Corona virüse karşı aşı ve ilaç çalışmaları hangi aşamada? Harvard Üniversitesi Tıp Profesörü Shiv Pillai A Haber'e açıkladı

Corona virüse karşı aşı ve ilaç çalışmaları hangi aşamada? Harvard Üniversitesi Tıp Profesörü Shiv Pillai A Haber'e açıkladı
10.04.2020 13:35

Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) bulaşanların sayısı 1 milyon 600 bini aştı. En çok vaka görülen ülke 468 bin 895 ile ABD olurken, onu 153 bin 222 vakayla İspanya, 143 bin 626 ile İtalya, 118 bin 235 ile Almanya ve 117 bin 749 ile Fransa izledi. Peki, Corona virüs nasıl bu kadar hızlı.yayıldı? Corona virüse karşı aşı ve ilaç çalışmaları hangi aşamada? Virüse karşı maskenin önemi nedir? Harvard Üniversitesi'nin Sağlık Bilimi ve Teknoloji Bölümünden Tıp Profesörü Shiv Pillai A Haber'e verdiği röportajda merak edilen soruları yanıtladı ve virüsü yenmenin şifresini söyledi. İşte Harvard'lı profesörün corona virüse karşı birbirinden çarpıcı açıklamaları...


SON DAKİKA HABERİ: ABD, korona virüs salgınının yeni merkezi oldu. Peki, virüs nasıl oluyor da bu kadar hızlı bir şekilde yayılıyor? Merak edilenleri bu kez Harvard Üniversitesi'nin Sağlık Bilimi Ve Teknoloji Bölümünden Tıp Profesörü Shiv Pillai, A Haber'e açıkladı

SORU: Salgının ABD'deki gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Shiv Pillai: Dürüst olmak gerekirse durum oldukça kötü. İtalya'dakine benzer bir şekilde ilerliyor. ABD'nin pek çok yerinde umut olmasının sebebi, ekipmanlarımızın ve solunum cihazlarının olması. Ölümcül derecede hasta olanlar için en kritik şey solunum cihazı. Belki bu yüzden, İtalya'ya kıyasla burada daha çok hayat kurtarılabilir. ABD'de hastalık bir süre daha varlığını sürdürecek. Gidişata bakacak olursak, yüz binlerce kişinin ölebileceği yönündeki tahminler oldukça olası. Yani durum iyi değil ama muhtemelen birkaç ay içerisinde kontrol altına alınacaktır.

SORU: Salgın ilk olarak Çin'de ortaya çıktı. Kısa bir süre içerisinde de Avrupa ve ABD'ye ulaştı. Kovid-19 nasıl oluyor da bu kadar hızlı bir şekilde dünyanın dört bir yanına yayılıyor?

Shiv Pillai: Virüsün yapısal yüzeyine baktığınızda protein var. Bu da hücrelere girmesine izin veriyor. Eski sars virüsünü düşünecek olursanız, hücrelerimize girip probleme yol açabiliyordu. Özellikle de ciğerlerimizde. Ama bu virüs daha da kötüsü. İnsanlara bulaşmadan önce mutasyona uğramış. Bu da muhtemelen virüsün bizim hücrelerimize girmesini kolaylaştırıyor. Normal bir virüsten daha kolay bir şekilde hücrelerimize girebiliyor. Bir neden de havada yayılıyor olması. Bir yüzeyde kalabilir ve size geçebilir. Bu kadar hızlı yayılmasının bir diğer nedeni de, bu virüsü daha önce hiç görmemiştik. Bunun bir sonucu olarak kanımızda buna karşı bir bağışıklık yoktu. Normalde virüslere karşı antikorlar geliştiririz. Tüm toplumu etkileyen bu süreç antikor gerektirir. Bunlar bizi koruyan moleküllerdir. Buna toplumsal bağışıklık denir. Toplumsal bağışıklık, canlı türlerinin buna karşı dirençli hale gelmesi demek. Toplumun yüzde 60'ının virüse karşı antikoru olduğunu düşünelim. Biri öksürür ama belki onun yanındaki kişinin bağışıklık proteini vardır. Yani virüsü almaz. Ama bu olayda, toplumun yüzde yüzü bağışıklığa sahip değildi. Bu yüzden virüs bize kolay bir şekilde bulaşıyor. Toplumsal bağışıklık olmadığı için bu kadar kolay yayılıyor. İki faktör var. Birincisi virüsün hücrelerimize hızlı bir şekilde girebiliyor olması. İkincisi ise hiç bağışıklığımızın olmaması. Şimdi toplum bağışıklık kazanmaya başlayacak. İnsanlar enfekte olup iyileşecek. Ama artık bunun için çok geç. İki yıl sonra bu virüsle başedecek hale gelebiliriz ama şu anda bir problem.

SORU: ABD'de koronavirüsle mücadelenin önde gelen isimlerinden doktor Anthony Fauci, aşı bulunana kadar salgının tam anlamıyla kontrol edilemeyeceğini söylüyor. Şu anda aşı ve ilaç çalışmaları ne aşamada?

Shiv Pillai: Halihazırda var olan ilaçlar kullanılıyor ama bunların ne kadar etkili olduğu bilinmiyor. Hidroksiklorokin ve bazı antiviraller hakkında çok fazla şey konuşuluyor. Bunlar etkili mi değil mi net değil. Bazı küçük çalışmalar öyle olduklarını söylüyor. Hastaların yüzde 98'nin kendi başlarına iyileştiklerini düşünecek olursak ilaçların işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek şu anda çok zor. Biraz etkili olabilirler ama çok fazla bir şey yapmıyorlar. İlaçlar, ölümcül durumda olan hastalara yardımcı olmuyor. Bir aşının kullanıma geçmesi uzun zaman alacaktır çünkü bir aşının her zaman işe yarama ihtimali olduğu kadar işlerin daha da kötüleşmesine yol açma ihtimali de vardır. Yani aşıların halka verilmeden önce testlere tabii tutulması gerekiyor. Bu da zaman alacaktır. Aşıların probleme yol açtığı başka hastalıklar olmuştu. Bunun yeniden yaşanma ihtimali var. Yani, önlemler alınmalı. Aşıyı bulmak için acele etmek bir hata olacaktır. Son 3 ayda yapılan bir sürü aşı var. Hangisinin işe yarayacağını görmek için testleri beklememiz gerekiyor. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde doğrudan bu virüsün içerisinde yer alan enzimi hedef alacak ilacın da bulunacağını düşünüyorum. Daha önce yapılan antivirallerden dolayı bu ilacın nasıl yapılacağına dair çok fazla bilgi var. Bu ilacın bulunacağına dair şüphem yok.

SORU: Avrupa'da pek çok ülkede dışarı çıkanlara maske takma zorunluluğu getirildiğini görüyoruz. Sizin bu konudaki görüşünüz ne? Maske takmak gerçekten virüse karşı koruyor mu?

Shiv Pillai: bence yüz maskesi takmalısınız. Daha önce şöyle düşünülüyordu; yüz maskesi enfekte olan kişilerin virüsü bulaştırmasını önler. Yine de bu virüs, 8 metre uzaklıktaki bir insanı da enfekte edebiliyor. Biri öksürebilir, sizde ondan 8 metre uzaklıkta olabilirsiniz ve virüsü kapabilirsiniz. Bu yüzden, yüzünüzü kapatmak güvenli olacaktır. Virüsü doğrudan almanızı önleyecektir. Yakınınızdaki biri, virüsü taşısa da semptomları göstermiyor olabilir. Bu yüzden eğer evinizden çıkıyorsanız yapacağınız en güvenli şey maske takmak. Eskiden enfekte kişilerin yüzlerini kapatmasının daha önemli olduğunu söylüyorduk. Ama bence herkes için doğru olan bu.

SORU: Güney kore, Singapur gibi örneklere baktığımızda salgını kontrol etmeyi başardıklarını görüyoruz. Burada kritik olan şey çok fazla test yapmak mı?

Shiv Pillai: Öncelikle şunu söyleyeyim, biz Güney Kore'nin yaptığı kadar çok test yapmıyoruz. Şu anda çok fazla test yapıyoruz ama geç başladık. Daha fazla test yapmak yardımcı oluyor çünkü herhangi birinin testi pozitif çıktığı anda o kişi izole ediliyor. Yayılmasının önüne geçiliyor. Yani virüsü kontrol etmenin en iyi yolu, pozitif olan kişi izole etmek. Bunu da ancak test yaparak belirlersiniz.