Biyolojik yaşı takviminden 23 yıl geride: 117 yaşındaki kadının sırrı

Dünyanın en yaşlı insanı Maria Branyas’ın biyolojik profilini inceleyen bilim insanları, çarpıcı sonuçlara ulaştı: 117 yaşında hayatını kaybeden Maria'nın hücrelerinin 94 yaşındaki bir birey gibi davrandığı ve vücudunun kanser, demans gibi hastalıklara karşı sıra dışı bir direnç gösterdiği tespit edildi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Biyolojik yaşı takviminden 23 yıl geride: 117 yaşındaki kadının sırrı
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • 117 yaşında ölen Maria Branyas'ın biyolojik yaşı, epigenom analizine göre gerçek yaşından 23 yıl daha genç olan 94 yaş olarak tespit edildi.
  • Maria Branyas kanser, demans ve ciddi kalp hastalığına yakalanmadı ancak telomerleri son derece kısalmış ve bağışıklık sisteminde iltihaplanma tetikleyen özellikler bulundu.
  • Maria Branyas'ın VLDL kolesterol ve trigliserit düzeyleri son derece düşük, HDL kolesterolü yüksek ve kronik iltihaplanma seviyeleri yaşına göre olağandışı düşük çıktı.
  • Maria Branyas'ın bağırsak mikrobiyomunda anti-inflamatuar etkileriyle bilinen Bifidobacterium bakterilerinin düzeyi normalin çok üzerinde tespit edildi.
  • Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Manel Esteller liderliğindeki ekip, Maria Branyas'ın genom, epigenom, proteom, metabolom ve mikrobiyomunu Cell Reports Medicine'da yayımladı.

2024'te 117 yaşında hayatını kaybeden dünyanın en yaşlı insanı Maria Branyas'ın biyolojisi mercek altına alındı. Sonuçlar hem şaşırtıcı hem de umut verici: Hücreleri gerçek yaşından 23 yıl daha genç davranıyordu. Kansere, demansa, ciddi kalp hastalığına yakalanmadı.

Maria Branyas'ın 1925 tarihli portresi (Haberde yer alan görseller SciTechDaily ve Takvim Foto Arşiv'e aittir)

HÜCRELERİ 94 YAŞINDA GİBİ DAVRANDI, KENDİSİ 117'NDEYDİ

Araştırmanın en çarpıcı bulgusu epigenomdan geldi. DNA'daki kimyasal işaretler kullanılarak hesaplanan biyolojik yaş, Maria'nın gerçek yaşının tam 23 yıl gerisinde kaldı. Yani vücudu, takvim yaşı 117 olmasına rağmen moleküler düzeyde çok daha genç bir profil sergiliyordu.

Araştırmacılar bunu şöyle açıkladı: Maria'nın bu denli uzun yaşamasının nedenlerinden biri, hücrelerinin gerçek yaşından "daha genç" davranması olabilir.

Yaşlılığın tüm izleri vardı, ama hastalık yoktu

İşte çalışmanın asıl paradoksu burada. Maria'nın biyolojisinde ileri yaşlanmanın belirgin izleri mevcuttu.

Maria Branyas’ın biyolojisi, sağlıklı yaşlanmanın sırlarını anlamak için mercek altına alındı.

TELOMERLERİ SON DERECE KISALMIŞTI.

SciTechDaily'nin yazısına göre bağışıklık sistemi iltihaplanmayı tetikleyen özellikler taşıyordu. Kök hücrelerinde lösemi ve kalp hastalığı riskiyle ilişkilendirilen mutasyonlar birikmiş, klonal hematopoiez gelişmişti.

Buna karşın Maria kanser, demans ya da ciddi bir kalp hastalığı geliştirmedi. Bu bulgu araştırmacılar açısından kritik: Yaşlanma ile hastalık, moleküler düzeyde birbirinden ayrışabiliyor.

117 yaşına kadar yaşayan Branyas’ın hücreleri, gerçek yaşından 23 yıl daha genç bir profil sergiledi.

KOLESTEROLÜ İDEAL, İLTİHABI OLAĞANDIŞI DÜŞÜKTÜ

Kan profili de dikkat çekiciydi. Zararlı VLDL kolesterol ve trigliserit düzeyleri son derece düşük, iyi kolesterol olarak bilinen HDL ise yüksekti. Kronik iltihaplanma seviyeleri de yaşına kıyasla olağandışı biçimde düşüktü.

Bu önemli çünkü kronik inflamasyon, kalp hastalığı, kanser ve demans dahil pek çok yaşa bağlı hastalığın temel tetikleyicisi olarak görülüyor.

Araştırmada yoğurt alışkanlığı, bağırsak mikrobiyomu ve düşük iltihap seviyesi dikkat çekti.

HER GÜN YOĞURT YEDİĞİNİ SÖYLEDİ

Maria'nın bağırsak mikrobiyomu da öne çıktı. Anti-inflamatuar etkileriyle bilinen Bifidobacterium bakterilerinin düzeyi normalin çok üzerindeydi. Bu bakteriler yaşla birlikte genellikle azalır; ancak bazı yüzlük ve üstü yaşlılarda daha yüksek oranda görüldüğü de biliniyor.

Araştırmacılar ilginç bir ayrıntıya dikkat çekti: Maria son 20 yılında her günü yoğurt yiyordu. Çalışma nedensellik ilişkisi kurmaktan kaçınıyor; ancak bu alışkanlığın bağırsak mikrobiyomunu desteklemiş olabileceğini belirtiyor.

"BU YAŞA ULAŞMANIN EVRENSEL FORMÜLÜ YOK"

Josep Carreras Lösemi Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Manel Esteller liderliğindeki ekibin Cell Reports Medicine'da yayımlanan çalışması, bir süpersanteneryen üzerinde yapılan en kapsamlı araştırma olarak tanımlanıyor. Kan, tükürük, idrar ve dışkı örneklerinden yola çıkılarak Maria'nın genomu, epigenomu, proteomunu, metabolomu ve mikrobiyomu incelendi.

Araştırmacılar tek bir kişinin biyolojisinin evrensel bir reçete sunamayacağını vurguluyor. 110 yaşı geçmenin genetik, yaşam tarzı, çevre ve şans faktörlerinin nadir bir bileşimine bağlı olduğu düşünülüyor.

Yine de Maria, bilim insanlarına alışılmadık derecede net bir örnek sundu: Yaşlılığın tüm izlerini taşıyan ama en yıkıcı sonuçlarından büyük ölçüde korunmuş bir beden. Ekip, bu bulguların sağlıklı yaşlanmanın biyobelirteçlerine ve yaşam beklentisini artıracak olası stratejilere dair yeni ipuçları taşıdığı sonucuna varıyor.

Takvim Kaynak Tercihleri
Diyar Oktuay
Diyar Oktuay Takvim.com.tr Sağlık

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler