Uçan arabaları ne zaman göreceğiz?
Giriş Tarihi:
Küçükken bu yılları anlatan bilimkurgu filmlerinde uçan arabalar görerek büyüdük.
Fakat daha bu konuya daha nail olamadık.
Düşündüm taşındım acaba uçan arabalar hala niye icat edilmedi. Bence bunun tek suçlusu İsviçreli bilim adamlarıdır. Üç açılı diş fırçasıyla uğraşmaktan uçan arabalara vakit ayıramadı eşşoğlu eşşekler. Ya da park sorunudur... Uçan araba bu, boru mu öyle değnekçiye falan da emanet edilmez. Havada bıraksan, yere nasıl ineceksin, yere indirsen nere bırakacaksın.. Büyük dert, büyük engel..
Neyseki yüreğimize su serpen açıklamayı NASA yaptı. NASA'ya göre en geç 20 yıla kadar uçan arabaları göreceğiz ömrümüz vefa ederse. Şu konuda rahatım en azından havada olay oldu mu inip levyeyi alıp, kapıyı tek bilek haretketiyle kapatıp, yere sertçe tükürüp, boynu kütletip, adama dalma zincirinin "inip" kısmını göremeyeceğiz.
Ama bizim insanımız krikodan vazgeçmez uçan krikoları havada görebiliriz.
Oldu ki uçan arabalar Türkiye'ye geldiğinde hemen uyum sağlayacağımızdan eminim. Mesela ülkemizde normal hayatın bir parçası olduğunda arka kısımlarında muhtemelen uçan araba arkası yazılarını görürüz. Biliyorsunuz ki milletimiz olarak bu konularda hayli bir şekilde ustayız. Kamyon arkası yazıları minübüs yazıları gibi. Eee uçan arabamız olsa ne yazardık bir bakalım. Tek rakibim ışınlanma. Nazar etme ne olur, tekerlekten kurtul senin de olur. Bence de istikbal göklerdedir. Rahmetli de uçardı. Hatalıysam ışınla. Vur kalbime ışın kılıcını, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme çünkü orada sen varsın. Kanatlanır uçarım, kralına konarım. Miras değil alın teri. Duanla uçmadım ki, bedduanla düşeyim. Fakirim ama uçan arabam var. Bir uçan bir kaçan kurtuluyor, liselim kokpitte oturuyor. Ömür biter, bulutlar bitmez. Büyüyünce Atılgan olacağım. Babam sağolsun. Kaptansam günahım ne?
* * *
PET
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Her birine, hapiste geçirecekleri günler için bir eşya getirilmesine izin verilmiştir. Otobüste, biri diğerine döner ve sorar, "Ee, sen ne getirdin?." Diğer mahkum bir kutu boya çıkarır. Bunlarla her şeyi boyayabileceğini söyler ve diyer mahkuma sorar, "Sen ne getirdin?". O da, yanındaki kutuyu açar ve içinden iskambil kağıtlarını çıkarır. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kart oyunu oynayabilirim" der.
Üçüncü mahkum köşede sessizce sırıtarak oturmaktadır. Diğer iki mahkum fark eder ve sorarlar, "Sen ne getirdin?"
Üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek "Bu petleri getirdim" der. Diğer iki mahkumun da kafası karışmıştır, merakla sorarlar. "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Üçüncü yine sırıtır ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdığına göre, bunlarla at sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmişim" diye cevap verir.
* * *
VİETNAM
İki adam yolun iki tarafından birbirlerine doğru yürüyolarmış. İkisi de diğerinin sağ ayağını sürüyerek geldiğini farketmiş ve karşı karşıya geldiklerinde birbirlerine bakmışlar... Önce biri sağ ayağını işaret ederek şöyle demiş: - Vietnam, 42 yıl önce... Bunun üzerine diğeri de kendi sağ ayağını işaret etmiş: - At pisliği 20 adım geride...
* * *
ALKIŞLI YORUM
6 yaşındaki çocuğu ile babanın diyaloğu:
- Bana bak sözümü dinleyeceksin benimmm!!!
- Neden?
- Ben senin babanım da ondan!!
- Ama ben olmasaydım baba olamazdın ki?!
LÜTFİ ALBAYRAK
Fakat daha bu konuya daha nail olamadık.
Düşündüm taşındım acaba uçan arabalar hala niye icat edilmedi. Bence bunun tek suçlusu İsviçreli bilim adamlarıdır. Üç açılı diş fırçasıyla uğraşmaktan uçan arabalara vakit ayıramadı eşşoğlu eşşekler. Ya da park sorunudur... Uçan araba bu, boru mu öyle değnekçiye falan da emanet edilmez. Havada bıraksan, yere nasıl ineceksin, yere indirsen nere bırakacaksın.. Büyük dert, büyük engel..
Neyseki yüreğimize su serpen açıklamayı NASA yaptı. NASA'ya göre en geç 20 yıla kadar uçan arabaları göreceğiz ömrümüz vefa ederse. Şu konuda rahatım en azından havada olay oldu mu inip levyeyi alıp, kapıyı tek bilek haretketiyle kapatıp, yere sertçe tükürüp, boynu kütletip, adama dalma zincirinin "inip" kısmını göremeyeceğiz.
Ama bizim insanımız krikodan vazgeçmez uçan krikoları havada görebiliriz.
Oldu ki uçan arabalar Türkiye'ye geldiğinde hemen uyum sağlayacağımızdan eminim. Mesela ülkemizde normal hayatın bir parçası olduğunda arka kısımlarında muhtemelen uçan araba arkası yazılarını görürüz. Biliyorsunuz ki milletimiz olarak bu konularda hayli bir şekilde ustayız. Kamyon arkası yazıları minübüs yazıları gibi. Eee uçan arabamız olsa ne yazardık bir bakalım. Tek rakibim ışınlanma. Nazar etme ne olur, tekerlekten kurtul senin de olur. Bence de istikbal göklerdedir. Rahmetli de uçardı. Hatalıysam ışınla. Vur kalbime ışın kılıcını, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme çünkü orada sen varsın. Kanatlanır uçarım, kralına konarım. Miras değil alın teri. Duanla uçmadım ki, bedduanla düşeyim. Fakirim ama uçan arabam var. Bir uçan bir kaçan kurtuluyor, liselim kokpitte oturuyor. Ömür biter, bulutlar bitmez. Büyüyünce Atılgan olacağım. Babam sağolsun. Kaptansam günahım ne?
* * *
PET
Üç mahkum cezaevi yolundadır. Her birine, hapiste geçirecekleri günler için bir eşya getirilmesine izin verilmiştir. Otobüste, biri diğerine döner ve sorar, "Ee, sen ne getirdin?." Diğer mahkum bir kutu boya çıkarır. Bunlarla her şeyi boyayabileceğini söyler ve diyer mahkuma sorar, "Sen ne getirdin?". O da, yanındaki kutuyu açar ve içinden iskambil kağıtlarını çıkarır. "Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kart oyunu oynayabilirim" der.
Üçüncü mahkum köşede sessizce sırıtarak oturmaktadır. Diğer iki mahkum fark eder ve sorarlar, "Sen ne getirdin?"
Üçüncü mahkum bir kutu çıkarır ve gülerek "Bu petleri getirdim" der. Diğer iki mahkumun da kafası karışmıştır, merakla sorarlar. "Bunlarla ne yapabilirsin ki?" Üçüncü yine sırıtır ve kutuyu göstererek "Kutuda yazdığına göre, bunlarla at sürebilir, yüzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmişim" diye cevap verir.
* * *
VİETNAM
İki adam yolun iki tarafından birbirlerine doğru yürüyolarmış. İkisi de diğerinin sağ ayağını sürüyerek geldiğini farketmiş ve karşı karşıya geldiklerinde birbirlerine bakmışlar... Önce biri sağ ayağını işaret ederek şöyle demiş: - Vietnam, 42 yıl önce... Bunun üzerine diğeri de kendi sağ ayağını işaret etmiş: - At pisliği 20 adım geride...
* * *
ALKIŞLI YORUM
6 yaşındaki çocuğu ile babanın diyaloğu:
- Bana bak sözümü dinleyeceksin benimmm!!!
- Neden?
- Ben senin babanım da ondan!!
- Ama ben olmasaydım baba olamazdın ki?!
LÜTFİ ALBAYRAK