28 Şubat'ın yıldönümünde önemli mesajlar

Başbakan Tayyip Erdoğan, 28 Şubat'ın 15. yıldönümüne denk gelen grup toplantısında çok önemli açıklamalarda bulundu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
28 Şubat'ın yıldönümünde önemli mesajlar

Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi yıllarca geriye götüren 28 Şubat müdahalesinin 15. yıldönümünde, partisinin grup toplantısında konuştu. Başbakan burada, gündemdeki konulara ilişkin çok önemli mesajlar verdi. Erdoğan özetle şunları söyledi;

"Geçen hafta itibarıyla normal mesaimize başladık. Geçmiş olsun mesajlarını ileten herkese, Başta Cumhurbaşkanımız ve Meclis Başkanımız olmak üzere herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Dualarını esirgemeyen aziz milletimize teşekkürlerimi iletiyorum. Geçen akşam Eseboğa'da soğuk havaya rağmen vatandaşlarımız beni uğurlamaya geldiler. Oradaki gençler bana 'Dik dur eğilme, bu gençlik seninle' dediler. Bu kalp allah ömür verdikçe önce rabbim sonra aziz milletim için çarpmaya devam edecek. Milletin muhabbetinden daha büyük bir rütbe yoktur. Allahın izniyle 9 yıl boyunca yaptığımız hizmetler nedeniyle millettin gözünde mazhar olduk. Biliniz ki biz birlik ve bütünlük içinde olduğumuz sürece, her türlü fitme ve fesadı elimizin tersiyle ittiğimiz sürece bu kutlu yürüyüşü kimse bozamaz. Biz aldığımız oyla değil, kazandığımız gönüllerle mutlu olan bir partiyiz.

HOCALI KATLİAMI'NI ANMA TÖRENLERİ

"Pazar günü son derece anlamlı bir yıldönümünü icra ettik. Hocalı'da toplam 613 masum insan Ermeni saldırganlar tarafından hunharca katledildi. Hocalı'da katledilen kardeşlerimizi bir kez daha yad ediyoruz. Pazar günü İstanbul başta olmak üzere bir çok şehrimizde Hocalı anıldı. İstanbul'daki marjinal bir kaç pankartın olması katliama dair acımızı gölgelemeye yetmez. Türkiye her vatandaşına eşit mesafededir. Etnik kökenine, inancına, derisinin rengine bakılmaksınız bu ülkenin her vatandaşı birinci sınıf vatandaşıdır. Şunu herkes bilsin ki Hocalı katliamını unutmayacağız, unutturmayacağız. Ancak barışı ve adaleti savunan taraf olmaya da devam edeceğiz. Marjinal pankartlardan ötürü herkesi uyanık olmaya davet ediyorum."

28 ŞUBAT'IN 15. YIL DÖNÜMÜNDE ÇOK ÖNEMLİ MESAJLAR

"Değerli kardeşlerim. Türkiye'nin yakın tarihinde, demokrasi tarihimizde malesef milletçe hiçbir zaman hatırlamak istemediğimiz bazı karanlık tarihler var. 27 Mayıs bu karanlık tarihlerden bir tanesiydi. Bugün de, bir demokrasi faciasının yıl dönümünde grup toplantımızı yapıyoruz. 15 yıl önce yaşanan 28 Şubat olayı post-modern bir müdahale olarak tarihe geçti. 28 Şubat, 27 Mayıs'ın, 12 Eylül'nün aynı ideolojinin eseri bir müdahaledir. 28 Şubat'ta farklı bir tarz kullanılmıştır. Siyaset adeta dizayn edilmek, vesayet altına alınmak istenmiştir. 28 Şubat'ın arkasında çok büyük bir enkaz bıraktığını söylemek durumundayım. Türkiye fakirleşmiş, dışlanmış ve yokluğa mahkum olmuştur. Yüzlerce insan görüşlerinden dolayı bu süreçte mağdur edilmiştir. Bürokraside cadı avı başlatılmş, gazete sayfalarından inançlı kesimlerin hissiyatı ağır bir saldırıya maruz kalmıştır. 28 Şubat sadece siyaseti dizayn etmemiş, her alanda milletin hissiyatıyla oynanmak istenmiştir. Nice kız öğrenci kıyafetlerinden dolayı eğitimden soğutulmuş, eğitim hakkından marum bırakılmıştır. Bunların ahı yerde kalır mı?"

"Değerli arkadaşlarım bundalar yaşadıklarımız, gördüklerimiz. Tabii bir de göremediklerimiz var. Ama şu anda iş rayına girdi. 27 Mayıs, 12 Eylül bu millete çok ağır faturalar ödetti. Aynı şekilde 28 Şubat da Türkiye'nin kalkınma ivmesini yavaşlatmış, Türkiye'nin ilerleme hamlesine ağır bir darbe vurmuştur. Biz, 28 Şubat'ın mağduru olarak bugün burada gururla ayaktayız, buradayız. Sizler, 28 Şubat'ın mağdurları olarak ayaktasınız ve buradasınız. 28 Şubat'ta hakkı yenen nice kardeşimiz artık haklarına kavuştu. Üniversite kapılarından dönen, eğitim hakları ellerinden alınan kız kardeşlerimize bugün geç de olsa hakları iade ediliyor. 28 Şubat'ın mimarları ise bugün toplum önüne çıkmaktan kaçınıyorlar. Millet iradesini çiğneyenleri ne toplum, ne tarih affetmeyecektir. Unutmayın ki tarih, 28 Şubat'ın taşeronlarını da, yazarlarını da affetmeyecektir. Toplum, Bin yıl süreceği söylenen 28 Şubat'ın mimarlarını da elleriniz tersiyle bir kenara itmiştir. Bu millet, 28 Şubat'la da yüzleşiyor ve yüzleşmeye de devam edecek."

'DİNDAR GENÇLİK' TARTIŞMASI

" Birileri, Ak Parti Gençlik Kongresi'nde söylediğim bir söz üzerine fırtınalar koparmak istiyor. Orada Necip Fazıl'ın bir sözünü söyledim. Necip Fazıl Kısakürek ne diyor? Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik diyor. Tabii bu sözün sahibini bilmeyen cahiller fırtınalar kopardılar. Bazı CHP'liler nasıl olduysa Yunus Emre'yi hatırlamış, bize Yunus'la cevap veriyorlar. Biz kime karşı Yunus'un, kime karşı Köroğlu'nun diliyle konuşacağımızı çok iyi biliriz. İnsanın karşısında bizim dilimiz Yunus'un dilidir, Mevlana'nın dilidir. Ama millet iradesinin düşmanlarına dilimiz, Köroğlu'nun, Dadaloğlu'nun, Necip Fazıl üstadın dilidir. Millet iradesi Ak Parti döneminde güç kazanmıştır. Millet iradesine karşı gelen çetelere karşı cesurca mücadele edilmiştir. "

"BU KADAR FAZLA MEYHANEYE GİTMEYİN"

"Değerli kardeşlerim, vesayetçi sistemin, özellikle bu ülkede millet iradesine musallat olmasına hiçbir zaman müsade etmeyeceğiz. Demokrasilerde karar da, yetki de milletindir. Demokrasi dışı kurumların yasama, yürütme ve yargıya müdahale girişimlerini asla kabul etmeyiz. Bizim babalarımız 27 Mayıs'ın gölgesinde yaşadılar. Bizler 12 Eylül'ün gölgesinde yaşadık. Genç nesillerin istikbalinin gölgelenmesine izin vermeyiz. Bu müdahaleler, yaklaşık 150 yıllık çarpık bir düzenin ürünüdür. Ne yazık ki, başta CHP olmak üzere kimi siyasi partiler de bu zihniyetin hamiliğini yapmıştır. 27 Mayıs müdahalesine çanak tutan CHP olmuştur. 28 Şubat'a sessiz kalan ama kenarda ellerini ovuşturanlar yine CHP olmuştur. İşlerine geldiklerinde kurultay kürsüsünde hatırlarlar. Demokrasiye bu kadar aşıktınız da, 28 Şubat'ta neredeydiniz? Hatta o kadar ileri gittiniz ki Ankara'da da savcılar varmış dediniz. Bunların demokrasi aşkı platoniktir arkadaşlar. Bunlar demokrasiyi uzaktan severler. Bunların jetonları malesef geç düşüyor. CHP Genel Başkanı 40 milletvekili arkadaşı Meclis'teki oylamaya gitmeyince ne dedi? " Bu kadar meyhaneye gitmeyin" dedi. Türk yazar Oğuz Atay'ın da çok güzel bir sözü var; "Türk solu geç kalkar, çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir." Kaset operasyonundan sonra işbaşına gelen, bu vesayetten kurtulamayan bir genel başkanın vesayete karşı dik durmasını hiç beklemeyin. Sayın Kılıçdaroğlu, Dersim katliamından ötürü de geçmişimizden gurur duyuyor musunuz? Yasaklarınızdan, bu millete fitil fitil ödettiğiniz ağır bedellerden ötürü de gurur duyuyor musunuz? Hiç merak etmeyin, biz ülkenin büyük insanlarıyla gurur duyacak, onların isimlerini yaşatmaya devam edeceğiz."

"Başbakan CHP'den çekiniyor diyor. Aynaya bak aynaya. Millet dizi seyretmeyi bıraktı, keyifle seni seyretmeye devam ediyor. Şu kurultaya bir baktım da, parti kurultayı değil, Erdoğan kurultayı olmuş. CHP'den çekinmek için gerek yok. Kılıçdaroğlu'nda ziyadesiyle memnunuz. Günde ayaküstü 10 yalan söyleyen, hakareti politika sanan bir genel başkandan biz ziyadesiyle memnunuz. CHP'nin başında böyle bir genel başkan olduğu sürece Ak Parti gücüne güç katmaya devam edecek. Kurultayda çok enteresan, kendi konuştuğu kürsüde kendi milletvekili tartaklanıyor, sayın Kılıçdaroğlu o olayı durdurmak yerine bize şirazeleler söylüyor. Senin milletvekilini dövüyorlar orada. Sen hala orada 'Beni CHP'lilerden korumayın' diyorsun. Bu nasıl bir mantık? Sonuçta aynaya baktığınızda biz değil, siz mahçup olacaksınız."

4+4+4 SİSTEMİ

"Biraz önce de ifade ettim. İmam hatiplerin önünü kapatmak isteyen 28 Şubat aktörleri kesintisiz 8 yıllık eğitimle Türkiye'ye büyük zarar verdiler. 28 Şubat süreci İmam hatiplerle ile birlikte Anadolu'daki yoksul ailelerin zeki çocuklarını hedef almıştır. Geçmişte zenginlik babadan oğula geçiyordu. Anadolu bu çarkı bozdu. 28 Şubat Anadolu'nun bu şahlanışına karşı yapılan bir darbedir. Ak Parti başta eğitim olmak üzere her alanda fırsat eşitliğini destekledik. Okulun önündeki tüm engelleri kaldırdık. Şimdi Ak Parti gurubumuz zorunlu eğitimin kademeli olarak 12 yıla çıkarmasını ön gören yasa teklifini Meclis Başkanlığı'na sundu. Gelişmiş ülkelerde zorunlu eğitim 9-13 yıl arasında uygulanıyor. İlk ve orta öğretimin kademeli olarak 12 yıla çıkarılmasını en başından beri savunduk. Bu 3 kademeli bir eğitim. Bu sistemle 8 yıllık kesintisiz eğitimin Türkiye'ye verdiği ağır hasarı telafi edeceğiz. Türkiye'nin yetişmiş ara eleman ihtiyacı bu sistemle karşılancaktır. "

TÜSİAD'A ELEŞTİRİ

4+4+4 sistemine CHP ve TÜSİAD'ın verdiği tepki tamamen çağdışı ve Türkiye gerçeklerinden uzak tepkilerdir. Demek ki TÜSİAD'da taraf olabiliyormuş. Ve bu TÜSİAD yine imam hatiplerle ilgili olarak, o zaman da bir kişiye, bir imam hatip raporu hazırlattı. O raporla imam hatiplerin orta kısımları kapatıldı. Bunların kininin neler olduğunu biliiriz. Bunları bildiğimiz için de bu yapılan yanlışı düzeltmek bizim görevimizdir. 8 yıllık eğitimin mimarların biri olan TÜSİAD'ın bugün 4+4+4 sistemine karşı çıkması ayıp. Daha önce de söyledim. Siz işinize bakın, biz de işimize bakalım. Kusura bakma TÜSİAD, senin dediğin olmayacak. Siz sanayi ile, ticaret ile uğraşmayın. Neymiş, kızların okumasının önü kesilecekmiş. Şu 9 yıl içinde eğitim nereden nereye geldi. TÜSİAD önce 28 Şubat'taki rolünü sorgulasın. Ben TÜSİAD'a acilen değişmesini ve kör ideolojisinden kurtulmasını tavsiye ediyorum.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler