100 yaşına kadar yaşamanın sırrı sofrada! Harvard’dan sağlıklı yaşam önerileri

Amerikan Harvard Üniversitesi, uzun yaşamın sırlarını aralıyor. 100 yaşına kadar yaşam aslında imkânsız değil. Sağlıklı ve uzun yaşamın sırları, sofrada başlıyor.

Giriş Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
100 yaşına kadar yaşamanın sırrı sofrada! Harvard’dan sağlıklı yaşam önerileri

Sağlıklı yaşam bazen karmaşık formüllerle, yüzlerce farklı diyet modeliyle ve birbirini takip eden yasak listeleriyle anlatılıyor. Oysa işe başlamak için belki de en temel soruyu sormak yeterli: Tabağınızda bulunan şey gerçekten gıda mı? Bir domatesi elinize aldığınızda ne olduğunu bilirsiniz.

Yumurtanın ne olduğunu açıklamak için etikete ihtiyacınız yoktur. Cevizin, mercimeğin, yoğurdun, balığın, elmanın veya ıspanağın içindekileri anlamak için kimya laboratuvarına girmeniz gerekmez. Her paketli ürün tehlikeli değil elbette. Asıl mesele, günlük beslenmenin temelini sebzeler, meyveler, baklagiller, tam tahıllar, kuruyemişler, kaliteli protein kaynakları ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdaların oluşturmasıdır.

Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'nun Sağlıklı Beslenme Tabağı yaklaşımı da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor: Tabağın yarısında sebze ve meyveler, dörtte birinde tam tahıllar ve diğer dörtte birinde sağlıklı protein kaynakları bulunmalı; temel içecek tercihi ise su olmalı.

100 yıl yaşamanın sırları açıklandı. (Fotoğraflar: Takvim Fotoğraf Arşivi)100 yıl yaşamanın sırları açıklandı. (Fotoğraflar: Takvim Fotoğraf Arşivi)

MODERN ÇAĞIN SORUNU

Karnımız doyuyor ama vücudumuz beslenmiyor. İnsan vücudu yalnızca kaloriyle çalışan bir makine değil. Evet, enerjiye ihtiyacımız var. Ancak aynı zamanda liflere, vitaminlere, minerallere, proteinlere, sağlıklı yağlara ve bitkilerde bulunan çok sayıda biyolojik bileşene de ihtiyacımız bulunuyor. Bu nedenle 1.000 kalorilik iki farklı menü, vücut açısından aynı anlama gelmez.

Bir tarafta şekerli içecekler, rafine unla hazırlanmış ürünler, paketli atıştırmalıklar ve yoğun biçimde işlenmiş hazır yemekler... Diğer tarafta yumurta, yoğurt, sebzeler, meyveler, baklagiller, zeytinyağı, ceviz, balık ve tam tahıllar... Kalori miktarı benzer olsa bile, bu iki beslenme düzeninin sunduğu besin kalitesi aynı değildir. Harvard uzmanları, şeker ve yağ oranını düşüren sofraların uzun ve sağlıklı yaşamı vaat ettiğini belirtiyor.

Karnımız doyuyor ama vücudumuz beslenmiyor.Karnımız doyuyor ama vücudumuz beslenmiyor.

BİLİM NE SÖYLÜYOR?

Son yıllarda beslenme biliminde en çok tartışılan konulardan biri ultra işlenmiş gıdalar oldu. Ultra işlenmiş gıdalar genel olarak hazır atıştırmalıklar, şekerli içecekler, bazı paketli tatlılar, hazır yemekler, işlenmiş et ürünleri ve üretim sırasında çok sayıda bileşen ve endüstriyel işlemden geçen ürünleri kapsayan geniş bir kategori olarak tanımlanıyor. Ancak burada önemli bir ayrım var. Her işlenmiş gıda aynı değil.

Örneğin dondurulmuş sebze, sade yoğurt, konserve baklagil veya tam tahıllı bazı ürünler belirli ölçüde işlenmiş olabilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme, marketteki her paketi otomatik olarak "kötü" ilan etmek değildir.

Asıl dikkat edilmesi gereken, günlük beslenmenin önemli bölümünün sürekli olarak yüksek şeker, fazla sodyum, rafine içerikler ve yoğun endüstriyel işlemden geçmiş ürünlerden oluşmasıdır.

DurumAçıklama
ProblemKarnımız doyuyor ama vücudumuz beslenmiyor. İnsan vücudu yalnızca kaloriyle çalışan bir makine değildir.
Enerji İhtiyacıEvet, enerjiye ihtiyacımız var. Ancak bitkilerde bulunan çok sayıda biyolojik bileşene de ihtiyacımız bulunuyor.
Besin Kaynakları ve FaydalarıSebze, meyve, baklagil ve tam tahıllardan gelen karbonhidratlar; lif, vitamin, mineral ve bitkisel bileşenler de sağlar.

Dondurulmuş sebze, sade yoğurt, konserve baklagil veya tam tahıllı bazı ürünler belirli ölçüde işlenmiş olabilirDondurulmuş sebze, sade yoğurt, konserve baklagil veya tam tahıllı bazı ürünler belirli ölçüde işlenmiş olabilir

BU GIDALAR HASTA EDER

BMJ dergisinde yayımlanan ve yaklaşık 9,9 milyon kişiyi kapsayan çok sayıda araştırmanın sonuçlarını bir araya getiren geniş bir bilimsel incelemede, daha yüksek ultra işlenmiş gıda tüketiminin birçok sağlık sorununa davetiye çıkardığı ortaya kondu.

Araştırmada özellikle kardiyometabolik sağlık, tip 2 diyabet, obezite ve bazı diğer sağlık sonuçlarıyla ilişkiler dikkat çekti. Ancak bu tür gözlemsel verilerin tek başına doğrudan "şu ürün kesin olarak şu hastalığa yol açar" anlamına gelmediğini de unutmamak gerekir. Daha çarpıcı bulgulardan biri ise kontrollü beslenme deneylerinden geliyor.

Harvard'ın beslenme değerlendirmesinde aktarılan randomize bir çalışmada, katılımcılar ultra işlenmiş ve işlenmemiş beslenme düzenlerini dönüşümlü olarak uyguladı.

Araştırmada katılımcılar ultra işlenmiş beslenme döneminde ortalama olarak günde yaklaşık 500 kalori daha fazla tüketti ve kilo aldı; işlenmemiş beslenme döneminde ise daha az kalori tüketip aldıkları kiloyu geri verdi.

Harvard bilim insanları, "Doğru beslenme ile başlayan, hareketle devam eden kişilerin çok daha sağlıklı ve uzun yaşadığı kanıtlandı. Şimdi yeni eklemelerle daha sağlıklı bir yaşam mümkün" dedi.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Simla Öğütcü
Simla Öğütcü Takvim.com.tr Sağlık

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler