Erdoğan çok sert çıktı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında Taksim'deki saldırıyı, CHP'nin sergisini ve Ekşi'nin istifasını değerlendirdi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Erdoğan çok sert çıktı
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

TAKSİM'DEKİ SALDIRI

Terör kanlı yüzünü Türkiye'nin en güzel yerinde ortaya koymuştur. Bugün bir kez daha tüm yaralılara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Bu saldırıda kimin gerçekleştirdiği, hangi örgütün ya da örgütlerin yaptığı önemlidir. Ancak bunlardan daha önemlisi terörün kanlı yüzünün bir kez daha ortaya konulmasıdır.

Üzerindeki bombayı patlatan bir anlayış insana ait bir anlayış olamaz. Bu ancak büyük bir gaddarlıkla gözü dönmüşlükle izah edilebilir. Bu saldırı Türkiye'yi hedef alan bir saldırı değildir, insanı ve insanlığı hedef alan bir saldırıdır. Minibüsü havaya uçurmak, Anafartalar'da bomba patlatmak, sabah namazını kıldırmak için evinden çıkan imamı öldürmek insanlık olamaz.

TERÖR İNSANLIK SUÇU

Biz diyoruz ki kimin yaptığına bakmadan hangi inancı ideolojiye bakmadan teröristi sadece terörist olarak görelim ve ona karşı tavır alalım. Terörün bir insanlık suçu olduğunu ifade ettik.

Avrupa'da terörün kaynaklarının kesilmesi konusunda ciddi adımlarımız oldu. Artık akan lkanın bu çağrılarımızı duymamazlıktan gelenlere bulaştığı görülmelidir. Kirli oyun oynayanlar her zaman kirlenirler. Karanlık hesaplar yapanlar karanlıkta kaybolmaya mahkumdurlar. Adı ne olursa olsun terör insanlık suçudur. Amaç ve hedeflerinee terörle ulaşacaklarını sananlar yanılıyorlar ve beyhude bir uğraş içerisindedirler.

TERÖRÜN HEDEFİ DEMOKRASİ

73 milyon vatandaşımız bu saldırılar karşısında tek vücuttur. Başkasının terörünü lanetlemek yetmiyor. Hakkari'de imamın öldürülmesini, yangın söndürmeye gidenlere tuzak kurulmasını lanetlemeleri gerekiyor. İstanbul'daki saldırı tüm boyutlarıyla aydınlatılacaktır. Bu saldırıların bir diğer amacı da politikalara yön vermektir. Demokratikleşme süreçlerine sekte vurmayı hedeflemektedirler. Milleti dehşete düşürmeyi hedefleyen saldırılardır.

Terör örgütleri bu saldırılarıyla demokrasiyi hedef alıyorlar. Terörle mücadele konusunda ortak bir duruş sergileyememek garip bir durumdur.

Demokratikleşme ancak güvenlik kaygılarının ortadan kalktığı ortamlarda güçlenir. Halka demokrasi elini uzatan tek iktidar Ak Parti iktidarıdır.

Eğer terörün maddi kanallarının kapatılması gibi çalışmalar yapılmasaydı şartlar bugünkü kadar lehimize olamazdı. Devraldığımız kronik sorunlar daha da büyümüş olabilirdi. Bu yüzden milli birlik ve kardeşlik projesini hayata geçirmeye karar verdik.

Yatırımlar arttıkça, işsizlik düştükçe, endişeye kapıldılar. Önceki gün Ilısu köyünde incelemelerde bulunduk. Bölgenin kaderi ve çehresi değişiyor. Artık 8 bin yıllık susuzluk sona eriyor. Bölgenin yoksulluğuna çare olacak adımlar terör örgütü tarafından engellenmek isteniyor. İşsizlik bitmesin ki gençleri kandıralım diyorlar. Ben bölge halkının terörün artık bu yüzünü görmesi gerekiyor. Ancak tereddütte olanların bu durumu görmelerini istiyorum.

Ak Parti'nin bölgenin sorunlarıyla ilgili ne kadar samimi bir şekilde çaba harcadığımızı görmelerini istiyorum. Onlar vazgeçmemizi istiyorlar. Kaygıya kapılabilirler. Ancak bizim yolumuz kardeşlik ve refah yoludur. Bu oyunları bugüne kadar bozduk bundan sonra da bozmaya devam edeceğiz.

TAVİZ YOK

Terör karşısında asla boynumuzu bükmeyeceğiz ve taviz vermeyeceğiz. Güvenlik güçlerimiz son derece hassas bir mücadele veriyorlar. Kendilerine başarılar diliyorum.

Yerel seçimler sonrası bazı siyasi partilerin tavırlarıyla ilgili değerlendirmelerim oldu. CHP, MHP BDP olsun... Türkiye'yi kucaklayamıyorlar. Her parti ancak belli bir kesimden belli bir bölgeden karşılık bulabiliyorlar. Türkiye'nin tamamını kucaklamak yerine sahip olduklarını koruma mücadelesi veriyorlar.

Belli kesimler yanlış haberlere maruz bırakılıyor. Ben muhalefet partilerinin kullandığı o çirkin üsluptan kendilerinin de rahatsız olduklarına inanıyorum. Ama kitleleri kışkırtmayı sürdürmeye çalışıyorlar. Üslup farkını milletimiz görüyor. Ben CHP'nin, MHP'nin ve BDP'nin yöneticinin kadrolarına seslenmiyorum. Ben bu partilere gönül vermiş olanlara sesleniyorum.

SERGİ ADI ALTINDA HAKARET

Türkiye cumhuriyeti başbakanına dil uzatmak hiç kimsenin hakkı değildir, haddi de değildir. Gurup konuşmasında freni patlamış kamyon gibi konuşanlar kendilerini kaybediyorlar. Sergi adı altında bize değil kendilerine zarar veriyorlar. Ondan sonra üç dört gün sonra kapatma kararı veriyorsun. Atı alan Üsküdar'ı geçti. Sergi adı altında hakaret sergisi yapıyorlar. Siyaset hakaret etmek sanatı değildir. bunlar ana muhalefet değil karikatür muhalefet.

Önce millete büdon kafalı dediler, orada da durmadılar, çevre kirletmesi yaptılar gönül çevrelerini kirlettiler. Bu üslup ve hakaretler dünyanın hiç bir yerinde basın özgürlüğüyle izah edilemez. Haksız ve hukuksuz saldırılar artık dil ve yazı ile ibra edilmiştir. Bunlar 10 yıllardır seçimle gelmiş başbakanlara da bu üslupla saldırdılar.

İSTİFA YETMEZ

Yani yıllarca Cumhur yani millet cumhuriyet kutlamalarından uzak tutuldu. Basın Konseyi gibi bir konseyin başında böyle bir ismin olması Türkiye için bir yüz karasıdır. Basın Konseyi'nin başından ayrılmaları gerekmektedir. Dün milleti küçümsüyorlardı bugün de milletten kaçıyorlar. Sizin bu anlayışınızdır milleti devletten laiklikten soğutan. Biz devlet millet bütünleşmesini savunuyoruz. Bunu her kademede savunuyoruz. İşte bunu yapmayanlar 73 milyonun kardeşliğinden bahsediyorlar. Ondan sonra gidip Bağdat Caddesin'de turlarsın. Ama biz bağddat caddesine de gideriz, kasımpaşaya da gideriz. Her yere gideriz..

Dertleri kendi menfaat düzenlerini korumak. Bizim yüzde 42'yi anladığımız kadar onlar da keşke yüzde 58'i anlasalar.

Barajlar doldu taştı. Bunlar para demek biliyor musun? Bu kardeşiniz temel atma törenlerine gitmez.. İstanbul İzmir otoyolunu yapıyoruz. Dünyanın ikinci büyük köprüsünü yapıyoruz. Gerçekten çok farklı bir mimariyle büyük bir köprü. Hazineden bir kuruş para çıkmadan burayı yapacaklar. 5 yerli bir küresel girişimcinin katıldığı bir konsörsüyumla yapıyoruz. İstanbul-İzmir arasını 3.5 saate indiriyoruz. Bundan sadece İstanbul ve İzmir değ-il 17 il bu projeden faydalanıyor.

Karayollarında bir devrim yaşıyoruz. Öyle bir noktaya geldik ki 79 yılda 6 bin 100 km yol yapılırken biz 8 yılda 13 bin km duble yol yaptık. Evel Allah dağları deliyoruz. Biz gelmeden önce karayollarındaki tünel sayısı 69'du. Biz 8 yılda 91 tünel yaptık. Bu tüneller literatürdekilerle yarışacak düzeye geldi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler