TÜRK MÜHENDİSLER GELİŞTİRDİ!
Terörle mücadelede etkin olarak kullanılan akıllı mühimmatlar isabet oranını arttırdığı gibi sivil kayıp riskini de minimuma indiriyor.
TÜRK MÜHENDİSLER GELİŞTİRDİ!
Terörle mücadelede etkin olarak kullanılan akıllı mühimmatlar isabet oranını arttırdığı gibi sivil kayıp riskini de minimuma indiriyor.
Türkiye'nin PKK'ya yönelik operasyonlarda sıklıkla kullandığı bu mühimmatların stokları tükendi ve ABD bir yıldır Türkiye'ye akıllı mühimmat ambargosu uyguluyor. ABD'nin uyguladığı bu ambargo sonrası harekete geçen Türkiye yerli ve milli imkanlarla akıllı mühimmat yapımı için kolları sıvadı.
LAZER GÜDÜMLÜ BOMBA KİTİ
Lazer Güdümlü Bomba Kiti, havadan karaya atılan genel amaçlı bombalara bir güdüm kısmı eklenerek bombanın hedefi vurma oranının arttırılması amacıyla tasarlandı. Hava Kuvvetleri Komutanlığının belirlediği milli güdümlü mühimmat ihtiyacını kısa sürede ve düşük maliyetle karşılayan sistem, akıllı mühimmat alanında dışa bağımlılıktan kurtulmak bakımından da önem taşıyor.
YÜZDE YÜZ İSABET
Dedektör, kart tasarımı ve algoritması yerli kaynaklarla geliştirilen sistemin elektrikli motoru ve ısıl pili ise Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) tarafından tasarlandı.
Yarı-aktif lazer arayıcı başlık, güdüm bölümü, ısıl pil, kanat tahrik sistemi ve arka kuyruk bütününden oluşan kit, atışlarda yüzde 100 başarı sağlıyor.
BİR ÇOK ÜLKE YAKIN TAKİPTE
Ürün uçakta taşınmasında ve atılışında, standart bomba taşıyıcıları üzerlerinde hiçbir değişiklik yapılmadan kullanılabiliyor. Uçakla bomba arasında herhangi bir elektriksel bağlantıya ihtiyaç gerek kalmıyor. Bu özelliği ile LGB'nin uçaklarla uyumluluğu çok kolaylıkla sağlanabiliyor.
F-16 uçağında başarıyla kullanılan LGK, düşük maliyet ve hızlı teslim avantajıyla Ortadoğu, Asya ve kuzey Afrika ülkeleri tarafından da yakından takip ediliyor.
Kitin yüksek vurma hassasiyeti hedeften yansıyan lazer enerjisine güdümlenerek sağlanıyor. Böylelikle bir hedefin vurulması için harcanan bomba sayısı düşüyor, hem de uçağın yapacağı sorti sayısı azalıyor.
Türk donanması ilk milli denizaltı üretimine hız verdi. 2023'e kadar teslim edilmesi planlanan Yeni Tip Denizaltı Tedarik Projesi kapsamında üretilecek denizaltılar 15 gün suyun altında kalabilecek.
2,7 milyar dolarlık proje tamamlandığında Türkiye hiç yakıt ikmali yapmadan ABD'ye gidip geri dönebilecek.
Son yıllarda yerlileştirme çalışmalarına hız veren Türkiye, dev projelere imza atmaya devam ediyor. Savunma sanayisinde her geçen gün yeni bir sevindiren haber gelirken, eş zamanlı olarak birçok projenin de hayata geçmesi için çalışmalar sürüyor.
'Gizli dev' Gölcük Tersanesi'nde inşa ediliyor Sözleşmesi 22 Haziran 2011 tarihinde yürürlüğe giren Milli Denizaltı projesi Gölcük Tersanesi'nde inşa ediliyor. İnşa aşaması 5 blokun birleştirilmesinden oluşan denizaltında bloklar ekipmanlarla donatılacak. Tüp halinde birleştirilecek bloklar, diğer donatımlarının yapılabilmesi için de havuza kaydırılacak.
Uzun süre su altında kalacak Havadan bağımsız tahrik sistemine sahip olacak yeni tip denizaltılar, bünyesinde bulunan hidrojen ve oksijen tanklarının tepkimesi sonucunda yakıt hücresi sistemiyle elektrik enerjisi üretebilecek.
Bu sistem atmosferik havaya ihtiyaç duymadan milli denizaltının çok daha uzun süre su altında kalmasını sağlayacak.
Denizaltıların 15 gün su altında kalacağı belirtildi. Bu bağlamda tamamen dalmış olarak Akdeniz baştan başa geçilebilecek. Hiç yakıt ikmali yapmadan da ABD'ye gidip geri dönebilecek.
Projede büyük bir yerli sanayi katılım oranı bulunuyor.
Çeşitli elektronik aksamların üretimi ve dizaynı noktasında yerli firmaların önemli katkısı dikkat çekiyor.
Türkiye gücüne güç katacak Havadan bağımsız tahrik sistemine (AIP) sahip 6 adet Yeni Tip Denizaltının azami yerli katkı ile Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilerek tedarik edilmesi amaçlanıyor.
Buna ek olarak, denizaltı inşası, entegrasyonu ve sistemleri konusunda bilgi birikimi ve tecrübe oluşturulması hedefleniyor.
Proje ile denizaltı konusunda Türkiye'nin kendine yeter bir ülke olması yolunda ilerleme kaydediliyor. Güçlü silahlı sistemler ve savunma sanayisiyle Türkiye'nin bu alanda en güçlü ülkeler arasında yer alması sağlanacak.
Milli denizaltı çalışmalarına HAVELSAN, ASELSAN, TÜBİTAK, STM AŞ, AYESAŞ, Milsoft, Meteksan Savunma ve KOÇ Bilgi Savunma şirketleri büyük destek veriyor.
Denizaltıların çeşitli sistem ve donanımlarını üretecek bu firmaların yanı sıra yerli birçok firmadan da ürün tedarik edilecek.
Türk denizaltılarının deniz altında kalma süresi 5 günden 90 gün gibi rekor bir süreye çıkarılıyor. Türk mühendislerinin üzerinde çalıştıkları sıkıştırılmış karbondioksit kullanan güç üretim sistemi, hayata geçtiğinde TSK envanterine kayıtlı denizaltılarda snorkelsiz su altında kalma süresi nükleer denizaltılar seviyesine çıkacak.
Teknopark İstanbul'da faaliyet gösteren İdealab, karbondioksit gazını kullanarak oluşturduğu yenilikçi güç üretim sistemi ile geleneksel motor sistemlerine göre daha verimli ve yüksek yoğunluklu bir güç üretimi sağlıyor. Sisteminin denizaltılara uyarlanmasıyla denizaltıların suyun altında kalma süresi katlanarak artacak.
AMERİKA DA ÇALIŞIYOR
Türkiye son olarak Almanya'dan aldığı sistem yakıt hücresi ile çalıştığı halde snorkelsız olarak 15 gün sualtında kalabiliyor. Nükleer reaktör ile çalışan denizaltıları ise sadece ABD ve Rusya gibi ülkeler üretebiliyor. Nükleer yakıt kullanan bu denizaltılar 3 ay denizin altında kalabiliyor.
İdealab tarafından üretilecek güç sistemi ise nükleer yakıta eşdeğer bir enerji sağlayarak 90 gün su altında kalmayı sağlayacak. 15 bin kilometre menzile sahip olacak bu sistem ile Türkiye stratejik bir güç kazanarak bu alanda sınıf atlayacak. Karbondioksit gazını kullanan güç sistemleri üzerinde Amerika, Almanya ve Güney Kore gibi ülkeler de yoğun olarak çalışıyor. Amerika Enerji Bakanlığı ve ünlü motor üretici firmalara 6 yıl sürecek pilot uygulamalar için fonlamalarını en yüksek seviyelerde sürdürüyor. Buna karşın Türkiye bu alanda daha önde yol alıyor.
25 KAT DAHA AZ YER AVANTAJI SAĞLIYOR
Sistemin en önemli özelliği normal motor ve güç sistemlerine göre 25 kat daha az yer kaplaması. Sağlanan bu avantaj denizaltılar için çok kritik özelliğe sahip.
Torpido büyüklüğü kadar bir alana kaplayacak sistem snorkelsiz dalma süresini 90 güne çıkartmasının yanında, 15 bin km menzil, yüksek nitelikli iş gücü istihdamı ve ihracat imkanlarını da sağlaması açısından kritik öneme sahip. Sistem Bin 200 metrelik derinliklerdeki basınca dayanabiliyor.
DERİNLİKLERE SESSİZLİK KATACAK
Denizaltılarda en stratejik noktalardan biri ses yayınımı. Dizel motorun sesi 2 bin kilometreden duyuluyor. Karbondioksit yakıt ile çalışan güç düzeni ise sesi 20'da bire indiriyor. İdealab Operasyon Müdürü Hayri Özturan "Denizaltı suyun üzerine çıktığı zaman hemen hedef oluyor.
Türk mühendislerinin geliştirdiği güç sistemi, buharlı üretim yapan sistemlere benzerlik gösteriyor. Buhar yerine karbondioksit gazı kullanılan sistem, gaz 'süper kritik bölge' olarak adlandırılan alanda bir pompada sıkıştırılıyor. Sonra bir ısıtıcı vasıtası ile basınçlandırılmış gaz ısıtılıyor.
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Vestel Savunma tarafından tasarımı yapılan ve yüzde yüz yerli olan insansız silahlı hava aracının (İHA), mayıs ayında havalanacağını açıkladı.
Zorlu, Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Değişim Gelişim Topluluğu'nun düzenlediği 'Başarı hikâyesi' isimli konferansta konuştu.
'BEN YİNE DE SÖYLEYECEĞİM'
Ahmet Nazif Zorlu, konuşması sırasında, "Aslında bu konuyu konuşmamam lazım. Ama konuşacağım mayıs ayında insansız silahlı hava aracımızı uçuracağız. İnsansız hava aracını yapan Vestel, şimdi o aracın silahlısını da yaptı" dedi.
Zorlu, "Biz ne üretirsek üretelim, önce Türkiye için üretir, sonra ihraç etmek isteriz. Silahlı İHA'yı Vestel Savunma yaptı, ihracatını da yapar. Önce ülkemiz kullansın. Bu açıklamam yetsin" diye devam etti.
Konya'da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu'da terör örgütü PKK'ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için 'Ankerot' adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti.
'Ankerot' adı verilen uzaktan kumandalı mini insansız aracın, özellikle yakın veya uzak mesafede asker ve polisin giremeyeceği noktalarda uzaktan kumanda ile kullanılabileceğini ifade edildi.
Cihazın üzerine isteğe göre her türlü askeri teçhizatın yerleştirilebileceğini de belirten Elfatek Elektronik Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Bahattin Düzgün, üretimlerinin ilk versiyon olduğunu ve ciddi bir çalışma sonrası bunu daha da geliştireceklerini kaydetti. Ülkeye karşı bir ahde vefa duyduklarını da dile getiren Düzgün, şöyle konuştu: "Biz bu ülkenin okullarında okuyarak bugünlere geldik. Biz de ekip olarak bu ülkeye olan Vatan ve vefa borcumuzu askerlikten sonra da ödemek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı ürünler de yapacağız. Bu bizim için bir başlangıç. Ekibimize bu noktada güveniyorum."
Analog joistikli uzaktan kumandanın Türkiye'de üretiminin olmadığını ve ilk defa kendilerinin üretmeye başladığını da ifade eden Düzgün, TÜBİTAK, KOSGEB ve Sanayi Bakanlığımızın 'tekno yatırım' projelerinden destek alarak uzaktan kumandayı geliştirdiklerini de sözlerine ekledi. 'Ankerot' firma tarafından Konya'daki Endüstri Zirvesi Fuarı'nı sergileniyor.
Savunma Teknolojileri ve Mühendislik AŞ (STM) tarafından geliştirilen Duvar Arkası Radarı (DAR) ve Su Altı Optik Haberleşme Teknolojisi ilk kez görücüye çıktı.
STM mühendisleri, görsel erişim ve keşif imkanının olmadığı kapalı mekanlarda bulunan insan ve canlı hedeflerin varlığını ve konumunu tespit etmek için radyo frekans dalgalarını kullanan DAR'ı geliştirdi.