17 yaşındaki inşaat işçisi Eyüp B.'nin hayatı, kuzeninin kimliğiyle başladığı işte bulup tespih tanesine benzettiği iridyum 192 adlı radyoaktif maddeyle karardı. 3 yakınıyla radyasyona maruz kalan ve artık yürüyemeyen Eyüp, 2 gün çalıştığı şirketin şikâyeti nedeniyle bir de davalık oldu.
Eyüp B., 17 yaşında. 2011'deki Van depreminin ardından 7 kişilik ailesiyle Adapazarı Arifiye'ye yerleşti. İnşaat işçisi babası Mehmet Emin B. akciğer kanserine yakalanınca ailenin yükü onun omuzlarına bindi.
Bambaşka bir şehirde başladığı liseyi 1'inci sınıftayken geçen yıl yarıda bırakmak ve günlük 50 liraya babasının mesleğini yapmak zorunda kaldı. Kalıp ve demir işçisi olarak çalışan Eyüp, kemoterapi tedavisi gören babasının hastalık masrafları artınca yevmiyesi 110 lira olan Kızılcık Barajı inşaatında çalışmak istedi.
Yaşı tutmayınca da 2016 Ekim'inde kuzeni Tarık B.'nin misafir olduğu evlerinde unuttuğu kimliğiyle iş başvurusunda bulundu.
'ANNE O TESPİH İMAMESİ BİLE VAR'
17 yaşındaki Eyüp'ün hayatı, baraj inşaatında kalfa olarak çalışmaya başladıktan 2 gün sonra geri dönülmez biçimde değişti. Eyüp, baraj inşaatında boru kaynaklarında sızdırmazlık testi yapan (röntgen çeken) cihazdan düşen tespih tanesi şeklindeki radyoaktif 'İridyum 192' maddesini eline aldı.
Bir süre oynadıktan sonra cebine koyup işini yapmaya devam ettiği 'tespih tanesi'ni akşam da evine götürdü. "O nedir?" diye soran annesine "Tespih, imamesi bile var" dedi. Eyüp'ün cebinde taşıdığı o madde ile 19 yaşındaki hamile ablası Kübra, 24 yaşındaki abisi İbrahim ile 1.5 yaşındaki yeğeni Hira Nur da nasibini aldı.