Depresyonun Gizli Nedeni Ortaya Çıktı! Bilim İnsanları Beyindeki Şok Kusuru Keşfetti

New York'taki Weill Cornell Üniversitesi'nden bilim insanlarının yaptığı çığır açıcı bir araştırmaya göre, depresyonun temelinde serotonin eksikliği değil, belirli bir beyin ağındaki yapısal bir anormallik yatıyor

Giriş Tarihi:
On Yıllardır Serotonin Eksikliği Depresyonun Ana Nedeni Olarak Görülüyordu. Ancak Weill Cornell Üniversitesi'nin Nature Dergisinde Yayımlanan Yeni Araştırması,...

On yıllardır serotonin eksikliği depresyonun ana nedeni olarak görülüyordu. Ancak Weill Cornell Üniversitesi'nin Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırması, bu teoriyi yerle bir edebilir.

📍 Beyindeki 'Gizli Kusur' Depresyonun Anahtarı Mı? Bugüne Kadar Depresyonun Kaynağı Olarak Serotonin Eksikliği Gibi Kimyasal Dengesizlikler Suçlanıyordu. Ancak...

📍 BEYİNDEKİ 'GİZLİ KUSUR' DEPRESYONUN ANAHTARI MI?

Bugüne kadar depresyonun kaynağı olarak serotonin eksikliği gibi kimyasal dengesizlikler suçlanıyordu. Ancak Nature dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, depresyonun temelinde beynin belirli bir yapısal ağı yer alıyor olabilir.

New York'taki Weill Cornell Üniversitesi'nden bir ekip, klinik olarak depresyon tanısı konmuş bireyler ile sağlıklı kişiler üzerinde fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) taramaları yaptı. Sonuçlar, depresif bireylerin beyninde frontostriatal çıkıntı ağı adı verilen ve ödül işleme, dikkat çekici olayları belirleme gibi görevleri üstlenen bir ağın neredeyse iki kat daha büyük olduğunu gösterdi.

Bu Genişlemiş Ağın, Depresyona Yatkınlıkta Önemli Bir Rol Oynayabileceği Düşünülüyor. Araştırmanın Başyazarı, Psikiyatri Ve Nörobilim Profesörü Conor Liston,...

Bu genişlemiş ağın, depresyona yatkınlıkta önemli bir rol oynayabileceği düşünülüyor. Araştırmanın başyazarı, psikiyatri ve nörobilim profesörü Conor Liston, "Daha büyük bir belirginlik ağına sahip olmak, depresyon riskini artırıyor gibi görünüyor" diyerek bu yeni paradigmanın önemine dikkat çekti.

📚 Serotonin Teorisi Çöküyor Mu? 1980'Lerden Bu Yana Depresyon, Beyindeki Serotonin Eksikliğine Bağlanıyordu. İlaç Endüstrisi De Bu Teoriye Dayanarak Prozac Ve...

📚 SEROTONİN TEORİSİ ÇÖKÜYOR MU?

1980'lerden bu yana depresyon, beyindeki serotonin eksikliğine bağlanıyordu. İlaç endüstrisi de bu teoriye dayanarak Prozac ve Zoloft gibi seçici serotonin geri alım inhibitörlerini (SSRI) geliştirmişti. Ancak son yıllarda yapılan analizler, SSRI'ların ağır depresyon dışında plasebodan daha etkili olmadığını gösteriyor. Üstelik kilo alımı, cinsel işlev bozuklukları ve intihar düşünceleri gibi ciddi yan etkiler de bu ilaçlara gölge düşürdü.

2017 Yılında Yayımlanan Bir Açık Mektupta, Dokuz Profesör, Bu İlaçların Etkisinin "Çoğu Hasta İçin Klinik Olarak Anlamsız" Olduğunu Vurgulamıştı. Şimdi İse...

2017 yılında yayımlanan bir açık mektupta, dokuz profesör, bu ilaçların etkisinin "çoğu hasta için klinik olarak anlamsız" olduğunu vurgulamıştı. Şimdi ise bilim dünyası, kimyasal dengesizlik teorisinden beyin yapısal bozukluğu teorisine yöneliyor.

🧪 Beyin Yapısına Müdahale: Yeni Umut Mu, Yeni Risk Mi? İlaç Şirketleri Bu Yeni Bulguların Peşine Düştü Bile. Örneğin Johnson & Johnson, Spravato (Etken Madde:...

🧪 BEYİN YAPISINA MÜDAHALE: YENİ UMUT MU, YENİ RİSK Mİ?

İlaç şirketleri bu yeni bulguların peşine düştü bile. Örneğin Johnson & Johnson, Spravato (etken madde: esketamin) adlı ilacı piyasaya sürdü. Bu ilaç, beyinde yeni sinirsel bağlantılar oluşturarak ağları yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Ancak İngiltere'nin sağlık otoritesi NICE, esketamini yüksek yan etki riski (kalp krizi ve felç gibi) nedeniyle yaygın kullanıma onaylamadı. İlacın ancak özel merkezlerde, resüsitasyon ekipmanı hazır tutulmak kaydıyla kullanılabileceği bildirildi.

⚡ Uzmanlar Neden Şüpheli Yaklaşıyor? Bu Alandaki En Büyük Sorun, Elde Edilen Sonuçların Tutarsızlığı. Çin'in Wuhan Kentinde Yapılan Bir Araştırma, Depresyonun...

⚡ UZMANLAR NEDEN ŞÜPHELİ YAKLAŞIYOR?

Bu alandaki en büyük sorun, elde edilen sonuçların tutarsızlığı.

  • Çin'in Wuhan kentinde yapılan bir araştırma, depresyonun frontostriatal-limbik ve fronto-parietal ağlarla ilişkili olduğunu buldu.

  • 2016 yılında Molecular Psychiatry'de yayımlanan bir başka araştırmada ise orbitofrontal korteks ve temporal loblar gibi farklı beyin bölgeleri suçlandı.

University College London'da Nörobilim Profesörü Karl Friston, "Fmrı Taramalarının Büyük Veri Hacmi Nedeniyle Tesadüfi Desenler Üretme Riskine" Dikkat Çekiyor...

University College London'da nörobilim profesörü Karl Friston, "fMRI taramalarının büyük veri hacmi nedeniyle tesadüfi desenler üretme riskine" dikkat çekiyor. Hatta Friston'a göre, fMRI sonuçları arasında aynı kişide bile birkaç gün içinde ciddi sapmalar görülebiliyor.

2022'De Nature Dergisinde Yayımlanan Bir Başka Analiz De, Fmrı Çalışmalarının İnsan Beyni İle Davranış Arasındaki Bağlantıları Güvenilir Şekilde Ortaya Koymakta...

2022'de Nature dergisinde yayımlanan bir başka analiz de, fMRI çalışmalarının insan beyni ile davranış arasındaki bağlantıları güvenilir şekilde ortaya koymakta yetersiz olduğunu savunmuştu.

🧠 'Depresyon Beyinden Değil, Hayattan Kaynaklanıyor' Diyenler Ne Diyor? Reading Üniversitesi'nden Psikiyatri Profesörü Stella Chan, Yapılan Araştırmanın...

🧠 'DEPRESYON BEYİNDEN DEĞİL, HAYATTAN KAYNAKLANIYOR' DİYENLER NE DİYOR?

Reading Üniversitesi'nden psikiyatri profesörü Stella Chan, yapılan araştırmanın metodolojik açıdan güçlü olduğunu kabul etmekle birlikte,"Henüz nedenselliğe dair kesin bir kanıt sunmuyor" diyor.

Royal College Of Psychiatrists Üyesi Paul Keedwell İse, "İyi Bir Metodoloji Var, Ancak Depresyonun Gerçek Sebebine Dair Bir Netlik Sunmuyor" Yorumunu Yapıyor...

Royal College of Psychiatrists üyesi Paul Keedwell ise, "İyi bir metodoloji var, ancak depresyonun gerçek sebebine dair bir netlik sunmuyor" yorumunu yapıyor. Ona göre,"İnsanlar doğuştan bu geniş ağa mı sahip, yoksa travmatik yaşam olayları mı bu ağı genişletiyor?"sorusu henüz cevapsız. Joanna Moncrieff gibi eleştirel akademisyenler ise çok daha farklı bir bakış açısına sahip: Ona göre depresyon çoğunlukla çevresel stresler, geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler ve sosyal destek eksikliğinden kaynaklanıyor. Moncrieff,"İlaçlar yerine sosyal çözümler bulmalıyız" diyor.

Fotoğraflar: AA, Takvim Fotoğraf Arşivi