SIBO tedavisi nasıl yapılır? Antibiyotik tek başına yeterli değil
SIBO olarak adlandırılan ince bağırsakta bakterilerin aşırı çoğalması durumu, özellikle yemekten sonra karnın balon gibi şişmesiyle belirti veriyor. Prof. Dr. Elif Öztürk, "Tedavide antibiyotik tek başına yeterli değildir. Diyetle desteklenmelidir." diyor.
TIP literatüründe Small Intestinal Bacterial Overgrowth (SIBO) olarak adlandırılan ince bağırsakta bakterilerin aşırı çoğalması, sindirim şikâyeti olan kişilerin yüzde 34'ünde tespit ediliyor. İrritabl bağırsak sendromu (IBS) hastalarında ise oran yüzde 52'ye yükseliyor.
SIBO, tedavi edilmediğinde yol açtığı emilim bozuklukları, vitamin ve mineral eksiklikleri nedeniyle yaşam kalitesini düşürebilen önemli sorunlara neden olabiliyor.
Prof. Dr. Elif Öztürk
DENGELİ BESLENMEK LAZIM
Prof. Dr. Elif Öztürk, özellikle aşırı işlenmiş gıdalar, düşük lifli ve tek tip beslenme gibi dengesiz beslenme alışkanlıklarının yanı sıra gereksiz ve uzun süreli bazı ilaçların kullanımının bağırsak mikrobiyotasını olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Öztürk, "Bu nedenle dengeli ve çeşitli beslenmek, gereksiz gıda kısıtlamalarından kaçınmak, özellikle mide asidini azaltan ve bağırsak hareketlerini etkileyen ilaçları uzun süre kullanmamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak çok önemlidir. Ayrıca erken tanı için sindirim sistemi şikâyetleri uzun sürdüğünde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır." diyor.
Karın şişkinliği neden oluşur? (Fotoğraflar: Takvim Foto Arşivi)
Hastalıkla ilgili şunları söylüyor:
TANI GECİKEBİLİYOR
SIBO'nun en tipik belirtilerinin başında, yemek sonrasında karında adeta balon görünümüne neden olan şişkinlik ve gaz geliyor. Karın ağrısı, kabızlık, bulantı, ishal, emilim bozuklukları ve buna bağlı olarak vitamin eksiklikleri ile gıda intoleransı gibi semptomlar da tabloya eşlik edebiliyor. SIBO'nun en önemli özelliklerinden biri, belirtilerinin diğer sindirim sistemi sorunlarıyla benzerlik göstermesi. Bu nedenle SIBO'nun tanısı gecikebiliyor ve hastalar sadece şikâyetleri baskılayan tedaviler kullanmak zorunda kalabiliyor.

NEFES TESTİ ŞART
Tanıda nefes testi ya da endoskopik yöntemle alınan örnekten mikrobiyolojik incelemeyle bakteri yükü değerlendiriliyor. Tanı için en sık kullanılan yöntemlerden biri olan hidrojen ve metan testinde hastaya şeker içeren solüsyon veriliyor ve belirli aralıklarla nefes örnekleri alınarak ortaya çıkan gazlar ölçülüyor. Bu gazların düzeylerindeki değişiklikler, ince bağırsakta mikrobiyal aşırı çoğalma konusunda yol gösterebiliyor. Diyet yapılmadan antibiyotik tedavisinin hiçbir anlamı olmamaktadır.
Bu konuda eğitimli diyetisyen takibi çok önemlidir. Öncelikle fermente olabilen gıdalar diyetten çıkarılmakta, ardından diyetisyen kontrolünde tekrar diyete eklenmektedir.