Tatil bile onun için stres! Helin Kandemir'in hayatını zorlaştıran o takıntı: Annesinden miras...
Sevdiğim Sensin dizisiyle gündeme gelen Helin Kandemir'in hayatı, sevenleri tarafından merak edilip araştırılmaya başlandı. Genç oyuncunun yaşam alanındaki sarsılmaz nizamı ve hayatını zorlaştıran temizlik takıntısını duyanlar ise şaşkınlığını gizleyemedi.

Hızlı Özet Göster
- Helin Kandemir, 'Sevdiğim Sensin' dizisinde canlandırdığı Dicle karakteriyle gündeme geldi.
- Kandemir, annesinden miras kalan temizlik takıntısının hayatını şekillendirdiğini ve duş aldıktan sonra banyoyu bir saat sildiğini belirtti.
- Oyuncu, dağınıklığı sevmediğini ve okuldayken de tertemiz yerde ders çalıştığını söyledi.
- Kandemir, tatile gitmenin bile kendisi için stres olduğunu çünkü üç gün evin toz olacağını ifade etti.
- Oyuncu, hayatında hassasiyetlerine dikkat eden insanları tercih etmek istediğini ve kendini enerjik, kırılgan ama esnek biri olarak tanımladığını aktardı.
Ekranın genç ve yetenekli yüzlerinden Helin Kandemir, "Sevdiğim Sensin" dizisinde canlandırdığı Dicle karakteriyle gündeme geldi. Bunun üzerine hayatı merak edilip araştırılan Kandemir'in temizlik takıntısı dikkat çekti.
Fotoğraflar: Sosyal medya
Dizideki performansıyla merak uyandıran Kandemir'in gerçek hayattaki dünyası ise setlerin ışıltılı atmosferinden çok daha steril ve disiplinli bir yapıya sahip. Küçük yaşlardan beri set tozunu yutan Kandemir, özel hayatında dağınıklığa yer bırakmayan, her detayın bir nizam içinde olduğu bir dünyayı benimsiyor.

"ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR"
Helin Kandemir, geçmişte verdiği röportajlarda annesinden miras kalan temizlik ve düzen tutkusunun hayatını nasıl şekillendirdiğini samimiyetle anlatmıştı. Bu durumun sadece bir alışkanlık değil, adeta bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan oyuncu, "Temizlik takıntım annemden kaldı. Düzen ve temizlik... Mesela sana gelmeden önce duşa girdim, çıkınca orayı bir saat silmem lazım. Aslan yattığı yerden belli olur"sözleriyle dikkat çekmişti.

Zihnini odaklayabilmek için çevresindeki fiziksel alanın kusursuz olması gerektiğine inanan Kandemir, bu alışkanlığını çocukluk yıllarından beri koruyor:"Okuldayken de tertemiz yerde ders çalışırdım. Hiç sevmem dağınıklığı."

"ÜÇ GÜNLÜK" BİR KABUS: TOZ KONAN HAYALLER
Pek çok kişi için kaçış ve rahatlama anlamına gelen tatil kavramı, Kandemir'in dünyasında evden uzak kalmanın getirdiği bir stres faktörüne dönüşebiliyor. Evini kendi nizamının dışında, tozlu bir halde bırakma düşüncesinin yarattığı o hassasiyeti şu sözlerle özetliyor: "Tatile gitmek bile benim için stres. Üç gün ev toz olacak. Çok zor bir şey gerçekten."

Bu yaklaşım, sadece eşyalarla değil, hayatına girecek insanlarla olan ilişkisine de sirayet etmiş durumda. Partnerinin bir çorabı yere fırlatması ihtimaline karşı bile net bir duruş sergileyen oyuncu, "Hayatımda hassasiyetlerime dikkat eden insanları tercih etmek isterim"diyerek sınırlarını çiziyor.

KIRILGAN AMA ESNEK
Kendi karakterini enerjik, kırılgan ama güçlü olarak tanımlayan Kandemir, bu içsel dengesini ise şu sözlerle ifade ediyor: "Beni çok kolay kırarsın ama hızlıca esnerim, sert değilimdir. 'Bu illa olacak' diye bir şeyim yoktur, rahatımdır."
Kandemir'in bu esnek yapısı, aslında düzen tutkusunun getirdiği katı disiplini, hayatın akışına karşı gösterdiği uyumla dengelediğini gösteriyor.
