Spor yazarları Galatasaray'ın Liverpool zaferini değerlendirdi! "Enerji patlaması"
Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Galatasaray, ikinci maçında Liverpool'u konuk etti. Okan Buruk ve öğrencileri, zorlu randevudan 1-0'lık galibiyet ve 3 puanlık kazançla ayrılırken dünya devlerine selam gönderdi. Maçın ardından spor yazarları, sarı kırmızılıları değerlendirerek övgüyle bahsetti. İşte yorumlar...

Alanyasporkarşısında oynadığıfutbolla herkesi endişelendiren Galatasaray, kazanmasına rağmen tepki görmüştü. Liverpool karşılaşmasınıbüyük bir fırsat olarak görenCimbom,İngiliz deviniOsimhen'inpenaltısıyla yıktıveŞampiyonlar Ligi'ndeki ilk puanlarınıaldı.

Aslan, 3. hafta mücadelesindeBodoGlimtile karşılaşacak. Spor yazarları, Liverpool mücadelesini yorumladı.

EVREN TURHAN: GERÇEK KİMLİĞİNİ GÖSTERDİ
Galatasaray,Şampiyonlar Ligi'ndeçok kritik bir sınavaçıktı.
Ligdeki inişliçıkışlı performans, kurulan iddialı kadroya rağmen oynanan oyun taraftarın moralini bir hayli bozmuştu. Ancak bu maç, hem camia hem de oyuncular için bir kırılma noktasıydı. Ve Sarı-Kırmızılılar, sahaya bu bilinçle çıktı.
Maça müthiş bir başlangıç yaptı Galatasaray. Daha ilk dakikalardan itibaren istekli, arzulu ve ne yaptığını bilen bir takım vardı sahada.Özellikle Osimhen'in performansı alkışı hak etti. Rakip savunmayı sürekli zorladı, oyunun yönünü değiştirdi. İlkay Gündoğan ise orta sahada adeta savaştı. Topa yaptığı baskı, oyun kurulumuna olan katkısı ve liderliğiyle kilit rol oynadı.
Orta sahada Torreira ve Lemina ikilisi, hem savunmada hem de hücum geçişlerinde büyük bir efor sarf etti. Adeta sahada basmadık yer bırakmadılar. Rakipçok güçlüydü, dünya devi Liverpool'dan bahsediyoruz.

Ancak Galatasaray, oyunun her alanında var olduğunu gösterdi. Her ikili mücadelede varlar, her topun peşindelerdi. Savunma hattı da sarsılmaz bir kale gibiydi.
Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Singo ve Jakobs dörtlüsü neredeyse hatasız oynadı. Galatasaray'ın mücadele azmi, kazanma isteği her şeyin önüne geçti.
Galatasaray, bu zaferle Şampiyonlar Ligi'nde bir mucizeye imza attı. Sadece bir maçı kazanmadı; güvenini, kimliğini ve Avrupa'daki ağırlığını yeniden hatırlattı.

LEVENT TÜZEMEN: GERÇEKLERİ TARİH YAZAR
'Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Galatasaray' sözünün karşılığını Liverpool maçında gördük.
Galatasaray, 1 milyar Euro'nun üzerinde kadro değeri olan Liverpool'u aklıyla, mücadelesiyle, taraftarının bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle dize getirdi. Okan Buruk, mükemmel bir taktik uyguladı; topu rakibe verdi, hücumu kontrataklarla aradı. Eğer Barış ve Osimhen son vuruşlarda isabetli olabilseydi, Liverpool ağır bir yenilgi alırdı.
Galatasaraylı futbolcular, zihinsel olarak öyle kenetlenmişlerdi ki herkes birbirinin yardımına koştu, mücadeleden kaçmadı, sonuna kadar savaştı. Kaleci Uğurcan'dan başlayıp Osimhen'e kadar tüm takım pozisyon hatası yapmadı, rakibe de bir pozisyon dışında gollük atak yaptırtmadı.
Singo takımın enerji küpüydü, tekmeye kafasını soktu. Barış, Liverpool defansıyla adeta savaştı. Aldığı penaltıda da Szoboszlai'ye akıllı bir çalım attı. Osimhen'in gol vuruşu da çok akıllıydı.

İlkay yoruluncaya kadar Galatasaray'ın orta sahasına akıl kattı. Sakin oynadı ve isabetli pas yapma konusunda arkadaşlarına yön verdi. Torreira yine ahtapot gibiydi; bütün ikili mücadelelerde rakipten çok mücadele edip topu kazandı.
Ama sahada bir Jakobs vardı. Liverpool'un gollük pozisyonunu çizgiden çıkarmakla kalmadı, sahanın en çalışkanıydı. Müthiş bir mücadele ve performans ortaya koydu.
Abdülkerim-Sanchez ikilisi riske girmeden oynadı. Galatasaray'a maç öncesi "5 yer, 8 yer" diye hayal kuranlar, şimdi kıskançlıklarından başlarını kuma gömüyorlardır.
Galatasaraylı oyuncular camiasını, taraftarını sadece mutlu etmedi; Şampiyonlar Ligi'nde de yoluna emin adımlarla devam edeceğini gösterdi.

BÜLENT TİMURLENK: 3 PUANDAN ÖTESİ
Okan Buruk'un fabrika ayarlarına dönmesi gerekiyordu. Alanya testinden alınacakçok ders vardı, almış da. Sezona iyi başlamayan Leroy Sane'yi böylesine yüksek profilli bir maçta kulübede oturtmak cesur bir karardı.
Liverpool'da Salah'ın yedek başlaması, Szoboszlai'nin sağ bekte oynaması açıkçası Galatasaray için oyun başlarken avantajdı. Bu seviyedeki maçların yoğunluğu, ikili mücadele ve çok koşu gerektirir; Galatasaray bunu başardı.
Liverpool'unçizgiden dönen topunun ardından penaltı ileöne geçmek mücadelenin ödülü gibiydi. Singo, Gakpo ile iyi boğuştu. Jakobs bu maç için doğru tercih olduğunu gösterdi. Ön alan baskısı, Liverpool'a tahminlerinötesinde fazla hata yaptırdı.

İkinci yarıda skoru korumak için derinden dikkatli bir savunma gerekliydi. Osimhen'in önce Yunus'a vermediği top, ardından karşı karşıya kaçırdığı pozisyon… Bunlar gol olsa Liverpool'un fişini erken çekerlerdi.
Slot, son yarım saatte Salah ve Isak'ı oyuna sürüp tabelayı çevirmek için kozlarını oynadı. Fransız hakem, tabelaya etki etmeyen ama oyunu bozan düdükleriyle bol bol Liverpool'a çalıştı. Ne yazık ki UEFA'da bir Şenes Erzik'imiz olmadı.
İkinci yarıda topa sahip olma oranını yüzde 70'in üzerine çıkaran Liverpool'a karşı yapılan takım savunması alkışlık. Fransız hakem, son bölümde VAR'dan dönen penaltıyı vererek niyetini belli etti.
Ama Galatasaray'da en çok Okan Buruk'un böylesine görkemli bir galibiyete ihtiyacı vardı. Haneye yazılan 3 puan, ama 3 puandan ötesi.

ZEKİ UZUNDURUKAN: TÜM DÜNYA KİMİN DAHA BÜYÜK OLDUĞUNU GÖRDÜ
Maçın ilk yarısında Liverpool'a dünyanın kaç bucak olduğunu gösterdi Galatasaray! Maçtan önce A Spor'daki yayınımda 'Galatasaray'ın Liverpool'dan nesi eksik! Çıkıp Aslanlar gibi oynarız' dedim. İlk yarıda Galatasaray'ın İngiliz devinden eksiği değil, fazlası vardı. Aslan, Rams Park'ta pençesini çıkardı ve Liverpool'lu futbolcuları adeta kediye çevirdi. İlk 45 dakikada farka bile gidebilirdik.
Liverpool'un Gakpo'su, Wirtz'i, Ekitike'si Soboszlai'si varsa bizim de Osimhen'imiz, Barış Alper'imiz, Yunus'umuz var dedik. Aslanlarımız, ilk yarıda İngilizler'e futbol dersi verdi. Daha maçın 2. dakikasında Barış Alper ile Liverpool kalesine indik. Alisson karşı karşıya kurtardı. Barış Alper Yılmaz'ın durmaya niyeti yoktu. Rüzgarın oğlu, aldığı her topla Liverpool kalesine ışık hızında aktı. Bu pozisyonlardan birinde ceza sahasında yere indirildi. Hakem Clement Turpin, penaltıyı verdi. Osimhen de penaltıda topu Liverpool ağlarına yapıştırdı. Osimhen Galatasaray formasıyla 40. golünü atarken; Şampiyonlar Ligi'ndeki sayısını da 10'a çıkardı.

Bu golden sonra Liverpool etkili olmaya çalıştı. Davinson, Abdülkerim, Jakobs ve Torreira ile öyle müthiş savunma yaptık ki... Bir de kalemizde Uğurcan Çakır olunca, İngilizler'i ilk 45'te hüsrana uğrattık. İlk yarıda her şey istediğimiz gibi gitti. Dünyanın en pahalı dördüncü takımına nefes aldırmadık. Kim daha büyükmüş tabelada gösterdik!
Liverpool ikinci yarıya büyük bir ön alan baskısı ile başladı. Bu dakikalarda savunmada yine güçlü durduk. 53'te Osimhen karşı karşıya pozisyonda Alisson'u geçemedi. Liverpool karşısında tonla gol pozisyonuna girdik. Böylesine bir arenada yakaladığın zaman atacaksın! 55'te Alisson sakatlandı çıktı; yerine Mamardashvili girdi. Arne Slot, Galatasaray karşısında ezilen takımına güç katmak için 3 oyuncu değişikliğine birden gitti 62'de. Salah, Bradley ve İsak oyuna girdi. Okan Buruk'tan da 71'de iki hamle birden geldi. Osimhen ve Yunus çıktı. İcardi ve Sallai maça dahil oldu.

Salah veİsak gibi dünya yıldızlarının girmesi de sonucu değiştirmedi.Çünkü Galatasaraylı futbolcular galibiyete inanmıştı. Liverpool'un usta ayaklarına nefes bile aldırmadılar. Onlarıçaresiz bıraktılar. İnanılmaz bir mücadeleye imza attılar. Sahada savaşan kazanır. Sonuna kadar savaştı sarı kırmızılılar dün. Liverpool gibi bir devi eze eze Aslantepe'ye gömdük. Tek kelime ile helal olsun. Bu zafer çok yakıştı. Sarı kırmızılı formayı giyen herkes muhteşem bir futbol sergiledi, destansı bir galibiyete imza attı. Galatasaray bu futbolla tarih yazmaya devam eder.

REHA KAPSAL: DESTAN
Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon evinde ilk maça çıktı. Tribün atmosferi ve desteği beklenildiği gibi mükemmel. Sanki saha dışında değiller... Sahanın içinde onlar da bir oyuncu gibi oynuyorlar, koşuyorlar, kademeye gidiyorlar, kafa topuna çıkıyorlar ve mücadele ediyorlar. Böyle bir destek ile sarı-kırmızılılar oyuna çok iştahlı ve agresif başladı. Barış Alper Yılmaz'ın kaçırdığı gol, takımın gol atma inancını daha da pekiştirdi. Nitekim arkasından Osimhen'in penaltı golü geldi. İlk yarı çok doğru bir plan vardı. Top Liverpool'da iken sahanın 4'te 3 bölümünde yerleşip pozisyon alarak beklediler. Liverpool önde baskı yapma tuzağına çekmek istedi.

Ancak Galatasaray'ın bu tuzağa düşmemesi doğru bir tercihti veçok akılcıydı. Bir de takım halinde kompakt, simetri savunma anlayışı ve topa karşı duruşlarıçok başarılı idi. Takım savunmasının doğru olması, sarı kırmızılıların hücum planlarının baş mimarı idi.Çünkü bu kazanılan toplarla tüm geçiş hücumları Barış, Yunus ve Osimhen gibi hızlı oyuncularüzerinden planlandı veçok da etkili oldu. Osimhen'in ikinci yarıda kaçırdığı pozisyon gol olsaydı fişi de büyük olasılıkla erkençekmiştik. Tüm oyuncular sınırlarını ve limitlerini sonuna kadar zorladı. Galatasaray insanüstü bir mücadele ortaya koyarak hak ettikleri bir 3 puanla Avrupa'da yeni bir destan daha yazdı. Bu galibiyet ve performans gelecek maçlar için referans aldığımızda büyük olasılıkla ilk 24 tamam. Ama ilk 8'de yer alması işten bile değil.

MUSTAFAÇULCU: PENALTIİPTALİDOĞRU
Galatasaray oyuna iştahlı, istekli ve etkili başladı. Okan hoca formsuz Sane'yi kesip oyuna merkezde İlkay ile başlaması akıllı bir hamleydi. Oyunaçok olumlu yansıdı. Osimhençıkana kadarçok özveriliydi, çok çalıştı. Son vuruşlarda biraz daha dikkatli olsa Galatasaray erken tabela yapardı. Barış Alper sol kanadıçok efektif kullandı. Singo büyük güven veriyor oyuna dinamizm katıyor. Liverpool 62'den sonra tüm silahlarını sahaya sürdü. Oyunu kontrol eden ve topa sahip olan taraftı. Galatasaray topun arkasına geçip kalabalık savunma yaparak geçit vermedi. Geçiş oyununu iyi yaparak pozisyonlar buldu. Oyundan hiç düşmedi. Dirençli, akıl dolu futbol ile galibiyeti hak etti. Bu galibiyet büyük moral ve güven getirdi.

Clement Turpin 43 yaşında hakemliğinin en olgun, verimli ve ustalık dönemini yaşıyor. Maçın başında Lemina'yı sözlü ikaz ederek otoritesini ortaya koydu. 14'de Liverpool lehine muazzam bir avantaj oynattı. Dönüşünde Szoboszlai ellerini kollarını kullanarak Barış'a faul yapınca tereddütsüz penaltıyı verdi.Örnek karardı. Majör karar doğru olunca sarı kartı pas geçti. 37'de 1 nolu yardımcı Nicolas Danos'un Osimhen'e kaldırdığı bayrak hatalıydı Szoboszlai ofsaytı bozuyordu. 45+3'te frikikte yaşanan karambolde Galatasaray penaltı bekledi, devam kararı doğruydu. 49'da Osimhen faul ve frikik bekledi amaönündeki topu Jones çok temiz aldı. 60'da Barış'a yaptığı kontrolsüz hareket dolayısıyla Frimpong'a sarıçıkmalıydı!

Bu maçlarda UEFA hakemlerden hatalı karar olsa da oyun kontrolü ve saygı konusunda sıfır taviz istiyor. Bazı kararlarını beğenmesek de Turpin son derece sakin ve otoriterdi. Oyuncular sözlü itirazlarda bulunca gereksiz sarı kartlar gördüler! 87'de Konate-Singo arasındaki topa vurma mücadelesinde topa vuran Singo idi. Hakem hatalı kararla penaltı verdi. VAR Jerome Brisard doğru müdahale ile hakemi OFR'ye çağırdı. Penaltı iptali doğruydu.

ÖMERÜRÜNDÜL: ENERJİPATLAMASI
Galatasaray tarihi bir galibiyete imza attı. Son senelerde G.Saray'ın güçlü bir takıma karşı 75 dakika müthiş bir takım presi yapmasına ilk defa şahit oluyorum. Adeta Liverpool'u oynatmadılar. 16. dakikadaki penaltı golünden sonra öz güven daha da arttı. İnanılmaz bir seyirci desteği gündeme geldi. Yeri geldikçe vurguladığım bir konu var; böyle zamanlarda futbolcular iyice havaya girip sınırsız enerji sergilerler. Dün bu enerji bana göre sınırsızı da geçti. Başta Torreira olmaküzere birçok oyuncunun fiziki direnç göstermeleri doğal karşılanır. Ama sakatlıktan yeniçıkan, hazır olmayan Osimhen'in 2-3 kere hücum preste top kapması, Yunus'unçıkana kadar alışılmışın dışında savunma yapması ilginç gelişmelerdi. İlkay zekâsı ve futbol bilgisiyleçok başarılıydı. Lemina, Torreira, Singo ve Davinson müthiş savaştılar. Gecenin bana göre sürpriz öne çıkan isimlerinden biri de Jakobs'tu. Uğurcan da her geçen gün daha öz güven kazanıyor.

Okan Buruk'un iki büyük doğrusu vardı. İlki; fizik açıdan bitik olan İcardi ve Sane'yi kulübede oturttu.İkincisi de geriden hiç pasla çıkmayı düşünmeyip hep uzun oynayarak rakip prese takılmamak taktik anlayışıydı. Bana göre tek yanlışı, son bölümde takım iyice yorulmuşken İcardi'yi oyuna almasıydı. Liverpool Teknik Direktörü Slot, rotasyonlu bir kadro ile sahaya çıktı. Güçlü kadroda bunu yapması son derece doğaldı. Ama Szoboszlai'yi sağ bek oynatması hiç mantıkla bağdaşan bir düşünce değildi.

MURATÖZBOSTAN:İLKAY GÜNDOĞAN ZEKASIYLA SIRTLADI
Galatasaray için dev bir prestij maçıydı… Varını yoğunu ortaya koyması lazımdı.. Veöyle de oldu.. Taraftar motivasyonu, bitmek bilmeyen bir uğultu Liverpool'u sağır etti.. Yani Okan Buruk'un ekibi, RAMS Park'ta adeta ateş püskürdü. Osimhen'in gol vuruşu, Barış Alper'in kanat bindirmeleri ve Lemina'nın orta saha dominasyonu...
Ve İlkay… Liverpool'un baskısına rağmen orta sahayı adeta orkestra şefi gibi yönetti, pasları, sakinliği, liderliği ve taktik zekâsıyla takımı sırtladı.. 34 yaşında olup bu seviyede oynamak.. Müthişti.. Maçın kritik anlarında topu ters tarafa yönlendirip Torreira-Barış Alper bağlantısını kurması, duran toplardaki etkili ortaları... Liverpool'un yıldızlarına karşı dimdik, aslanlar gibi durdu. Osimhen'in penaltısını hazırlayan preslerden tut, Liverpool'un ritmini bozan müdahalelere kadar. Galatasaray'da kimin başı sıkışsa yanında hemen İlkay bitti.. Herkesi rahatlattı..

İlkay "Sahadaki beyin" idi.. Özetle.. Galatasaray onu alarak on numara hareket yapmış. İşte büyük maçların büyük yıldızı ve tecrübeli ismiydi.. Yeni bir Muslera geliyor.. Adı Uğurcan.. Dün gecenin iyi adamlarından biri de oydu.. "Eren mi, Jakobs mu?" derken Okan Buruk, Jakobs'a şans vermişti.. Çok yerinde olmuştu.. Singo parmak ısırttı. 8 maçta 11'de sahaya çıkan Sane , Liverpool maçında kulübeye girdi.. Bunu da Okan Hoca yaptı ve Sane'yi kesti.. Yunus aldı sazı eline, iyi de oynadı, sürekli içeri girdi. . Liverpool'u zorladıkça zorladı.. Karşındaki rakip kalite olarak senden iyi olabilir ama sen ondan daha iyi mücadele edersen o fark ortadan kalkar.. Galatasaray işte bunu yaptı.. RAMS Park'ın cehennem atmosferi, Liverpool oyuncularını boğdu.. Sahada 11 Aslan, tribünlerde 12. adam vardı.. Bu tar-i hi galibiyet, Galatasaray taraftarının "Avrupa Fatihi" ruhunu yeniden canlandırdı.

