Ağrı varsa korkmalı mıyız? Meme kanserinin 9 sessiz belirtisi ve yeni tedavi yöntemi
Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinde tedavi ezberleri bozuluyor. Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, kişiye özel tedavi modellerinden akıllı ilaçlara, FDA onay sürecindeki yeni yöntemlerden erken yaşta tanı alan kadınlar için annelik müjdesine kadar tüm merak edilenleri anlattı. İşte meme kanseri tedavisinde yeni dönemin şifreleri...

Hızlı Özet Göster
- Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanserinin dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti.
- Meme kanseri tedavisinde hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle kişiye özel tedavi modeli uygulanıyor.
- Tedavi kararı tümörün evresinin yanı sıra hormon reseptör durumu, HER2 durumu, genetik mutasyonlar ve hastanın yaşına göre veriliyor.
- Endokrin tedaviye bağlı sıcak basması yan etkisine karşı geliştirilen ilaç FDA onay sürecinin ardından piyasaya girecek.
- Meme kanseri tedavisi gören genç hastalar, endokrin tedavisini tamamladıktan sonra onkoloji doktorunun onayı ile hamile kalabiliyorlar ve hastalığın tekrarlama riski artmıyor.
Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Her yıl milyonlarca kadın bu tanıyı alırken, teknoloji ve tıptaki gelişmeler sayesinde tedavi seçeneklerinin güçlenmesi ise umutları artırıyor. Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özge Gümüşay, meme kanseri tedavisinde yeni dönemi anlattı Önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Meme kanserinde kişiye özel tedavi dönemi hastalara daha güçlü bir umut sunuyor. (Haberde yer alan fotoğraflar Takvim.com.tr grafik servisine aittir)
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ MODELİ
Son yıllarda hedefe yönelik ajanlar, antikor-ilaç konjugatları ve immünoterapi gibi yenilikçi tedavilerle meme kanseri tedavisinde önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Artık meme kanseri, tek bir hastalık olarak değil; biyolojik alt tiplerine ve moleküler özelliklerine göre kişiye özel tedavi edilen bir hastalık olarak ele alınmaktadır.
Erken teşhis hayat kurtarır: Memede fark edilen her değişim ciddiye alınmalı.
Bu nedenle tedavi kararını verirken yalnızca tümörün evresine değil, hormon reseptör durumuna, HER2 durumuna, genetik mutasyonlara, hastanın yaşına, ek hastalıklarına ve risk özelliklerine göre değerlendirme yapılmaktadır.
Bilim ilerledikçe meme kanseri tedavisinde başarı oranları da artıyor.
Bugün meme kanserinde amacımız herkese aynı tedaviyi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda, doğru ilacı verebilmektir. Bu alanda devam eden bilimsel çalışmaların sonuçlarını hem hastalarımız hem de biz onkologlar heyecanla takip ediyoruz. Tedavi seçeneklerinin her geçen gün artması, meme kanseriyle mücadelede umut veriyor.
Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavi, sürecin en kritik adımıdır.
Hastaların, endokrin tedaviye bağlı yan etkiler yaşayabildiklerini, bunlardan en önemlisinin de sıcak basması olduğunu belirten Prof. Dr. Gümüşay "Yan etkiye karşı geliştirilen ilaç sayesinde sorunun şiddeti azaldı. FDA onay sürecinin tamamlanmasının ardından ilaç piyasaya girecek"diyor.
Meme kanserinde yeni nesil tedaviler yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
Meme kanserinin belirtileri arasında memede kitle, ağrı, meme cildinde kızarıklık, hassasiyet, meme ucu akıntısı, meme ucu cildinde soyulma, meme şekil ve boyutunda bozulma ve değişim, meme ucunun içe dönmesi, koltuk altında şişlik veya kitle bulunuyor.
Genç yaşta görülen meme kanseri doğru planlama ile annelik hayallerine engel değil.
TEKRARLAMA RİSKİ ARTMIYOR
Meme kanserinin erken yaşlarda da görülebilen bir hastalık haline gelmesi ve son yıllarda genç yaşlarda hızla yaygınlaşması, meme kanseri tedavisi gören kadınları, anne olmalarını engelleyebileceği düşüncesiyle endişelendiriyor.

Henüz çocuk sahibi olmamış ya da çocuk isteği olan genç hastalarımız olup, bu hastalarda fertilite koruyucu yaklaşımlar büyük önem taşımaktadır.
Tedavi öncesinde yumurta veya embriyo dondurma gibi yöntemler planlanabilmekte; bazı hastalarda over baskılama tedavileri ile doğurganlığın korunmasına katkı sağlanabilmektedir. Kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini tamamlayan hastalarımız, sonrasında yeterli süre endokrin tedavisini alıp (çalışmada 18-30 ay endokrin tablet almışlardı) onkoloji doktorlarının da onayı ile hamile kalmasına izin verilmekte. Meme kanseri tanılı hastalar takip eden onkoloji doktorunun önerdiği uygun zamanda gebe kaldıklarında hastalığın tekrarlama riski artmamaktadır.
