DNA'yla Türk motifleri
Genetikçi çift DNA'yla Türk motiflerini buluşturdu
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
DNA molekülünün yapısını, sanatının ayrılmaz bir parçası haline getiren Özçelik çifti, ünlü ressam Salvador Dali'nin başlattığı sanatın Türkiye'deki temsilciliğini yapıyor.
Genetik üzerine çalışmalarıyla TÜBİTAK'ın bu yılki sağlık bilim ödülüne layık görülen Prof. Dr. Tayfun Özçelik'in eşi İclal Özçelik, bankacılık kariyerinin ardından eşiyle Genom Sanatı'yla ilgilenmeye başladı.
DNA sarmalını tüm eserlerine motif motif işleyen Özçelik çiftinin, Ayasofya'nın mozaiklerini renk ve özellikleri ile örnek aldığı DNA çift sarmalı mozaiği dikkati çekiyor.
Kongre çantalarından yastık kılıflarına, masa örtülerinden aksesuarlara kadar pek çok uygulamada Türk motifleriyle DNA sarmalını birleştirerek birbirinden ilginç desenler ortaya çıkaran çiftin eserleri, prestijli bilim dergilerinden Nature Genetics'de kapak konusu oldu.
''Desenlerin yaratıcısı eşim Tayfun'dur'' diyen Özçelik, uygulamasını ise kendisinin yaptığını kaydetti.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan İclal Özçelik, her desenin hikayesi olduğunu ifade etti.
İznik Çini desenlerinden etkilendiği ''Kromatin'' isimli eseriyle ilgili bilgi veren Özçelik, insan kromozomlarının moleküler düzeydeki yapısını oluşturan kromatinin klasik Osmanlı deseni helezoni Tuğrakeş kullanılarak stilize ettiğini anlattı.
Desenin Nature Genetics dergisinin 2005 yılının Nisan sayısına kapak konusu olduğunu olduğunu hatırlatan Özçelik, diğer deseni ''Yaşam''da ise 16. yüzyıl İznik çini motifi olan su lalerinden esinlenerek oluşturduğunu söyledi.
Eserinde genetikte önemli bir yapı taşı olan RNA molekülünün, sonsuzluğunu temsil eden (S) laleleri ile sembolize edildiğini dile getiren Özçelik, bu desenin de Nature Genetics'in Kasım 2005 sayısına kapak olduğunu kaydetti.
-''Bu yeni görsel sanat akımının ilk temsilcisi Salvador Dali''-
Özçelik, son yıllarda genetik, biyoteknoloji, nanoteknoloji, biyoinformatik gibi bilim alanları ve ileri teknolojilerin hızlı gelişiminin ''genom sanatı'' akımını tetiklediğini belirtti.
Bu sebeple Genom sanatını tarihten gelen bilim-sanat ilişkisinin doğal bir uzantısı ve yeni bir boyutu olarak değerlendirildiğini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:
''Canlıların genetik kodunu içeren çift sarmal DNA molekülü, kendine özgü estetik yapısı ile sanatçılar tarafından değişik şekillerde tasvir edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu yeni görsel sanat akımının ilk temsilcisi Salvador Dali'yi gösterebiliriz.
Dali'nin 1950'li yılların ikinci yarısından sonraki eserlerinin bir bölümünde DNA figürü yer alıyor.''
Özçelik, eşiyle Genom Sanatına ilişkin oluşturduğu eserlerini ilk kez 2005 yılında Mendel Müzesi'nde düzenlenen bilimsel toplantıda sunduklarını ve tahminlerinin ötesinde bir ilgiyle karşılaştıklarını ifade etti.
DNA molekülünü bulan Nobel ödüllü bilim insanı James Watson ve eşinin daveti üzerine aynı yıl New York'a gittiklerini anlatan Özçelik, burada eserlerin örneklerini New York Metropolitan Müzesi'nin aldığını kaydetti.
Ankara'da Olgunlaşma Enstitüsü öğretim üyelerinin eserlerini fular, masa örtüsü, yastık kılıfı gibi el işi ürünlerde uyguladığını dile getiren Özçelik, ayrıca eserlerinin Sabancı Müzesi, New York Metropolitan Müzesi, Cold Spring Harbor Laboratories gibi kurumların sanat mağazalarına girdiğini söyledi.
-''UNICEF'le işbirliği içinde tanıtımı genişletmeyi düşünüyoruz''-
Türkiye'de düzenlenen ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde nakışla işlenen ürünlerinin yer aldığını ifade eden Özçelik, bunlardan özellikle kongre çantalarının büyük ilgi gördüğünü belirtti.
Çizimlerini farklı metotlarla ürüne dönüştürmenin heyecan verici olduğunu vurgulayan Özçelik, eserlerini UNICEF'le işbirliği içinde yurtdışında tanıtmayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Genetik üzerine çalışmalarıyla TÜBİTAK'ın bu yılki sağlık bilim ödülüne layık görülen Prof. Dr. Tayfun Özçelik'in eşi İclal Özçelik, bankacılık kariyerinin ardından eşiyle Genom Sanatı'yla ilgilenmeye başladı.
DNA sarmalını tüm eserlerine motif motif işleyen Özçelik çiftinin, Ayasofya'nın mozaiklerini renk ve özellikleri ile örnek aldığı DNA çift sarmalı mozaiği dikkati çekiyor.
Kongre çantalarından yastık kılıflarına, masa örtülerinden aksesuarlara kadar pek çok uygulamada Türk motifleriyle DNA sarmalını birleştirerek birbirinden ilginç desenler ortaya çıkaran çiftin eserleri, prestijli bilim dergilerinden Nature Genetics'de kapak konusu oldu.
''Desenlerin yaratıcısı eşim Tayfun'dur'' diyen Özçelik, uygulamasını ise kendisinin yaptığını kaydetti.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan İclal Özçelik, her desenin hikayesi olduğunu ifade etti.
İznik Çini desenlerinden etkilendiği ''Kromatin'' isimli eseriyle ilgili bilgi veren Özçelik, insan kromozomlarının moleküler düzeydeki yapısını oluşturan kromatinin klasik Osmanlı deseni helezoni Tuğrakeş kullanılarak stilize ettiğini anlattı.
Desenin Nature Genetics dergisinin 2005 yılının Nisan sayısına kapak konusu olduğunu olduğunu hatırlatan Özçelik, diğer deseni ''Yaşam''da ise 16. yüzyıl İznik çini motifi olan su lalerinden esinlenerek oluşturduğunu söyledi.
Eserinde genetikte önemli bir yapı taşı olan RNA molekülünün, sonsuzluğunu temsil eden (S) laleleri ile sembolize edildiğini dile getiren Özçelik, bu desenin de Nature Genetics'in Kasım 2005 sayısına kapak olduğunu kaydetti.
-''Bu yeni görsel sanat akımının ilk temsilcisi Salvador Dali''-
Özçelik, son yıllarda genetik, biyoteknoloji, nanoteknoloji, biyoinformatik gibi bilim alanları ve ileri teknolojilerin hızlı gelişiminin ''genom sanatı'' akımını tetiklediğini belirtti.
Bu sebeple Genom sanatını tarihten gelen bilim-sanat ilişkisinin doğal bir uzantısı ve yeni bir boyutu olarak değerlendirildiğini ifade eden Özçelik, şöyle konuştu:
''Canlıların genetik kodunu içeren çift sarmal DNA molekülü, kendine özgü estetik yapısı ile sanatçılar tarafından değişik şekillerde tasvir edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu yeni görsel sanat akımının ilk temsilcisi Salvador Dali'yi gösterebiliriz.
Dali'nin 1950'li yılların ikinci yarısından sonraki eserlerinin bir bölümünde DNA figürü yer alıyor.''
Özçelik, eşiyle Genom Sanatına ilişkin oluşturduğu eserlerini ilk kez 2005 yılında Mendel Müzesi'nde düzenlenen bilimsel toplantıda sunduklarını ve tahminlerinin ötesinde bir ilgiyle karşılaştıklarını ifade etti.
DNA molekülünü bulan Nobel ödüllü bilim insanı James Watson ve eşinin daveti üzerine aynı yıl New York'a gittiklerini anlatan Özçelik, burada eserlerin örneklerini New York Metropolitan Müzesi'nin aldığını kaydetti.
Ankara'da Olgunlaşma Enstitüsü öğretim üyelerinin eserlerini fular, masa örtüsü, yastık kılıfı gibi el işi ürünlerde uyguladığını dile getiren Özçelik, ayrıca eserlerinin Sabancı Müzesi, New York Metropolitan Müzesi, Cold Spring Harbor Laboratories gibi kurumların sanat mağazalarına girdiğini söyledi.
-''UNICEF'le işbirliği içinde tanıtımı genişletmeyi düşünüyoruz''-
Türkiye'de düzenlenen ulusal ve uluslararası bilimsel kongrelerde nakışla işlenen ürünlerinin yer aldığını ifade eden Özçelik, bunlardan özellikle kongre çantalarının büyük ilgi gördüğünü belirtti.
Çizimlerini farklı metotlarla ürüne dönüştürmenin heyecan verici olduğunu vurgulayan Özçelik, eserlerini UNICEF'le işbirliği içinde yurtdışında tanıtmayı planladıklarını sözlerine ekledi.