Uzmanından et benleri için kritik uyarılar: Ani artışa dikkat!
Ciltteki benler, sadece dış görünüşü etkilemiyor. Dr. Öğr. Üyesi Kadir Kaya, “Benler insülin direnci, diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir uyarı işareti olabilir” diyerek uyarılarda bulundu.
Benler, çoğu zaman estetik kaygı nedeniyle önemseniyor. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, özellikle sayısı hızla artan benlerin insülin direnci, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi metabolik sorunlarla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Kaya, et benlerinin neden oluştuğunu, hangi durumlarda önemsenmesi gerektiğini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor:
KALP KRİZİNİN NEDENİ DEĞİL
Et benleri tıbbi olarak 'akrokordon' veya 'fibroepitelyal polip' olarak adlandırılan tamamen iyi huylu deri oluşumlarıdır. Genetik yatkınlık, ilerleyen yaş ve sürtünme en önemli nedenler arasında yer alsa da günümüzde metabolik ve hormonal faktörlerin de et beni oluşumunda önemli rol oynadığı biliniyor.
Ani ben artışları gözlemlenmeli. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi’nden alınmıştır.)
Özellikle boyun ve koltuk altı gibi bölgelerde çok sayıda et beni bulunan kişiler metabolik hastalıklar açısından değerlendirilmelidir.
Bilimsel çalışmalar, çok sayıda et beni bulunan bireylerde kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve damar sertliğine zemin hazırlayan risk faktörlerinin daha sık görüldüğünü gösteriyor.
Et benleri kalp krizinin nedeni değildir ancak kalp-damar hastalıkları açısından risk taşıyan kişilerde daha sık görülebilir.
ANİ ARTIŞLAR İHMAL EDİLMEMELİ
En güçlü bilimsel ilişki insülin direnciyle görülüyor. Kanda insülin düzeyinin uzun süre yüksek seyretmesi deri hücrelerinin çoğalmasını tetikleyebilir. Bu nedenle et benlerinin aniden çoğalması insülin direnci ve Tip 2 diyabet açısından erken bir uyarı işareti olabilir.

Çocukluk döneminden beri bulunan birkaç et beni çoğunlukla genetik nedenlerle gelişiyor. Ancak orta yaşta kısa sürede çok sayıda et beninin ortaya çıkması veya mevcut et benlerinin hızla artması metabolik problemlerin habercisi olabilir.
Bu hastalarda yalnızca dermatolojik değil, metabolik değerlendirme de yapılmalıdır.