"Abdullah Gül kural çiğnemiştir"

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında partililere seslendi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Abdullah Gül kural çiğnemiştir"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Diyarbakır gezisini gündeme getiren Bahçeli, Gül'ü kural çiğnemekle suçladı. İşte Bahçeli'nin açıklamaları:

Parti Meclis grubumuzun yeni yıldaki bu ilk toplantısına başlarken hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sorunlarla yüklü bir yılın arkasından ulaştığımız 2011 yılının milletimize, ülkemize, demokrasimize huzur, mutluluk, istikrar ve güzellikler getirmesini diliyorum.

Bu yılın, Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli ve hayati gelişmelere sahne olacağı hepinizin malumudur.

Ne var ki AK Parti'nin dokuzuncu yılına giren iktidar döneminde çok ağır sorunların altında ezilen aziz milletimiz 2011 yılına karanlığın, korkunun ve karamsarlığın toplumun her kesimini sardığı bir ortamda girmiştir.

2011 yılında;

Türkiye'nin önündeki temel sorun ve sıkıntıların hafiflemesi bir yana, şartların daha da ağırlaşacağı,

Her alanda yaşanan bunalımların tahribatının katlanılamaz boyutlara ulaşacağı,

Ekonomik ve sosyal sorunların daha da derinleşeceği ve,

Milli birliğimizin temellerini yıkmayı amaçlayan etnik tahriklerin ve hain saldırıların hız kazanacağı görülmektedir.

Bildiğiniz üzere, önümüzdeki Haziran ayında milletvekili genel seçimleri yapılacak ve sonucunda 24.Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi tecelli edecektir.

Aziz milletimizin iradesi sandıkta somutlaşacak ve gelecek dört yılda görev yapacak olan siyasi iktidarı belirleyecek ve tayin edecektir.

Bunun yanında, muhalefet görevini de üstlenecek olan siyasi partiler belli olacak ve millet egemenliği varlığını çok şükür bir kez daha gösterecektir.

1946 yılından bu tarafa ağır aksak da olsa işleyen çok partili siyasi hayatımız; seçimlerle birlikte demokratik tercihler ve desteklerle daha da olgunlaşarak yoluna devam edecektir.

İnancım bu yöndedir.

Elbette milletimiz beklediği, hak ettiği huzurun ve refahın gerçekleşmesini talep etmektedir.

Çatışma ve kamplaşmadan, gerilim üreten iktidar politikalarından bezmiştir.

İşsizlik ve yoksulluk altında ezilen ve sefalet şartlarında hayatlarını sürdüren milyonlarca vatandaşımız hükümetin ihmalinden ve iflas etmiş politikalarından artık bıkmıştır.

Fakir-fukara küçük yardımlarla avutulmaktan ve istismar edilmekten yorulmuştur.

Milletimiz yapacağı seçimle iyiyi, güzeli, doğruyu, zenginliği ve güvenliği güçlü bir şekilde istediğini ortaya koyacak ve doğal olarak bu alanlardaki tarafını açıklıkla belli edecektir.

AKP tarafından, cepheleşmenin ileri aşamalarına taşınmış olan toplumsal yapı seçimlerle birlikte nefes alacak ve çıkacak neticeye göre geleceğini yorumlayacaktır.

Ancak önümüzde her anlamda çok zor ve sıkıntılarla dolu bir süreç vardır.

Türkiye seçimlere, iktidarın neden olduğu çok ciddi bir beka sorunuyla gitmektedir.

AKP'nin yürüttüğü demokratik açılım adı verilen yıkım projesinin puslu ışığı altında şımaran ve büyüyen bölücülük, önümüzdeki en önemli meseleler arasında yer almaktadır.

İktidar partisiyle bölücüler arasındaki kontrollü ve planlı gerginlik, seçimler yaklaştıkça daha da artacak ve perde gerisinde anayasa taslağı için pazarlıklar kızışacaktır.

Maksat Türk milletini daha çok incitmek, eziyet etmek ve son aşamada bölmektir.

Bu tezgâhın bir ucunda Adalet ve Kalkınma Partisi vardır; diğer tarafında ise etnik bölücülüğün tüm unsurları yer almaktadır.

Ana Muhalefet Partisi de gelişmeleri duyarsız, tepkisiz izlemekte; bir anlamda iktidarın değirmenine su taşımaktadır.

Zannedersiniz ki, AK Parti terörle ve bölücülükle mücadele etmektedir ve milletimizin hakkını savunmaktadır.

Başbakan Erdoğan'ın unuttuğu, ancak seçimler yaklaşınca birden bire hatırladığı; 'tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak' ifadelerinin AK Parti zihniyeti bakımından inandırıcılığı ve karşılığı yoktur.

İktidar partisi seçim hamlesi yapmakta; aldattığı, kandırdığı milliyetçi-muhafazakâr eğilimdeki vatandaşlarımıza şirin görünmeye çalışmaktadır.

Eğer bugün Türkiye; hain projelerin cirit attığı bir yer haline gelmişse; ayrışma ve bölünme endişeleri doruk noktaya çıkmışsa bunun sorumlusu köksüz Adalet ve Kalkınma Partisinden başkası değildir.

Şimdi de, daha düne kadar kol kola olduğu bölücülüğün siyasetteki uzantıları ile karşıt kutuplara çekilmişler ve taktik gereği olarak karşılıklı söz düellosuna tutuşmuşlardır.

Ancak milletimiz bu defa AK Parti'nin çirkin yüzünü kapatan makyajlara kanmayacak ve demokrasinin er meydanı olan sandıkta sırtını yere serecektir.

AK Parti'nin gerginlik üzerinden planlandığı politikaları artık başak vermeyecek ve iktidara nasıl geldiyse öyle gidecektir.


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler