Kılıçdaroğlu: Daha çok projemiz var
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gruptaki konuşmasında seçim vaatlerini sıralamaya devam etti.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
Askerlik süresinin kısaltacağız. Başbakan senin oğlun kısa yapıyor da neden vatandaşım kısa askerlik yapmasın.
Yurtlar açacağız. Öğrenci kimsenin kucağını düşmeyecek...
Darbecilerden hesap soracağım... Adam gibi kim hesap sorarmış görecekler. Bunlar 12 Eylül ürünü bir parti. Bunlar mağdur edebiyatı yapan parti. Biz hükümete muhtıra veren hesap soracağız...
Çocuklar yatağa aç girmeyecek... Herkese 600 TL aile sigortası ödeyeceğiz. Kadınların ve çocukların ailelerin derdini bilirim. Sen aile derdi bilmezsin Başbakan sen ve yandaşların 4x4 araçlara biniyorlar.
Türk kökenli Alman vatandaşlarımızın hepinize selamı var. Dertlerimizi birebir izliyorlar... Türkiye ne oluyor nereye gidiyor diye soruyorlar...
Onlara yeni Türkiye'yi sizin desteğinizle kuracağız diyoruz... Gazetecilerin tutuklanmaları, yandaş medyada cezalarının verilmesi kaygı ile izleniyor.
Bizim dışımızdaki gruplar da aynı kaygıyı taşıyor. Avrupa sanıyor ki bunlar yoksullukla mücadele ediyorlar...
Yargıya ilgili kararlar dile getiriliyor. Polisin şiddet kullanması kınanıyor. Ayrıca seçim barajı eleştiriliyor.
Bu anlayışla seni o koltukta bırakmayacağım. İndireceğim seni o koltuktan. Recep Bey eleştirilere diyor ki dengesiz. Sen kendi dengene bak önce. Memnun olduğum bir şey var... Bunlar AK Parti'yi yere göğe sığdıramıyorlardı. Tablo şimdi yüz seksen derece döndü. Onlar da anladı ki bu AK Parti bizim bildiğimiz AK Parti değil. Bu AK Parti yoksul ailelerin onuru ile oynayan AK Parti'dir gördüler...
Yerel medyayı da dinledik. Gazeteci haber yapar. Doğru yapmaya çalışır, ararştırır. Haberin saati yeri yoktur. Argümanlar, unsurlar bellidir. Kalem, defter, teybi vardır. Başka bir şeyi yoktur. Darbeyi ancak bunlarla yapabilir. Halkı aydınlatacaksa bunlarla yapabilir. Gece yarışı uyurken kamerası yanındadır. Görüntü alacaktır. Sadece bizim için dünyanın bilgisi için yapacaktır... 4. güç olmasının temelinde olan budur....
AKP habercilerle ilgili 3 önemli açılım yaptı. Sizin yığranma payınızı elinizden alıyorum dedi ve aldı. Bize geldi dediler ki milletvekiline verelim gazetecilere vermeyelim dediler. Vekil savaş meydanlarında mı yapıyor. Yok öyle bir şey... Niçin gazetecinin elinden yıpranma payını alıyor.
Sonra AKP baskı uyguladı. Yandaşı kollarken karşı medyaya ceza için fırsat kolladılar...
Bir de kendi medyalarının işi gücü bizi eleştirmek AK Parti'yi yüceltmek. Onlar bizi eleştirdiğinde bilin ki CHP yol alıyor. Daha çok projelerimiz var. Herkesin mutlu olabileceği ayağı yere basan projelerimiz var. Göreceksiniz... Gazeteci hakkını CHP iktidarında alacak...
Bir ülke düşünün başbakan çıkıp gazetecilerin hangi gerekçe ile tutuklandıklarını açıkladı. Ben size diyordum başımızda bir başsavcı var inanmıyordunuz... İşte ortada... Hem yürütme hem yargısınız hem de yürütme organı elinizin altında.. Biz baskı arttıkça özgürlüğü daha fazla dillendireceğiz. Ülkenin içinde bulunduğu açmazları halka daha çok anlatacağız... Her yıl 14 Mart'ta tıp bayramı kutlanır... Bir bakan var Che afişi ne geziyor elinde diye eleştiriyor... Hoca daha iyi doktor olarak hayata atılsın diye öğrencisine daha çok zaman ayırmak istiyorum diyor. Yok diyor. Doktor diyor ki daha çok süre hastaya bakalım diyor. Hayır diyorlar... 24 saat nöbet tutan hekim izin istiyor kulaklarınızı tıkıyorsunuz..
Atanamayan öğretmenler aramızda. Gittiğim her yer pankart çıkar. Öğretmenler evimizin bir parçası. Çocuklarımızı eğitirler... Ahlakı öğretirler... Birlikteliği ve farklılığı öğretirler... Çocuklara bu hedefler verilirken, üniversiteden mezun olmuş atanmayan öğretmenler var... Bazı haberler var alıntılar yapmak istiyorum. Yeni Şafak diyorki MEB'e göre 71 bin öğretmene ihtiyaç vardır... Türkiye genelinde 165 bin öğretmene ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Son raporda da 132 bin kişiye ihtiyaç duyuldu... Öğretmenimiz var ama atayacak irade Ak Parti'de yok. Çünkü bu bizde var.. Öğretmenler için de bir açılım yaptılar... Vekil, Ücretli, Asker öğretmen gibi öğretmen var. Bu anlayışı MEB'e sokanın eğitim politikası olabilir mi? Maliyeyi yönetemedikleri gibi eğitimi de yönetemiyorlar...
Askerlik süresinin kısaltacağız. Başbakan senin oğlun kısa yapıyor da neden vatandaşım kısa askerlik yapmasın.
Yurtlar açacağız. Öğrenci kimsenin kucağını düşmeyecek...
Darbecilerden hesap soracağım... Adam gibi kim hesap sorarmış görecekler. Bunlar 12 Eylül ürünü bir parti. Bunlar mağdur edebiyatı yapan parti. Biz hükümete muhtıra veren hesap soracağız...
Çocuklar yatağa aç girmeyecek... Herkese 600 TL aile sigortası ödeyeceğiz. Kadınların ve çocukların ailelerin derdini bilirim. Sen aile derdi bilmezsin Başbakan sen ve yandaşların 4x4 araçlara biniyorlar.
Türk kökenli Alman vatandaşlarımızın hepinize selamı var. Dertlerimizi birebir izliyorlar... Türkiye ne oluyor nereye gidiyor diye soruyorlar...
Onlara yeni Türkiye'yi sizin desteğinizle kuracağız diyoruz... Gazetecilerin tutuklanmaları, yandaş medyada cezalarının verilmesi kaygı ile izleniyor.
Bizim dışımızdaki gruplar da aynı kaygıyı taşıyor. Avrupa sanıyor ki bunlar yoksullukla mücadele ediyorlar...
Yargıya ilgili kararlar dile getiriliyor. Polisin şiddet kullanması kınanıyor. Ayrıca seçim barajı eleştiriliyor.
Bu anlayışla seni o koltukta bırakmayacağım. İndireceğim seni o koltuktan. Recep Bey eleştirilere diyor ki dengesiz. Sen kendi dengene bak önce. Memnun olduğum bir şey var... Bunlar AK Parti'yi yere göğe sığdıramıyorlardı. Tablo şimdi yüz seksen derece döndü. Onlar da anladı ki bu AK Parti bizim bildiğimiz AK Parti değil. Bu AK Parti yoksul ailelerin onuru ile oynayan AK Parti'dir gördüler...
Yerel medyayı da dinledik. Gazeteci haber yapar. Doğru yapmaya çalışır, ararştırır. Haberin saati yeri yoktur. Argümanlar, unsurlar bellidir. Kalem, defter, teybi vardır. Başka bir şeyi yoktur. Darbeyi ancak bunlarla yapabilir. Halkı aydınlatacaksa bunlarla yapabilir. Gece yarışı uyurken kamerası yanındadır. Görüntü alacaktır. Sadece bizim için dünyanın bilgisi için yapacaktır... 4. güç olmasının temelinde olan budur....
AKP habercilerle ilgili 3 önemli açılım yaptı. Sizin yığranma payınızı elinizden alıyorum dedi ve aldı. Bize geldi dediler ki milletvekiline verelim gazetecilere vermeyelim dediler. Vekil savaş meydanlarında mı yapıyor. Yok öyle bir şey... Niçin gazetecinin elinden yıpranma payını alıyor.
Sonra AKP baskı uyguladı. Yandaşı kollarken karşı medyaya ceza için fırsat kolladılar...
Bir de kendi medyalarının işi gücü bizi eleştirmek AK Parti'yi yüceltmek. Onlar bizi eleştirdiğinde bilin ki CHP yol alıyor. Daha çok projelerimiz var. Herkesin mutlu olabileceği ayağı yere basan projelerimiz var. Göreceksiniz... Gazeteci hakkını CHP iktidarında alacak...
Bir ülke düşünün başbakan çıkıp gazetecilerin hangi gerekçe ile tutuklandıklarını açıkladı. Ben size diyordum başımızda bir başsavcı var inanmıyordunuz... İşte ortada... Hem yürütme hem yargısınız hem de yürütme organı elinizin altında.. Biz baskı arttıkça özgürlüğü daha fazla dillendireceğiz. Ülkenin içinde bulunduğu açmazları halka daha çok anlatacağız... Her yıl 14 Mart'ta tıp bayramı kutlanır... Bir bakan var Che afişi ne geziyor elinde diye eleştiriyor... Hoca daha iyi doktor olarak hayata atılsın diye öğrencisine daha çok zaman ayırmak istiyorum diyor. Yok diyor. Doktor diyor ki daha çok süre hastaya bakalım diyor. Hayır diyorlar... 24 saat nöbet tutan hekim izin istiyor kulaklarınızı tıkıyorsunuz..
Atanamayan öğretmenler aramızda. Gittiğim her yer pankart çıkar. Öğretmenler evimizin bir parçası. Çocuklarımızı eğitirler... Ahlakı öğretirler... Birlikteliği ve farklılığı öğretirler... Çocuklara bu hedefler verilirken, üniversiteden mezun olmuş atanmayan öğretmenler var... Bazı haberler var alıntılar yapmak istiyorum. Yeni Şafak diyorki MEB'e göre 71 bin öğretmene ihtiyaç vardır... Türkiye genelinde 165 bin öğretmene ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Son raporda da 132 bin kişiye ihtiyaç duyuldu... Öğretmenimiz var ama atayacak irade Ak Parti'de yok. Çünkü bu bizde var.. Öğretmenler için de bir açılım yaptılar... Vekil, Ücretli, Asker öğretmen gibi öğretmen var. Bu anlayışı MEB'e sokanın eğitim politikası olabilir mi? Maliyeyi yönetemedikleri gibi eğitimi de yönetemiyorlar...
