak gibi bir yanlış anlamaya mahal vermemek için herkesin gözüne sokarak abartılı bir şekilde kaşınmaya devam etmek.
* * *
BÖCEK İLACI
Bir gün Jilet Şeref, Cumhuriyet Caddesi'nde elinde tuttuğu böcek ilacının reklamını yaparak, etrafındakileri ikna etmeye uğraşır. İlaçlardan alan köylünün biri, bunu nasıl kullanacağını sorar. Jilet Şeref, gayet ciddi bir şekilde:
- "Bak canım kardeşim. Bu elindeki şişenin kapağını bir sola, iki sağa çevirerek açacaksın. Sonra parmakların arasına bir tutam ilaç alacaksın. Bu ilacı, yakaladığın böceğin gözüne dökeceksin.
Birkaç saniye sonra böcek ölür" diye cevap verir.
Bu yanıta şaşıran köylü, bir elindeki şişeye, bir de Şeref'in yüzüne bakarak: - "Eee ağabey, ben böceği tuttukdan sonra gendim öldürürüm" diyince hazır cevap Jilet Şeref, nükteyi patlatır: - "Daha iyi ya kardeşim.
Aldığın ilaç yanına kâr kalır."
* * *
İMZA
Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider.
Fakat adamı evde bulamaz.
Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner.
Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır: - "Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım."
* * *
ALKIŞLI YORUM
Yer Ankara metrosu.
Tren hareket halinde, içi içine sığmadığı her halinden belli olan bir teyze, yanında oturan tanımadığı adama dönerek, durup dururken ve heyecanla: - Ben ilk defa metroya biniyorum da... Çok heyecanlıyım. - (İnanılmaz bir sakinlik ve umursamazlıkla)... Pek möhüm bişey deel...
Mesela saat 24.00'te sevgiliyle telefonda konuşulunur.
- Aşkım seni seviyorum. İyi geceler meleğim.
- Ben de seni seviyorum bebeğim.
- Hadi sen kapat.
- Hayır aşkıımmm sen kapattt.
- Sen kapat bitanem.
Saat: 02.00 - Bana ne sen kapat.
- Kapatsana lannn. Pisuara işerken çişle nişan alarak pisuardaki lekeleri yok etmeye çalışmak. Lekeyi vurduktan sonra kendini Lebrom James sanmak. Evin anahtarını içeride unutmadığından emin olmak için kapıyı kapatırken anahtarı montun cebinde avuç içinde sıkı sıkı tutmak. Kaçar maçar... Arabayı, uzaktan kumandayla en az iki kere kilitlemek. Çamaşır asarken mandalların renk uyumuna dikkat etmek. Sigara paketinin açılıp koparılan jelatin kısmının yine o pakedin içinden çıkarıp koparılan yaldızlı kağıda sarılarak top haline getirilmesi. Bir kediyi deli gibi mıncıkladıktan sonra kedinin karışan tüylerini tüylerin çıkış istikameti yönünde severek düzeltmek.
Hayvan dönüp de 'saçımı bozduaağn' diyecek sanki. Sinirli olunduğu zaman burnunu çekmek. Kare şeklinde taşlarla döşenmiş bir yolda yürürken, hep karelerin içine basmaya çalışmak, çizgilere basmamak. Evdeki terliklerin ve ayakkabıların ters dönmüş olarak bırakılmışları varsa düzeltmek. (Ters dönmüş terlik vs. uğursuzluk getirirmiş) Biriyle merdiven çıkarken veya yürüyüş yaparken adımları normal ritme göre değil de senkrona göre ayarlamak. Her bilinmeyeni koklamak. Burnun dış kısmını (yanakla birleştiği yer hani) kaşırken yandan bakan insanların bakışları kontrol edilerek burun karıştırmak gibi bir yanlış anlamaya mahal vermemek için herkesin gözüne sokarak abartılı bir şekilde kaşınmaya devam etmek.
* * *
BÖCEK İLACI
Bir gün Jilet Şeref, Cumhuriyet Caddesi'nde elinde tuttuğu böcek ilacının reklamını yaparak, etrafındakileri ikna etmeye uğraşır. İlaçlardan alan köylünün biri, bunu nasıl kullanacağını sorar. Jilet Şeref, gayet ciddi bir şekilde:
- "Bak canım kardeşim. Bu elindeki şişenin kapağını bir sola, iki sağa çevirerek açacaksın. Sonra parmakların arasına bir tutam ilaç alacaksın. Bu ilacı, yakaladığın böceğin gözüne dökeceksin.
Birkaç saniye sonra böcek ölür" diye cevap verir.
Bu yanıta şaşıran köylü, bir elindeki şişeye, bir de Şeref'in yüzüne bakarak: - "Eee ağabey, ben böceği tuttukdan sonra gendim öldürürüm" diyince hazır cevap Jilet Şeref, nükteyi patlatır: - "Daha iyi ya kardeşim.
Aldığın ilaç yanına kâr kalır."
* * *
İMZA
Adamın birisi kendisi hakkında kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider.
Fakat adamı evde bulamaz.
Öfkesinden kapıya büyük harflerle "EŞEK" diye yazıp döner.
Bir kaç gün sonra o adamdan şöyle bir yazı alır: - "Bize gelmişsin. Kapıya attığın imzadan anladım."
* * *
ALKIŞLI YORUM
Yer Ankara metrosu.
Tren hareket halinde, içi içine sığmadığı her halinden belli olan bir teyze, yanında oturan tanımadığı adama dönerek, durup dururken ve heyecanla: - Ben ilk defa metroya biniyorum da... Çok heyecanlıyım. - (İnanılmaz bir sakinlik ve umursamazlıkla)... Pek möhüm bişey deel...