Demirtaş'tan Gül'e tepki
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş MGK bildirisine sert eleştirilerde bulunurken, Cumhurbaşkanı Gül' e çağrı yaptı.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) çıkan kararı tepkiyle karşılayarak, "Türkçe'nin resmi dilden çıkarılmasına ve değiştirilmesine izin vermeyeceğiz deniyor bildiride. Böyle bir talepte bulunan mı var?" dedi. BDP Diyarbakır 2. Olağan Kongresi yapıldı. BDP il binasında yapılan kongreye BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP İl Başkanı Nejat Yaruk, il yöneticileri ve çok sayıda BDP'li katıldı. Divan kurulunun oluşmasından sonra başlayan kongrede barış ve demokrasi şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Kongre salonuna ilk kez türk bayrağı asılması dikkat çekerken, kongreye katılan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, son toplanan MGK toplantısında çıkan kararlara ilişkin sert yanıtlar verdi.
Demirtaş, "Özellikle dün yayınlanan MGK bildirisinden de anlaşıldığı üzere partimizin ortaya koyduğu projeler ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Türkiye'de halkların eşit, özgür birlikte yaşam olarak ortaya konulan bu projeler MGK tarafından neredeyse terörist faaliyetler ve bölücü faaliyetler olarak tanımlanıyor. Tabi eskiden olsaydı MGK'nın kararlarını askerin ve ordunun fikirleri olarak tanımlayabilirdik. Ama MGK'nın açıklaması olduğu bildiri hükümetin görüşüdür. Dolayısıyla günlerdir ifade edilen hükümet
görüşleri dışında ayrı ve farklı bir görüş değildir. Şimdi böylesine bir kurulun toplanıp Kürt halkının taleplerini BDP'nin ve DTK'nın talepleri olarak çarpıtmasının yadırgadığımızı belirtmek istiyoruz" dedi. Demirtaş, MGK ile ilgili konuşmalarını şöyle sürdürdü:
"Ne diyor bakın bildiride. Türkçe'nin resmi dilden çıkarılmasına ve değiştirilmesine izin vermeyeceğiz. Böyle bir talepte bulunan mı var. Türkiye'nin resmi dili Türkçe değil Kürtçe olsun diyen mi var. İngilizce olsun diyen mi var. Ankara'nın resmi dili değişsin artık Türkiye'de herkes kürtçe konuşsun diyen mi var. Ama ısrarla halkı provake etmek talepleri farklı yöne çekmek için buna vurgu yapılıyor. İki devlet isteyen mi var. Ülke bölünsün diyen mi var. Dolayısıyla yapılan bildiri bir çarpıtmadır.
Tümüyle bu tartışmaların önünü kesip şoven ve milliyetçi dalgayı yükselterek yine linç kültürünü geliştirmeye yönelik bir çağrıdır. İçinde askerlerin de bulunduğu bir kurulunun sivil siyasete müdahale AK Parti'nin eliyle gerçekleşiyor. Bir hafta içerisinde Genelkurmay Başkanlığı muhtıra yayınlıyor. Terörle Mücadele Üst Kurulu toplanıyor. MGK toplanıyor. Hepsi de sivil siyasetin önünü kesmeye, bu taleplerin tartışılmasına bile tahammül etmeyen bir yaklaşımla durdurmaya yönelik bir tavır içerisinde
duruyorlar." BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MGK'dan çıkan karara son olarak, "MGK'nın üyelerinin tamamına tek tek ifade ediyorum. Siz kendi elinizle bu ülkeyi bölmek isteseniz bile Kürtler bunu istemiyor ve kabul etmiyor. Bunu artık anlamanız lazım. Kürtler Türkiye'nin her yerinde yaşıyor ve yaşamaya devam edecekler. Kürtlerin bölünme talepleri ve istekleri olmadığı gibi kürtler artık kendi siyasi taleplerinin terörist faaliyet olarak adlandırılmasına da tahammül etmiyorlar. MGK üyelerinin her birinin tek tek bunu anlaması lazım" ifadelerini kullandı.
"20 SENE SONRA DİYARBAKIR'DA KÜRTÇE KONUŞAN TEK BİR İNSAN BİLE BULAMAYABİLİRSİNİZ"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyaretini de değerlendiren Demirtaş, "Bugün sayın Cumhurbaşkanı burada. Hoşgeldi sefa geldi. Kürtçe müzikte dinleyecekmiş. Eminim sayın Cumhurbaşkanı ülkenin kültürlerinden ve güzelliklerinden bahsedecek. Ülkenin birlik içerisinde yaşamasından bahsedecek. Fakat ben Cumhurbaşkanına ve bütün devlet yetkililerine şunu sormak istiyorum. 20 sene sonra Diyarbakır'a geldiğinizde Kürtçe müzik bulamayabilirsiniz. Kürtçe konuşan tek bir insan bile bulamayabilirsiniz. Çünkü Kürtçe ortadan kalkmış olabilir. 20 yıl sonra bir dil tümden asimile olmuş olabilir. Bu dil güzelse kültürler zenginliğimizse bu dili nasıl koruyacağımıza bu ülkenin devletinin başı olarak ortaya koymak durumundasınız. Güzellikler korunur güzellikler yok edilmez. Nasıl koruyacaksınız bu dili. Onun da formüllerini ve çözümlerin ortaya koymak durumundasınız. Fakat bu tartışmaya bile tahammül gösterilmiyorsa, bunları tartışmak bile yasaksa suç deniliyorsa demek ki kürtlerin 20-30 yıl sonra artık tümüyle asimile olmasına dahil devlet politikalarında karar verilmiştir. Israrcı olunacaktır anlamına gelir" diye konuştu.
"DEMOKRATİK ÖZERKLİK İŞSİZLİK VE YOKSULLUĞUN ÖNLENMESİNDE PANZEHİRDİR"
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Demokratik Özerklik projesi ile ilgili ise şunları söyledi:
"Çözüm modeli olarak önerdiğimiz demokratik özerklik bölgenin en temel sorunu olan işsizlik ve yoksulluk sorunun çözümünde panzehirdir. Yerinden yönetim mekanizmaları o bölgenin kendi ekonomik kaynaklarınıda tümüyle harakete geçirip diğer bölgelerle ve Ankara'yla koordineli yürütülecek bir çalışma ile bütün bölge işsizlikten kurtulabilir."
Demirtaş, "Özellikle dün yayınlanan MGK bildirisinden de anlaşıldığı üzere partimizin ortaya koyduğu projeler ısrarla çarpıtılmak isteniyor. Türkiye'de halkların eşit, özgür birlikte yaşam olarak ortaya konulan bu projeler MGK tarafından neredeyse terörist faaliyetler ve bölücü faaliyetler olarak tanımlanıyor. Tabi eskiden olsaydı MGK'nın kararlarını askerin ve ordunun fikirleri olarak tanımlayabilirdik. Ama MGK'nın açıklaması olduğu bildiri hükümetin görüşüdür. Dolayısıyla günlerdir ifade edilen hükümet
görüşleri dışında ayrı ve farklı bir görüş değildir. Şimdi böylesine bir kurulun toplanıp Kürt halkının taleplerini BDP'nin ve DTK'nın talepleri olarak çarpıtmasının yadırgadığımızı belirtmek istiyoruz" dedi. Demirtaş, MGK ile ilgili konuşmalarını şöyle sürdürdü:
"Ne diyor bakın bildiride. Türkçe'nin resmi dilden çıkarılmasına ve değiştirilmesine izin vermeyeceğiz. Böyle bir talepte bulunan mı var. Türkiye'nin resmi dili Türkçe değil Kürtçe olsun diyen mi var. İngilizce olsun diyen mi var. Ankara'nın resmi dili değişsin artık Türkiye'de herkes kürtçe konuşsun diyen mi var. Ama ısrarla halkı provake etmek talepleri farklı yöne çekmek için buna vurgu yapılıyor. İki devlet isteyen mi var. Ülke bölünsün diyen mi var. Dolayısıyla yapılan bildiri bir çarpıtmadır.
Tümüyle bu tartışmaların önünü kesip şoven ve milliyetçi dalgayı yükselterek yine linç kültürünü geliştirmeye yönelik bir çağrıdır. İçinde askerlerin de bulunduğu bir kurulunun sivil siyasete müdahale AK Parti'nin eliyle gerçekleşiyor. Bir hafta içerisinde Genelkurmay Başkanlığı muhtıra yayınlıyor. Terörle Mücadele Üst Kurulu toplanıyor. MGK toplanıyor. Hepsi de sivil siyasetin önünü kesmeye, bu taleplerin tartışılmasına bile tahammül etmeyen bir yaklaşımla durdurmaya yönelik bir tavır içerisinde
duruyorlar." BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, MGK'dan çıkan karara son olarak, "MGK'nın üyelerinin tamamına tek tek ifade ediyorum. Siz kendi elinizle bu ülkeyi bölmek isteseniz bile Kürtler bunu istemiyor ve kabul etmiyor. Bunu artık anlamanız lazım. Kürtler Türkiye'nin her yerinde yaşıyor ve yaşamaya devam edecekler. Kürtlerin bölünme talepleri ve istekleri olmadığı gibi kürtler artık kendi siyasi taleplerinin terörist faaliyet olarak adlandırılmasına da tahammül etmiyorlar. MGK üyelerinin her birinin tek tek bunu anlaması lazım" ifadelerini kullandı.
"20 SENE SONRA DİYARBAKIR'DA KÜRTÇE KONUŞAN TEK BİR İNSAN BİLE BULAMAYABİLİRSİNİZ"
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ziyaretini de değerlendiren Demirtaş, "Bugün sayın Cumhurbaşkanı burada. Hoşgeldi sefa geldi. Kürtçe müzikte dinleyecekmiş. Eminim sayın Cumhurbaşkanı ülkenin kültürlerinden ve güzelliklerinden bahsedecek. Ülkenin birlik içerisinde yaşamasından bahsedecek. Fakat ben Cumhurbaşkanına ve bütün devlet yetkililerine şunu sormak istiyorum. 20 sene sonra Diyarbakır'a geldiğinizde Kürtçe müzik bulamayabilirsiniz. Kürtçe konuşan tek bir insan bile bulamayabilirsiniz. Çünkü Kürtçe ortadan kalkmış olabilir. 20 yıl sonra bir dil tümden asimile olmuş olabilir. Bu dil güzelse kültürler zenginliğimizse bu dili nasıl koruyacağımıza bu ülkenin devletinin başı olarak ortaya koymak durumundasınız. Güzellikler korunur güzellikler yok edilmez. Nasıl koruyacaksınız bu dili. Onun da formüllerini ve çözümlerin ortaya koymak durumundasınız. Fakat bu tartışmaya bile tahammül gösterilmiyorsa, bunları tartışmak bile yasaksa suç deniliyorsa demek ki kürtlerin 20-30 yıl sonra artık tümüyle asimile olmasına dahil devlet politikalarında karar verilmiştir. Israrcı olunacaktır anlamına gelir" diye konuştu.
"DEMOKRATİK ÖZERKLİK İŞSİZLİK VE YOKSULLUĞUN ÖNLENMESİNDE PANZEHİRDİR"
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Demokratik Özerklik projesi ile ilgili ise şunları söyledi:
"Çözüm modeli olarak önerdiğimiz demokratik özerklik bölgenin en temel sorunu olan işsizlik ve yoksulluk sorunun çözümünde panzehirdir. Yerinden yönetim mekanizmaları o bölgenin kendi ekonomik kaynaklarınıda tümüyle harakete geçirip diğer bölgelerle ve Ankara'yla koordineli yürütülecek bir çalışma ile bütün bölge işsizlikten kurtulabilir."
