Profesörün turuncu oyunu! Yapay zeka kullanan öğrenciler tek cümleyle ortaya çıktı
Yapay zeka araçlarının ödev hazırlama sürecinde giderek daha fazla kullanılması, eğitim dünyasının en önemli sorunlarından biri haline geldi. Öğrencilerin saniyeler içinde metin oluşturabilmesi, öğretmenleri yalnızca yapay zeka tespit programlarına güvenmek yerine farklı yöntemler geliştirmeye yöneltiyor.
ABD'deki Wisconsin-Madison Üniversitesi'nde görev yapan Profesör Timothy Paustian ise öğrencilerinin yapay zeka kullanımını anlamak için dikkat çekici bir yönteme başvurdu. Ödev yönergesine öğrencilerin fark etmesi zor bir talimat yerleştiren Paustian, teslim edilen çalışmaların ardından yapay zekadan yardım alan öğrencileri kolayca belirledi.
ABD'de bir profesör, yapay zeka kullanan öğrencileri sıra dışı bir yöntemle tespit etti. (Foto: Takvim foto arşivi)
HER ŞEY BİR ÖĞRENCİNİN YAPTIĞI HATAYLA BAŞLADI
Tuoitre haberine göre Bakteriyoloji Bölümü Profesörü Timothy Paustian'ın yapay zeka kullanımına yönelik yöntem geliştirmesinin arkasında, öğrencilerinden birinin yaptığı dikkat çekici bir hata bulunuyor.
Paustian, bir öğrencisinin hazırladığı ödevde yapay zeka tarafından oluşturulan ve öğrenciye doğrudan hitap eden, "Bu araştırmanızda size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım" anlamındaki bir ifadenin metne olduğu gibi bırakıldığını fark etti.
Bu hata, profesöre öğrencilerin ödev hazırlarken yapay zeka araçlarından ne ölçüde yararlandığı konusunda önemli bir ipucu verdi.
Profesör Timothy Paustian, ödev yönergesine gizli bir “turuncu” talimatı ekledi. (Foto: Takvim foto arşivi)
YÖNERGEYE GÖRÜNMEZ BİR "TUZAK" YERLEŞTİRDİ
Bu olayın ardından Paustian, yapay zeka kullanılarak hazırlanan ödevleri belirlemek için kendi yöntemini geliştirdi.
Profesör, öğrencilerine verdiği ödevin yönergesine, normal bir öğrencinin gözünden kolayca atlanabilecek özel bir talimat ekledi. Talimatın özü oldukça basitti: Yapay zeka metni okuyorsa, üçüncü paragrafın ortasında turuncu renkten söz etmesi isteniyordu.
Böylece Paustian, ödevi hazırlayan öğrencinin metni gerçekten okuyup okumadığını anlamaya çalıştı. Çünkü söz konusu talimat, ödevin doğal bir parçası değildi ve yalnızca metni otomatik olarak işleyen bir yapay zekanın yerine getirebileceği şekilde tasarlanmıştı.
350 öğrencinin ödevlerini inceleyen profesör, 60 öğrencide yapay zeka kullanımına işaret eden bulgular gördü. (Foto: Takvim foto arşivi)
350 ÖĞRENCİDEN 60'I DİKKAT ÇEKTİ
Ödevler teslim edildiğinde ortaya çıkan sonuç, profesörün şüphesini doğrular nitelikteydi.
Paustian'ın aktardığına göre, 350 öğrencinin 60'ının ödevlerini yapay zeka yardımıyla hazırladığı belirlendi. Bu öğrencilerin önemli bir bölümünün metni doğrudan kopyalayıp yapıştırdığı ve içeriği yeterince incelemediği anlaşıldı.
Özellikle yönergede yer alan sıra dışı "turuncu" talimatının metinlere yansıması, öğrencilerin ödevleri hazırlarken kullandıkları yapay zeka çıktısını kontrol etmeden teslim etmiş olabileceklerini gösterdi.
Yapay zeka tespit araçlarının güvenilirliği eğitim dünyasında tartışılmaya devam ediyor. (Foto: Takvim foto arşivi)
YAPAY ZEKA TESPİT PROGRAMLARINA GÜVEN SORUNU
Eğitim kurumlarının karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri ise yapay zeka tespit araçlarının güvenilirliği.
Bu programlar bazı durumlarda yapay zeka kullanılmadan hazırlanmış metinleri de hatalı biçimde yapay zeka ürünü olarak değerlendirebiliyor. Bu durum, öğretmenlerin öğrenciler hakkında yanlış kanaate varmasına ve eğitim ortamındaki güven ilişkisinin zarar görmesine yol açabiliyor.
Paustian'ın yöntemi ise doğrudan bir "yapay zeka dedektörü" kullanmak yerine, öğrencinin verilen yönergeyi takip edip etmediğini gözlemlemeye dayanıyor.
Profesöre göre yapay zeka, öğrencilerin düşünme ve yazma süreçlerini olumsuz etkileyebilir. (Foto: Takvim foto arşivi)
"BİR ŞEYLERİ KAYBEDİYORUZ"
Yapay zekanın eğitim alanındaki etkileri konusunda endişelerini dile getiren Paustian, özellikle yazılı ödevlerin öğrencilerin düşünme becerilerini göstermesi açısından önemli olduğunu düşünüyor.
Profesöre göre büyük dil modelleri, öğretmenleri daha yaratıcı ödevler hazırlamaya zorlasa da öğrencilerin düşünme ve yazma süreçlerinde önemli bir kayıp yaşanma ihtimali bulunuyor.
Yapay zeka, ödev hazırlamayı kolaylaştırırken öğretmenlerin ölçme yöntemlerini de değiştiriyor. (Foto: Takvim foto arşivi)
Paustian, düşük seviyeli derslerde yazılı ödev vermenin giderek daha zor hale geldiğini belirterek, öğrencilerin yalnızca doğru cevaba ulaşmasının değil, nasıl düşündüklerini ortaya koyabilmelerinin de eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor.
Yapay zekanın eğitimde kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte öğretmenlerin önündeki soru da giderek değişiyor: Öğrencinin ödevi kimin yardımıyla hazırladığı kadar, o ödevin arkasındaki düşünme sürecini gerçekten öğrencinin yürütüp yürütmediği nasıl anlaşılacak?