"Türkiye'yi nereden nereye getirdik"
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından 28 Şubat'ın herkesin anılarında ve zihinlerinde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, "Türkiye'de artık demokrasiye baskı yapan anlayışların, değil bin yıl, bir saniye bile yaşamasına müsaade etmeyecek bir AK Parti zihniyetinin olması çok ama çok önemlidir" dedi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
AK Parti Ankara İl Başkanlığınca Cer Modern'de düzenlenen Avrupa Birliği sergisi, AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, AK Parti Antalya Milletvekili ve eski AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Ankara İl Başkanı Murat Alparslan ve davetlilerin katılımıyla açıldı.
Açılışta konuşan Bağış, sergide yer alan gazete haberlerinin Türkiye'nin AK Parti döneminde Avrupa Birliği yolunda katettiği mesafeyi gözler önüne serdiğini belirterek, "Artık başkalarının kapısında el pençe divan duran liderlerimiz değil dünyanın ağzının içine baktığı bir Başbakanımız var. Artık Türkiye kendisine yön verilen bir ülke değil artık dünyaya yön veren bir ülke haline geldi. İşte bu da 9 yılda AK Parti'nin Türkiye'yi nereden nereye getirdiğinin en güzel göstergesi" dedi.
Türkiye'nin AB sürecinin demokratikleşme, şeffaflaşma ve kalkınma süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydeden Bağış, bundan 15 yıl önce düşünülmeye dahi çekinilen konuların bugün her platformda rahatça tartışılabildiğini dile getirdi.
Konuşmasında 28 Şubat sürecine de değinen Bağış, "Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından 28 Şubat'ın hepimizin anılarında ve zihinlerinde ayrı bir yeri vardır. İşte Türkiye'de artık demokrasiye baskı yapan anlayışların değil bin yıl bir saniye bile yaşamasına müsaade etmeyecek bir AK Parti zihniyetinin olması çok ama çok önemlidir" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik de yaptığı konuşmada, sergideki gazete kupürlerinin 2004 ile 2010 yılları arasında yoğunlaştığını belirterek, bu 6 yıllık zaman diliminde Türkiye'nin neredeyse yüz yıllık yol yürüdüğünü söyledi.
2004'ün çok önemli bir tarih olduğunu ifade eden Çelik, "Bugün konuştuğumuz bir çok darbe teşebbüsünün ilk olarak yoğun bir şekilde planlandığı, hayata geçtiği, bununla ilgili hareketliliklerin yaşandığı bir tarih 2004. Biz 2004 yılında bugün konuşulan bir çok şeyin Ankara'da çeşitli yerlerde planlandığına dair AK Parti Hükümetine karşı bir takım teşebbüslerin oluşturulmaya çalışıldığına dair bilgi sahibi değildik ama bunlar kulağımıza geliyordu" dedi.
"Kendi varlık sebeplerine karşı gayrı meşru oluşumlar" varken AK Parti olarak Türkiye'yi en büyük çağdaşlık projesi olan AB'ye tam entegre etmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anlatan Çelik, gelinen yolun kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik, "Biz yönümüzü bir çağdaşlaşma projesine çevirmişken, AB'ye çevirmişken arkamızdan bu hükümete bu millete hizmet etmesi gerekenler bir takım darbe tezgahları oluşturmakla uğraşıyorlardı. Dolayısıyla yürünen yol büyüktür, yaşanan tarih çok büyük bir tarihtir" diye konuştu.
Arap Baharı çerçevesinde yaşanan gelişmelere ve Türkiye'nin rolüne de değinen Çelik, "1911-1923 arasında hangi topraklardan kopmuşsak, 2011-2023 arasında o topraklardaki kardeş halklarla yeniden buluşuyoruz" dedi.
AK Parti Antalya Milletvekili ve eski AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu da, AK Parti iktidarı ile AB yolunda
yoğun reform çalışmalarının gerçekleştirildiğini ve bu sayede Türkiye'nin birinci sınıf ülkelerin arasına katıldığını söyledi.
Açılışta konuşan Bağış, sergide yer alan gazete haberlerinin Türkiye'nin AK Parti döneminde Avrupa Birliği yolunda katettiği mesafeyi gözler önüne serdiğini belirterek, "Artık başkalarının kapısında el pençe divan duran liderlerimiz değil dünyanın ağzının içine baktığı bir Başbakanımız var. Artık Türkiye kendisine yön verilen bir ülke değil artık dünyaya yön veren bir ülke haline geldi. İşte bu da 9 yılda AK Parti'nin Türkiye'yi nereden nereye getirdiğinin en güzel göstergesi" dedi.
Türkiye'nin AB sürecinin demokratikleşme, şeffaflaşma ve kalkınma süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydeden Bağış, bundan 15 yıl önce düşünülmeye dahi çekinilen konuların bugün her platformda rahatça tartışılabildiğini dile getirdi.
Konuşmasında 28 Şubat sürecine de değinen Bağış, "Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından 28 Şubat'ın hepimizin anılarında ve zihinlerinde ayrı bir yeri vardır. İşte Türkiye'de artık demokrasiye baskı yapan anlayışların değil bin yıl bir saniye bile yaşamasına müsaade etmeyecek bir AK Parti zihniyetinin olması çok ama çok önemlidir" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik de yaptığı konuşmada, sergideki gazete kupürlerinin 2004 ile 2010 yılları arasında yoğunlaştığını belirterek, bu 6 yıllık zaman diliminde Türkiye'nin neredeyse yüz yıllık yol yürüdüğünü söyledi.
2004'ün çok önemli bir tarih olduğunu ifade eden Çelik, "Bugün konuştuğumuz bir çok darbe teşebbüsünün ilk olarak yoğun bir şekilde planlandığı, hayata geçtiği, bununla ilgili hareketliliklerin yaşandığı bir tarih 2004. Biz 2004 yılında bugün konuşulan bir çok şeyin Ankara'da çeşitli yerlerde planlandığına dair AK Parti Hükümetine karşı bir takım teşebbüslerin oluşturulmaya çalışıldığına dair bilgi sahibi değildik ama bunlar kulağımıza geliyordu" dedi.
"Kendi varlık sebeplerine karşı gayrı meşru oluşumlar" varken AK Parti olarak Türkiye'yi en büyük çağdaşlık projesi olan AB'ye tam entegre etmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anlatan Çelik, gelinen yolun kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade etti.
Çelik, "Biz yönümüzü bir çağdaşlaşma projesine çevirmişken, AB'ye çevirmişken arkamızdan bu hükümete bu millete hizmet etmesi gerekenler bir takım darbe tezgahları oluşturmakla uğraşıyorlardı. Dolayısıyla yürünen yol büyüktür, yaşanan tarih çok büyük bir tarihtir" diye konuştu.
Arap Baharı çerçevesinde yaşanan gelişmelere ve Türkiye'nin rolüne de değinen Çelik, "1911-1923 arasında hangi topraklardan kopmuşsak, 2011-2023 arasında o topraklardaki kardeş halklarla yeniden buluşuyoruz" dedi.
AK Parti Antalya Milletvekili ve eski AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu da, AK Parti iktidarı ile AB yolunda
yoğun reform çalışmalarının gerçekleştirildiğini ve bu sayede Türkiye'nin birinci sınıf ülkelerin arasına katıldığını söyledi.